Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile Birleşmiş Milletler (BM) Güney-Güney İşbirliği Ofisi (UNOSSC) iş birliğinde 'COP31'e Doğru: İklim Eylemi İçin Güney-Güney ve Üçlü İşbirliğini Geliştirme Politika Diyaloğu' programı düzenlendi.
Ankara'daki bir otelde düzenlenen programın açılış konuşmalarını BM Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde Ahonsi, Sıfır Atık Vakfı Genel Müdürü Mustafa Erdağı ve TİKA Başkanı Abdullah Eren yaptı. UNOSSC Direktörü Dima Al-Khatib programa video mesajla katıldı.
BM Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde Ahonsi, Güney-Güney ve Üçlü İşbirliğinin iklim hedeflerine önemli katkı sağladığını belirtti. Ahonsi, "Bu yaklaşım, 'donör' ve 'alıcı' gibi kavramlardan uzaklaşarak, benzer kaynak ve kısıtlamalarla karşılaşan, benzer zorlukların üstesinden gelmeye çalışan eşitler arasında bir ortaklık anlayışına odaklanıyor" ifadelerini kullandı.
Ahonsi, Türkiye'nin iş birliği için son derece elverişli bir konumda olduğunu kaydetti. Ülkenin coğrafi konumu sayesinde Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasında bir köprü görevi gördüğünü söyledi. Ahonsi, "TİKA aracılığıyla Türkiye, orta gelirli ülkeler arasında en kapsamlı kalkınma iş birliği ağlarından birini kurmuştur ve Afrika, Asya ve Orta Asya'daki kırılgan ve savunmasız bölgelerde somut bir varlığa sahiptir" dedi.
Ahonsi, Türkiye'nin iklim iş birliği, teknoloji paylaşımı ve ortaklık kurma konusunda bölgesel ve küresel bir merkez haline geldiğini vurguladı. "Bunun ne kadar bilinçli bir tercih olduğunu vurgulamak istiyorum. Türkiye, bugünkü diyaloğun pasif bir kolaylaştırıcısı değil; TİKA aracılığıyla Güney-Güney İşbirliği ve Üçlü İşbirliğini tamamlayıcı bir araç olarak değil, kurumsal kimliğinin bir parçası olarak uygulayan dünyadaki birkaç kalkınma aktöründen biridir" diye konuştu. Ahonsi, programdan çıkan fikirlerin somut bir COP31 önerisine dönüşmesini beklediğini de ekledi.
Sıfır Atık Vakfı Genel Müdürü Mustafa Erdağı, programa katkıda bulunanlara teşekkür etti. Katılımcılara ilham verici ve verimli bir zaman geçirmelerini diledi.
TİKA Başkanı Abdullah Eren, Türkiye'nin bu yıl COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, küresel iklim gündemini taahhütlerden uygulamaya taşıma konusunda önemli bir fırsat ve ortak sorumluluğa sahip olduğunu ifade etti.
Eren, Türkiye'nin halihazırda önemli bilgi, uygulama deneyimi ve teknolojiye sahip olduğunu belirtti. "Güney-Güney ve Üçlü İşbirliği, ülkelerin pratik çözümleri paylaşmasını, birbirinden öğrenmesini ve ortak önceliklere dayalı ortaklıklar geliştirmesini sağlayarak bu boşluğu kapatmaya yardımcı olabilir" dedi.
Eren, TİKA aracılığıyla Türkiye'nin Afrika, Asya, Balkanlar, Orta Asya, Orta Doğu ve Latin Amerika'da kapsamlı bir operasyonel varlık sürdürdüğünü kaydetti. Bu varlığın, ulusal kurumlar ve yerel topluluklarla doğrudan çalışmayı, onların önceliklerini ve zorluklarını anlamayı mümkün kıldığını vurguladı. Eren, programın somut ortaklıklar kuran, kapasiteleri güçlendiren ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler için somut sonuçlar üreten uzun vadeli bir iş birliği sürecinin başlangıcı olmasını diledi.
UNOSSC Direktörü Dima Al-Khatib, video mesajında, COP31 öncesinde bu ortaklar koalisyonunu bir araya getirdikleri için BM Türkiye Ofisi ve TİKA'ya teşekkür etti. Al-Khatib, "İklim değişikliği, çağımızın belirleyici kalkınma sorunudur. Etkileri küresel olsa da, bu etkiler en şiddetli şekilde gelişmekte olan ülkeler, özellikle de en az gelişmiş ülkeler tarafından hissedilmektedir. Bu ülkeler, Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılarını uygulamaya ve iklim direncini güçlendirmeye çalışırken, çözümleri en çok ihtiyaç duyulan yerlere ulaştıran pratik iş birliğini hızlandırmaya acil bir ihtiyaç vardır" değerlendirmesini yaptı.
Al-Khatib, Güney-Güney ve Üçlü İşbirliğinin, benzer kalkınma zorluklarıyla karşılaşan ülkelerin bilgi, teknoloji, politika inovasyonları ve pratik deneyimleri paylaşmasını sağladığını belirtti. "Dayanışma, karşılıklı fayda ve ortak öğrenmeye dayalı ortaklıkları teşvik ederken, geleneksel kalkınma ortaklarının, uluslararası kuruluşların ve finansal kurumların tamamlayıcı desteğini kullanarak etkiyi artırır" dedi.
Al-Khatib, Türkiye'nin bu küresel çabaya katkıda bulunmak için elverişli bir konumda olduğunu vurguladı. "Kalkınma iş birliğindeki artan deneyimi, güçlü kurumsal kapasitesi ve Afrika, Asya, Balkanlar, Orta Asya ve Orta Doğu'daki stratejik bağlantıları, gelişmekte olan ülkeler arasında iklim iş birliğini teşvik etmek için sağlam bir temel sağlamaktadır. TİKA ve geniş ortaklık ağı aracılığıyla Türkiye, teknik iş birliğinin sürdürülebilir kalkınmayı nasıl destekleyebileceğini ve bölgelerdeki dayanıklılığı nasıl güçlendirebileceğini göstermiştir" yorumunu yaptı.











Comments
0 commentsNo comments on this article yet. Be the first!