Bir toplumu ayakta tutan, onun geleceğe umutla bakmasını sağlayan tarihsel kökleridir. Köklerinden kopan, tarihini bilmeyen toplumlarda sosyal çürüme, gerileme, safsatalara inanma kaçınılmazdır. Tarihsel köklerinden kopmuş bir gençliğin amaç ve ülkü edinmesi oldukça zor. Çünkü gelecek, geçmişin sağlam kökleri üzerine kurulur. Kurumuş, yok olmuş kök üzerinde bir ulu çınarın büyümesi olanaksız. Böyle bir şey, doğa kurallarına, yaşamın mantığına da aykırı.