Gazeteci Fatih Portakal, "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında ifade verdi. Portakal, deprem dönemindeki hassasiyet duyguları, derneğin kamuoyu nezdinde muteber bir yapı olması ve yöneticisi Haluk Levent'in güven duyulan kişi olarak gözükmesi sebebiyle Ahbap Derneği'ne yardım yapılması konusunda lehine beyanlarda bulunduğunu kaydetti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma devam ediyor. Aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 28 şüpheli tutuklanmıştı. Fatih Portakal, bugün İstanbul Adliyesi'ne gelerek savcıya ifade verdi.

Portakal, ifadesinde Haluk Levent'i sanatçı kimliğiyle, Oğuzhan Uğur'u ise yaptığı programlar nedeniyle tanıdığını belirtti. İki şüpheliyle de sosyal hayatında kişisel bir ilişkisi bulunmadığını söyledi. Levent'le yüz yüze hiç görüşmediğini, 1-2 kez telefonla Ahbap Derneği'nin kuruluş aşamasından sonra haber programıyla ilgili konuştuğunu hatırladığını anlattı. Uğur'la da gazetecilik faaliyetiyle ilgili birkaç kez görüştüğünü, iş haricinde arkadaşlığının olmadığını ifade etti.

Portakal'a, 6 Şubat depreminden sonra AFAD ve Kızılay'a güvenmediği, bu kurumlara yardım yapmayacağı, bunun yerine Ahbap Derneği'ne yardım yapacağı ve insanları da bu derneğe yönlendirici beyanlarda bulunduğu soruldu. Portakal, derneğin kamuoyu nezdinde olumlu algıya sahip olduğunu, kuruluş aşamasından Kahramanmaraş merkezli depremlere kadar dernek hakkında adli veya idari soruşturma olmadığını söyledi. Deprem döneminde de ihtiyaç sahipleriyle yardım yapmak isteyenleri buluşturmak amacıyla, dönemin şartlarında öne çıkan derneğe bağış yapılabileceğini ifade ettiğini belirtti.

Deprem döneminde yalnızca Ahbap Derneğini değil, AFAD ve Kızılay'ın yayımladığı ihtiyaç listelerini de programlarında paylaştığını vurgulayan Portakal, amacının yardım yapmak isteyenlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü kurarak desteklerin en kısa sürede yerine ulaşmasına katkı sağlamak olduğunu kaydetti.

Medya sektöründe uzun yıllardır bulunduğunu söyleyen Portakal, ifadesinin devamında şunları kaydetti: "Derneğin lehine beyanda bulunurken toplanan paraların devamında nerelere harcandığı konusunda somut olarak bir bilgiye sahip değildim. Bunu o günkü şartlarda denetleme gereği de duymadım. Bu konuda kendime de kızgınım zira yapı olarak insanları sorgulamaya yönelten bir insanım. Hal böyleyken bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım."

Portakal, Haluk Levent ile ilgili geçmişte karşılıksız çek konusunda birkaç olumsuz duyum aldığını ancak bu konuyu detaylı olarak araştırmadığını belirtti. Söz konusu derneğe şahsi olarak herhangi bir bağışta bulunmadığını, yardımlarını doğrudan ihtiyacı olan kişilere bizzat yaptığını söyledi. Haluk Levent ile herhangi bir ticari ilişkisinin veya aralarında bir para alışverişinin söz konusu olmadığını ifade etti. Yaptığı yayınlarda Babala TV ve Ahbap üzerine beyanlarda bulunduğunu ve yayınlarında bu kişilere yer verdiğini ancak buradaki kastının toplanan yardımların insanlara ulaştırılmasına yardımcı olmak olduğunu aktardı. Bu şahıslara sınırsız bir güveninin söz konusu olmadığını da sözlerine ekledi.

Portakal, "Yapılan yardımların ve toplanan paraların büyüklüğü göz önüne alındığında, devam eden süreçte bu Haluk Levent'e topladığı paraları nereye harcadığı konusunda hesap verilebilir olması yönünde telkinlerde bulunabilir ve bunu açıklamasını isteyebilirdim ancak bunu yapmadım." ifadelerini kullandı.

Toplanan yardımların soruşturmaya konu edildiği haliyle nerelerde kullanıldığını görünce bu konuda sorumluluk duygusu hissettiğini belirten Portakal, "Bu nedenle özür dilemek gerekirse de bu konuda özür dilemeye hazırım. Bu özür ve pişmanlığımı zaten 16 Temmuz tarihli 'Kime Güvenmek' başlıklı yazımda detaylı bir şekilde dile getirdim. Yukarıda da detaylı şekilde bahsettiğim üzere ben gazetecilik faaliyeti çerçevesinde insanlara yardımların bir an önce ulaşması kastıyla hareket ettim. Bunun haricinde adı geçen şahıslarla herhangi bir yakınlığım söz konusu değildir ve bu insanlardan herhangi bir menfaat elde etmem de söz konusu değildir." şeklinde beyanda bulundu.

İfadesinin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Portakal, "İfademi verdim o kadar. Gidebilirsin dediler. Haluk Levent'le hiçbir irtibatımın olmadığını, geçmişte haber amaçlı belki 1-2 kez konuştuğumu söyledim. Hatta pişman olduğumu da söyledim. Neticede 2023 şartlarında iyi bir dernek gözüküyor ama bugüne gelip baktığınızda ne yazık ki ortaya çıkan tablo üzücü. Yukarıda verdiğim ifadede de belirttiğim gibi, belki daha fazla sorgulayabilirdim. Bu insanlar iyi niyetlerimizi sömürdüğü için kendime üzülüyorum." diye konuştu.

Soruşturma kapsamında, dün de Ece Üner, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter ifade vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 54 şüpheliden aralarında Ahbap Derneği kurucusu şarkıcı Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 28 şüpheli tutuklanmıştı. Derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu.