Berlin Türk Eğitim Derneği’nin 17 üyesi olarak çıktık yola.
Memlekete gidiyoruz.
Hani şu yıllarca “gidilmez” denilen yerlere…
Hani adı korkuyla anılan, haritalarda bile mesafeli durulan şehirlere…
27 Mart sabahı saat 06.45.
Türk Hava Yolları ile havalandık.
Ve aslında sadece bir yolculuğa değil…Bir yüzleşmeye çıktık.Diyarbakır havaalanında Tur şirketimizin iki elamanı Ahmet Yavuz ve Celal beyler karşıladılar bizi. Hoş-beşten sonra On Gözlü Köprü ile tanış olduk.Sessiz, vakur ve asırlık…Urfa’da, Halil-ür Rahman Sofrası’nda diz çöktük. Bir duanın içinde bulduk kendimizi.Ve Göbekli Tepe…Tarihin sıfır noktasında, insanlığın ilk adımlarına şahitlik ettik.Mardin’de Kasımiye Medresesi’nde öğrencilerle sohbet ettik. Taş duvarlar konuşuyordu adeta…Midyat’ta taş hanlarda, geçmişin izini sürdük.Cizre’de El Cezeri ile tanış olduk. Aklın, ilmin ve üretmenin ne demek olduğunu bir kez daha gördük.Hz. Nuh’un izinde yürüdük. Cudi Dağı ve Gabar Dağı ile kucaklaştık. Ve Dicle Nehri… Sanki baştan sona bize mihmandarlık etti.