Savaş ve Açlar… Türkiye’nin büyük yazarlarından Hasan İzzettin Dinamo’nun başyapıtlarından biri… Bu kitabı, ilk kez lise sondayken bir solukta okumuş ve anlatılanlardan çok etkilenmiştim. Yıllarca Savaş ve Açlar’ı unutamadım. Öğrencilerime, arkadaşlarıma okumaları için önerdiğim kitaplardan birdir.

Savaş ve Açlar’ı okurken anlatılan olayın içine girdim genç yaşımda. Onlarla Akçaabat’ın Kavaklı köyünden çıkıp bir dilim ekmek uğruna gurbet ellere düştüm. Savaşın acımasızlığını yaşadım Temel Çavuş ailesiyle. Sanki ben de bu ailenin bir çocuğuymuşum gibi duyumsadım kendimi. Yıllar geçti kitabı okumamın üstünden, ancak anlatılan her şey belleğimde dönüp durdu her zaman. Bunun nedeni, benim de Temel Çavuş’la aynı topraklarda doğup büyümem. Üstelik babamın amcaları Sarıkamış’tan dönememişlerdi. Dedem, yıllarca Rusya’da tutsak kalmış, Cumhuriyet’ten sonra birkaç arkadaşıyla kaçıp gelmişti Türkiye’ye. Dedemin ve iki kardeşinin çoluk çocuğu işgal yıllarda yok olmuştu. Dedem, yıllar sonra yaşama yeniden başlamıştı umutla. Bu nedenle bu romanda anlatılanları, olayı içselleştirmiştim.