İnsanlık tarihinin en kadim ve en sağlam kurumlarından biri olan aile, toplumların temel yapı taşıdır. Sağlam bir aile yapısı, sağlam bir toplumun, güçlü bir devletin ve huzurlu bir geleceğin teminatıdır. Tarih boyunca bütün medeniyetler, aile kurumunu kutsal kabul etmiş, onu korumak ve güçlendirmek için hukukî, dinî ve ahlakî düzenlemeler yapmışlardır. Ancak son yüzyılda, özellikle de son elli yıldır, aile düzeninde ciddi bir çözülme, evlilik müessesesinde ise derin bir anlam kaybı yaşanmaktadır. Bu çözülme, sadece bireysel bir tercih meselesi olmanın çok ötesinde, toplumsal ahlakı, namus anlayışını, nesiller arası bağları ve hatta toplumların geleceğini tehdit eden bir kültürel yozlaşma sürecidir. Bu makalemde, geleneklerin ve kültürel etkileşimlerin değişmesiyle birlikte evlilik kurumunun nasıl zayıfladığı, nikâhsız birlikteliklerin aile yapısını nasıl olumsuz etkilediği ve bunun toplumsal ahlak ile namus değerleri üzerindeki yıkıcı sonuçları ele almaya çalışacağım.