Eralp, 20 Eylül'de Berlin'de gerçekleşen eyalet seçimlerinin sonuçlarını değerlendirdi. İlk duygusunun "çok büyük bir sevinç" olduğunu ifade etti.
Eralp, "Bu kadar iyi gideceğini beklemiyordum. Çok çok sevindim. Berlinliler bana güvendiklerini gösterdiler." sözleriyle duygularını dile getirdi.
Eralp, özellikle göçmen kökenli seçmenlerden güçlü destek gördüğünü kaydetti. "Tüm insanlar, ama özellikle göçmen kökenli insanlar beni çok destekledi. Bu beni çok mutlu etti. Şimdi Berlin'i daha yaşanılır bir yer haline getireceğiz." ifadelerini kullandı.
Muslime ve Filistinliler yeterince temsil edilmiyor
Eralp, partisinin antisemitik olduğu yönündeki eleştirileri ve hükümetin bu konudaki baskısını reddetti. Tüm toplumsal grupları kapsayan bir politika izlemek istediğini vurguladı.
Eralp, Almanya'daki Filistinlilerin ve Müslümanların temsiline ilişkin mevcut politikayı değiştirmek istediğini ifade etti. "Filistinliler, Müslümanlar yeterince temsil edilmiyor ve bunun doğru bir politika olmadığını düşünüyorum. Ben tüm insanları görüyorum. Müslüman olsun, Filistinli olsun. Yahudi olsun. Siyasetin görevi, toplumdaki farklı grupları görmek ve temsil etmektir." sözlerini kaydetti.
Eralp, insan hakları temelinde ortak bir politika izleme arzusunu vurguladı.
Eralp, kendisine oy veren göçmen kökenli seçmenlere özellikle teşekkür etti. Bu grupların mevcut siyasette yeterince görünür olmadığını ve bu durumu değiştirmek istediğini dile getirdi.
Eralp, ayrımcılık ve ırkçılığın seçim kampanyasında ele alınan konular arasında olduğunu belirtti. Bu konularla mücadele edeceğini ifade etti. Berlin'i inşa eden göçmen kökenli insanların da görülmesi gerektiğini, kamu kurumlarındaki başörtüsü yasaklarının kaldırılması gerektiğini vurguladı.
En önemli konu: Kira
Eralp, seçim kampanyası boyunca Berlinlilerin en çok kira fiyatları ve yaşam maliyetleri hakkında şikayette bulunduğunu kaydetti.
Eralp, Berlin'deki insanların çalışıp vergi ödemelerine rağmen artan yaşam maliyetleri nedeniyle geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti. "İnsanlar Berlin'de yaşıyor, çalışıyor, vergilerini ödüyor ama artık iyi bir hayat süremiyorlar. Çünkü her şey çok pahalı." sözleriyle durumu özetledi.
Kira fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini savunan Eralp, "Kiraları düşürmek istiyoruz ve herkesin burada iyi, yaşanılır bir hayat sürmesini istiyoruz." açıklamasını yaptı.
Eralp, çocukluk ve gençlik yıllarında siyasi görüşünü şekillendiren ana olayların 1990'lı yıllarda Almanya'daki ırkçı saldırılar ve olaylar olduğunu belirtti.
Eralp, o dönemde ailesine "Siz de Türkiye'den geldiğiniz için biz de böyle şeyler yaşayacak mıyız?" diye sorduğunu aktardı. Bu deneyimlerin kendisini adalet ve ırkçılığa karşı mücadele etmeye yönelttiğini kaydetti.
Ailesine teşekkür
Eralp, seçim kampanyasında ailesinin desteğinin önemine değindi. Anne ve babasının kendisine maddi ve manevi olarak destek olduğunu söyledi.
Eralp, annesinin seçim kampanyası sırasında çocuk bakımı konusunda da yardımcı olduğunu belirtti. Türkiye'deki ailesinin de kendisini desteklediğini ve dua ettiğini vurgulayarak tüm yakınlarına teşekkürlerini iletti.






Kommentare
0 KommentareNoch keine Kommentare zu diesem Artikel. Seien Sie der Erste!