Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, hafife alınan bel ağrısının böbrek hasarına yol açabileceğini belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, günlük yaşamda sık görülen bel ve yan ağrısı şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvuruluyor. Birçok kişi, sorunun kaynağını yalnızca kas ve iskelet sistemiyle ilişkilendiriyor. Bu ağrılar çoğu zaman basit bir kas ağrısı olarak değerlendirilse de bazı durumlarda böbrek taşı gibi ciddi sorunların habercisi olabiliyor.

Geç fark edilen böbrek taşları, kalıcı hasarlara neden olabiliyor. Ağrının tek taraflı olması, aralıklı şiddetlenmesi veya eşlik eden farklı belirtilerin bulunması durumunda tablonun daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor.

Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, her bel ağrısının fıtık olmadığını belirtti. Böbrek kaynaklı nedenlerin mutlaka araştırılması gerektiğini aktardı. Erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı.

Atış, bel ve yan ağrısı şikayetleriyle hastaların farklı branşlara başvurabildiğine değindi. Atış, "Bu hastalar ortopediye, fizik tedaviye ya da beyin cerrahisine gidebildiği gibi ürolojiye de başvurabiliyor, çünkü bu ağrıların altında sadece bel fıtığı değil, böbrek taşı gibi ürolojik nedenler de yatabiliyor." ifadesini kullandı.

Atış, doğru tanı için tüm sistemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Aksi durumda hastalığın gözden kaçabileceğine dikkati çekti.

"Böbrek taşları bazı hastalarda şiddetli ağrıya yol açarken, bazı durumlarda sessiz ilerleyebilir. Sessiz ilerleyen taşlar ise tanının gecikmesine neden olabilir. Taş, böbrekte tıkanıklık oluşturursa ciddi hasar gelişebilir ve bu durum böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir. Erken dönemde teşhis edilen böbrek taşları genellikle endoskopik yöntemlerle kolayca tedavi edilebiliyor. Ancak gecikmiş ve böbrekte hasar oluşturmuş vakalarda daha ileri cerrahi yöntemlere başvurmak zorunda kalabiliyoruz. Hatta bazı durumlarda böbreğin alınması gerekebilir."