Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Samet Bağcı, partisinin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmayı değerlendirdi. Bağcı, "Biz kesinlikle mevcut delil durumu aydınlatılmadan, soru işaretleri somut delillerle giderilmeden bu işe kaza demedik, diyemeyiz." ifadelerini kullandı.
Bağcı, 25 Mart 2009'da helikopter kazasında hayatını kaybeden Yazıcıoğlu ve heyeti hakkındaki soruşturmayı AA muhabirine değerlendirdi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının inisiyatifiyle soruşturma dosyasının Kahramanmaraş'tan Ankara'ya gönderilmesi umut verici bulundu. Bağcı, soruşturmanın derinleştirilerek kusuru, hatası, ihmali ve kastı bulunan herkesin hesap vereceğine inandıklarını kaydetti.
Samet Bağcı, olay gününe dair çok sayıda şüphe bulunduğunu belirtti. Soruşturma tamamlanmadan olayın kaza olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Bölgede iki F-16 ve bir F-4 tipi askeri uçağın varlığı, Devlet Denetleme Kurulu raporu ve sivil havacılık radar kayıtlarıyla ortaya çıktı. Bağcı, bu uçaklarda görevli bazı kişilerin yargılama kapsamında tutuklandığını hatırlattı.
Bağcı, "Biz kesinlikle mevcut delil durumu aydınlatılmadan, bahsetmiş olduğumuz soru işaretleri somut delillerle giderilmeden bu işe kaza demedik, diyemeyiz." sözlerini yineledi. Soru işaretlerini temellendiren birçok veri bulunduğunu aktardı.
Bağcı, olay yerine başka bir kırıma uğrayan askeri helikopteri incelemek için gelen ekibin, Yazıcıoğlu'nun helikopterindeki kritik iki parçayı söktüğünü ve yok ettiğini belirtti. Bu parçalara bugün dahi ulaşılamadığını kaydetti:
"Kahramanmaraş'ta yapılan yargılamalarda, bu parçaları hatıra için aldıklarını ve kaybettiklerini, yok ettiklerini, imha ettiklerini ifade ettiler. Aynı şahıslar, 15 Temmuz gecesi Sayın Cumhurbaşkanımıza Marmaris'te suikaste giden timin içerisinde bulunuyorlar. Mevcut delillerin yok edilmesi, arama kurtarma faaliyetlerine ilişkin yanlış bilgi notları, köylülerin ve o gün yapılan yer tespitlerine göre saat 22.30 itibarıyla bir kilometrekarelik alana kadar daraltılmış bir yerden bahsediyoruz ki buna rağmen 40 kilometre ötede aramalar gerçekleştirildi. Bütün bu denkleme, organizasyona baktığımız zaman çok sistemli bir yapı görünüyor. Bu yüzden bizim bunu kaza olarak nitelendirmemiz mümkün değil. Bu organizasyonu gördüğümüzde 'FETÖ bunun dışında' diyebilir miyiz? Mümkün değil diyemeyiz. Bu sebeple görünüyor ki bahsettiğimiz bu organizasyonun ana temel taşlarından biri FETÖ."
Samet Bağcı, şüphelerin, tespitlerin ve somut verilerin yıllardır dosyada bulunduğunu belirtti. Bu parçaları birleştirecek bir iradeye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Bağcı, "Sayın Bakanımız bu noktada inisiyatif aldı. Bir irade ve inisiyatif gösterilmeseydi biz yine bugün bunları konuşuyor, ancak neticesini alamıyor olurduk. Ama bugün geldiğimiz noktada bu soruşturma kapsamında Sayın Bakanın kendi açıklaması ve beyanıyla, örgütsel bir yapı içerisinde kasten öldürme şüphesiyle gözaltıların ve tutuklamaların olması, aslında olayın ne kadar ileri gideceğine ışık tutuyor bizim için." değerlendirmesinde bulundu.
Bağcı, "Biz şuna inanıyoruz ki uluslararası terör örgütlerinin FETÖ gibi aparat olarak kullanıldığını düşündüğümüz, suikastın, hadisenin aydınlatılması ancak devletle el ele vererek, bilgi paylaşımı gerçekleştirerek, onlarla birlikte yol yürüyerek olur. Bunun haricinde bir yol ve yöntem söz konusu değildir. Bu yüzden biz devletimize güveniyoruz. Adalet gecikebilir ama geç de olsa yerini bulur. Devletimiz şu an bu konudaki şüpheleri, delillerin hepsini sistemli bir organizasyon şeklinde değerlendirdi. Gereğini yapmaya başladı, yapmaya da devam edeceğine inanıyoruz."
BBP'li Bağcı, sürece ilişkin ciddi bir bilgi kirliliği yaşandığına işaret etti. Soruşturmanın selameti için yalnızca Adalet Bakanlığı, Başsavcılık ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'nin resmi açıklamalarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Gerçeklerin ortaya çıkarılması için 17 yıldır sürdürülen mücadeleye dikkati çeken Bağcı, şunları kaydetti:
"Bu mücadelenin gerekçeleri var. Yıllardır söylediğimiz birçok somut delil, veri var. Sayın Cumhurbaşkanımız, Adalet Bakanımız, Genel Başkanımız hepsi bu sürecin aydınlatılması için bir irade ortaya koydu ve geldiğimiz noktada ailelerimizle, avukatlarımızla birlikte topyekun aynı safta, aynı taraftayız. Hep birlikte hukuk çerçevesinde yürüteceğimiz mücadeleyle bu işte kimin parmağı, eli, kastı, kusuru, hatası ya da ihmali varsa, hepsini tespit edip gereğinin yapılması için hukuk önüne çıkaracağız."
Samet Bağcı, birkaç yıl önce dosyanın bağımsız değerlendirilmesi için parti yönetiminde olmayan ceza hukuku uzmanı hukukçulara inceleme yaptırdıklarını aktardı. Yaklaşık 6 ay süren bu incelemenin raporunu Adalet Bakanlığı, ilgili savcılıklar ve dönemin İçişleri Bakanlığıyla paylaştıklarını belirtti.







Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…