ABD’nin İran’a tehditlerinin ardı arkası gelmiyor. İnsan kanına ve canına doymayan bu emperyalist güç, durmadan askeri yığınak yapmakta İran’ı çevreleyen denizlerle yakındaki kara üslerine. Bu saldırı, amacına ulaşırsa Batı Asya’da karışıklık artar, kan yitimi sürer. Emperyalizmin güdümünde yapay devletçikler kurulur.
İran ulus devleti, emperyalizme karşı bir kale olarak ayakta durmalı. Dünyanın neresinde olursa olsun emperyalizmin kazanacağı yengiler, ezilen ulusları tutsaklaştırır, ülkelerinin yağmalanmasına neden olur. Bu nedenle İran’ın yıkılmaması, yenilmemesi için ezilen ulusların tümü “ama, fakat, ancak” demeden, türlü gerekçeler öne sürmeden bu komşu ülkenin yanında yer almalı. Bu, hem bir insanlık görevi hem de Atatürk’ün devrimci yolundan yürme kararlılığıdır. Kurdun, kuzuyu boğmaya çalıştığı bir anda kuzuyu olur olmaz bir biçimde suçlamak, kurdun işini kolaylaştırdığı gibi onun eylemine haklılık kazandırır. Kuzuyu suçlayanlar, kurdun yanında yer alır bilerek ya da bilmeyerek.




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…