Dindarlık Artıyor
2002 yılından bu yana araştırmalarda gözlemlenen dindarlıktaki artış eğilimi geçtiğimiz yılda da devam etti. Araştırmanın sonuçlarına göre göçmenlerin % 76´sı kendisini dindar veya çok dindar olarak vasıflandırmış bulunuyor. Dindarlaşma eğilimi daha ziyade 45-59 yaş grubu arasında gözlemlenirken, genç yaş gruplarında dindarlaşma da küçük de olsa bir düşüş kaydedilmiş bulunuyor. Diğer yandan hiç dindar olmadığını beyan edenler de de son dört yıldır ilk kez küçük bir yükselme kaydedildi. Artan dindarlığa karşın dini örgütlerin üye sayılarında büyüme yaşanmaması araştırmaın bir başka önemli bulgusu.
Almanca seviyeleri geriliyor
Araştırmada Almanca anlama seviyelerini iyi veya çok iyi olarak beyan edenlerin oranı ilk kez yüzde ellinin altına indi. Araştırma raporunda iş piyasasına girişin önünde önemli bir engel olarak vasıflandırılan bu durumun giderilmesi için acil tedbir alınması isteniyor.
Almanya´ya Bağlılık Azalıyor
Geri dönmeyi düşünmeyenlerin sayısı 5 yıl yonra ilk kez arttı. 2001 yılından beri sürekli düşüş gösteren geri dönmeyi düşünmeyenlerin oranı, ilk kez küçük bir yükseliş gösterdi. Geri dönmeyi düşünenlerin oranında bir önceki yıla göre büyük değişiklik yaşanmazken, fark kararsızlardaki azalmadan kaynaklandı. Yaklaşık olarak her on Türk´ten altısı Almanya´dan ayrılmayı düşünmüyor, üçünün gündeminde ise Türkiye´ye dönüş konusu yer alıyor. Almanya´da yaşama dönük bu pozitif gelişme ile tezat biçimde ülkesel bağlılıklar açısından kendisini Almanya´ya bağlı hissedenlerin oranı son beş yılın en düşük değerine ulaştı.
Eğitime ilişkin çarpıcı sonuçlar
Araştırmada 2002 yılıyla karşılaştırmalı olarak sunulan Türk kökenli göçmen çocuklarının eğitim durumuna ilişkin değerlemeler, fırsat eşitliği ve toplumsal yaşamdaki şanslar açısından olumsuz bir havanın hakimiyet kazandığını gösteriyor. 2002 yılında % 94 seviyesinde seyreden kız çocuklarının bir meslek edinmesi gerektiğine ve çocuklarin bir meslek eğitimi almaları gerektiğine dair inanç, küçük bir artışla % 94, 3 seviyesine ulaştı. 2002 yılında „Türk çocuklarının Alman çocuklarına göre daha az şansı olduğuna inananların % 48, 1´lik oranı, 2005 yılında % 56,5´e tırmanmış bulunuyor. Çocuklarının bugün kendisinden daha fazla şansa sahip olduklarını düşünenlerin 2002 yılında % 71,3 seviyesindeki oranı, 2005 yılı itibariyle % 45,8´e gerilemiş bulunuyor. En büyük düşüş ise Türkiye´deki çocukların perspektifleri ile iligili karşılaştırmada ortaya çıktı. 2002 yılında göçmenlerin % 73,8´i çocuklarının Türkiye´dekilerden daha iyi bir gelecek perspektifleri olduğuna inanırken, bu oran 2005 yılında % 34,7´ye gerilemiş bulunuyor.
Türk ailelerinin çocuklarının okullardaki kötü durumlarına neden olarak gösterilen ailelerin eğitim eksikliği nedeniyle yeterince destek olamaması (% 55,8), tüm yükün okula bırakılması (% 44,2), çocukların yetersiz dil bilgisi (% 44,1), Öğretmenlerce ayrımcılık (% 35,3), öğretmenlerin Türk öğrencilerle yeterince ilgilenmemesi (% 25,3) gibi nedenler karşısında, çözüm önerileri olarak okul ve anaokullarında düzenli bilgilendirmeler (% 94,8), ailelerin daha fazla okulla ilişkilenmesi (% 91,8), Türklerin çalışacağı danışmanlık birimleri (%90.8), Türkçe broşür ve bilgi materyalleri (% 91,7) göçmenlerce ortaya konuyor.
Göçmenleri dörtte üçü ayrımcılıga uğradığını düşünüyor
İş yaşamı ve eğitim alanındaki karamsar tablonun ortadan kaldırılarak, göçmenlerin uyumunun sağlanabilmesi için, hızlı adımlar atılması gerektiğine işaret edildi. Araştırma sonuçlarına göre göçmenlerin dörtte üçünden daha fazlası ayrımcılığa uğradığı hissini taşıyor. Göçmenlerin eğitim alanı ve iş piyasasına ilişkin olarak içine girdikleri karamsarlığın ortadan kaldırılıp, içlerine kapanmalarının önüne geçilmesi için politik insiyatifin devreye girerek, beklentilere cevap vermesi gerekiyor. Araştırmanın sonuçları göçmenlerin uyuma dönük adımları atmaya hazır olduklarını açıkça gösteriyor. Buna karşın fırsat eşitsizliği bu adımlar önünde büyük engel ve giderilmesi gerekiyor" diye konuştu






Kommentare
…Kommentare werden geladen…