Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliğinde, Yatırım ve Finans Ofisi'nin 20. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla "Türkiye'de Yatırımlar: 20 Yıllık Başarıyı Kutluyoruz" etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler, yeni teşvikler ve stratejik ortaklık vizyonu ele alındı. Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin uluslararası doğrudan yatırımlardaki başarılarını ve gelecek vizyonunu anlattı. Dağlıoğlu, Türkiye ve Almanya arasındaki ticaret hacminin 50 milyar doları aştığını söyledi. Türkiye'de 8.600'den fazla Alman sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini belirten Dağlıoğlu, son 20 yılda Alman şirketlerinin Türkiye'ye yaptığı yatırımların 15 milyar dolara yaklaştığını, toplam uluslararası yatırım stokunun ise 25 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Alman şirketlerinin üretim ekosistemine önemli katkılar sağladığını ve Türkiye'ye giren sermayenin kalıcı olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin 2003'ten bu yana ortalama yıllık yüzde 5,3 büyüme kaydettiğini aktaran Dağlıoğlu, bu performansın Avrupa, OECD ve dünya ortalamasının üzerinde olduğunu vurguladı. Türkiye'nin nitelikli ve iyi eğitimli genç iş gücünün uluslararası iş dünyası için güçlü bir değer önerisi sunduğunu belirtti.

Dağlıoğlu: Türkiye ve Almanya teknoloji ortağı olabilir

Yeni vergi muafiyetleri ve yatırımcı teşvikleri

Dağlıoğlu, Türkiye'nin yatırımcı geri bildirimleri doğrultusunda dinamik reformlar uyguladığını ve yeni teşvik paketinin detaylarını paylaştı. Belirlenen kriterlere göre nitelikli paylaşımlı hizmet merkezleri kuran küresel şirketlerin kurumlar vergisinden muaf olacağını ve gelir vergisi stopajında avantaj sağlayacağını bildirdi. Sınır ötesi ve küresel ticaret yapan şirketler için yüzde 50 olan vergi indirimi, yeni düzenlemeyle yüzde 100'e çıkarıldı. Türkiye'de standart yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı, imalat sanayii ve tarımsal üretimde faaliyet gösteren şirketler için yüzde 50 indirimle yüzde 12,5'e düşürüldü.

Dağlıoğlu, yeni dönemin "teknoloji ortaklığı" üzerine kurulacağını belirterek, "Türkiye ve Almanya, teknoloji alanında küresel şampiyonlar yetiştirebilecek büyük ortaklıklar kurabilir." dedi. Türkiye'nin sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji ve döngüsel ekonomi hedeflerine bağlılığını hatırlatan Dağlıoğlu, katılımcıları Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'e davet etti.

Treier: Alman şirketlerinin Türkiye'ye yatırımları "kazan-kazan" durumu

Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Dış Ticaret Direktörü Volker Treier, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ortaklığın küresel zorluklara karşı güçlü bir kalkan olduğunu vurguladı. Treier, Alman şirketlerinin Türkiye'ye yaptığı yatırımların her iki ekonomiye de yüksek katma değer sağlayan açık bir "kazan-kazan" modeli olduğunu belirtti. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve adil olmayan rekabet ortamı göz önüne alındığında, Türkiye ile kurala dayalı ve adil ticaretin büyük önem taşıdığını ifade etti. Treier, Berlin'deki bazı karar alıcılarda geçmişte ekonomi politikaları konusunda eksiklikler olduğunu söyledi. Bu nedenle Berlin'deki Türk kurumlarıyla yakın iş birliğinden memnuniyet duyduğunu ancak siyasetçilerin şirketlerin yurt dışı yatırımlarını eleştirdiğini ancak bu yatırımların her iki ülke için de faydalı olduğunu bildiğini kaydetti. DIHK Dış Ticaret Direktörü Volker Treier, Almanya'nın yüksek enerji maliyetleri nedeniyle rekabet gücü kaybettiğine işaret ederek, Türkiye gibi stratejik ülkelerdeki şirket yatırımlarının varlıklarını sürdürmelerine yardımcı olduğunu vurguladı. Treier, Türk dünyasıyla kültürel ve tarihi bağlara tanıklık ettiğini belirterek, "Türk dostlarımızla iş hayatında da bu sıcaklık ve güven temelinde hareket ediyoruz." dedi. Treier, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 ve Ankara'daki NATO Zirvesi dolayısıyla Türkiye'yi tebrik ederek, iklim krizi ve jeopolitik zorlukların ancak güçlü ortaklıklarla aşılabileceğini vurguladı. Treier, DIHK'nın yurt dışı ticaret odaları küresel ağına başkanlık ettiğini ve Türkiye-Almanya Sanayi ve Ticaret Odası'nın (AHK Türkiye) iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere önemli katkı sağladığını açıkladı. Treier, Alman şirketlerinin Türkiye'de doğru ortakları bulmaları ve her iki ülke için de değer yaratmaları için çalıştıklarını vurgulayarak, ilişkilerin derinleşerek devam edeceğine inancını dile getirdi.

