Türkiye’nin yakın tarihine baktığımızda,

12 Eylül 1980 darbesi sonrası  siyaset, hak arayışı ve örgütlü toplum bilinci ciddi biçimde köreltilerek, toplum  duygusuz, duyarsız, sorgulamayan bahaneci… kültürel iklimine evrildi..

Televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte magazin içerikleri, daha sonra “televole” diye adlandırılan yüzeysel eğlence programları, kumar kültürünün normalleşmesi ve erotik/porno içeriklerin dolaşıma girmesi dikkat çekti. Bu içeriklerin tek başına bir “planın ürünü” olduğunu söylemek indirgemeci olabilir; ancak sonuç itibarıyla toplumun geniş kesimlerinin gerçek sorunlardan inanç, ulus, milliyet, mezhep üzerinden, kutuplaşmaya, ayrışmaya hizmet ettiğini günümüzde açıkça görüyoruz.