Dağlıoğlu: Türkiye ve Almanya teknoloji ortağı olabilir

Berlin Büyükelçisi Turan: "Türkiye, Avrupa ekonomisinin ayrılmaz bir parçasıdır"

Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, Yatırım ve Finans Ofisi'nin Türkiye'yi küresel bir yatırım merkezine dönüştürme vizyonunu başarıyla hayata geçirdiğini belirtti. Turan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı sonuna kadar 55 milyar Euro'ya ulaşacağını bildirdi. Türkiye'nin lojistik avantajları ve dinamik ekonomisiyle Alman iş dünyası için cazip bir merkez olduğunu vurguladı. Türk-Alman Ekonomik ve Ticaret Komitesi'nin (JETCO) 6. toplantısının başarıyla gerçekleştiğini hatırlatan Turan, görüşmelerin ortak ekonomik vizyonu pekiştirdiğini söyledi. Turan, sanayi, savunma sanayii, çevre, vize süreçleri, gümrük birliğinin güncellenmesi ve turizm gibi alanlarda mutabakat sağlandığını ve dışişleri bakanları düzeyindeki temasların ikili ilişkileri daha üst seviyeye taşıdığını bildirdi. Büyükelçi Turan, Türkiye'nin uluslararası yatırımcılara sunduğu lojistik ve stratejik avantajlara değinerek şunları söyledi: "Türkiye, sadece Avrupa pazarlarına değil, aynı zamanda doğu ve güneydeki gelişmekte olan pazarlara da rekabetçi nakliye maliyetleri ve alternatif güzergahlar sunuyor. Türkiye, Alman iş dünyasına uzun vadeli öngörülebilirlik, istikrar ve hukuki güvenlik sağlıyor." Turan, 87 milyonluk genç nüfusu, 1,6 trilyon dolarlık ekonomi büyüklüğü ve yüksek teknoloji altyapısıyla Türkiye'nin Avrupa ekonomisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak Avrupalı yatırımcıları Türkiye'deki fırsatları değerlendirmeye davet etti.

"DHL Group olarak Türkiye'ye güvenmeye ve yatırımlarımızı artırmaya devam edeceğiz"

DHL Express Almanya Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Tonguç, DHL Group'un 1981 yılında Türk pazarına girdiğini belirtti. Türkiye'nin dünyanın en büyük dördüncü e-ticaret pazarı olduğunu ve her yıl yüzde 20-30 büyüdüğünü anlatan Tonguç, İstanbul Havalimanı'ndaki operasyon merkezini açarken Türkiye'nin yatırımcılara sunduğu avantajlardan faydalandıklarını söyledi. Tonguç, Türkiye'nin yatırımcılara sunduğu etkin koordinasyon ve çözüm odaklı yaklaşımın önemli bir avantaj olduğunu belirtti. Tonguç, 2023 yılında büyüme stratejileri kapsamında MNG Kargo'yu Türkiye'de 250 milyon Euro'ya devralıp DHL eCommerce olarak yeniden yapılandırdıklarını hatırlatarak, Türkiye'deki iki büyük Ar-Ge merkezini bölgenin tamamına teknoloji ihraç eden üsler olarak kullandıklarını açıkladı. Tonguç, DHL Group'un Türkiye'ye güvenmeye ve yatırımlarını artırmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Dağlıoğlu: Türkiye ve Almanya teknoloji ortağı olabilir
Dağlıoğlu: Türkiye ve Almanya teknoloji ortağı olabilir