Erzurum Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 14 yıldır "Kültür Yolu Projesi"ni yürütüyor. Proje kapsamında yapılan kamulaştırma, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla şehrin tarihi dokusu yeniden gün yüzüne çıkarıldı.
Doğu Anadolu'nun önemli tarihi ve kültürel merkezlerinden Erzurum, birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Cumhuriyet'in ilk yıllarından, Osmanlı, Selçuklu ve Saltuklu dönemlerine ait tarihi yapılar, devam eden çalışmalarla turizme kazandırıldı.
Tarihi yapıların çevresindeki gecekondular kaldırıldı. Yapılar aslına uygun restore edildi. Tarihi alanları birbirine bağlayan güzergahlar oluşturularak şehrin silüeti önemli ölçüde değiştirildi.
Kültür Yolu Projesi 14 yıldır etaplar halinde sürüyor. Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, Erzurum Kalesi, Ulu Cami ve Üç Kümbetler çevresindeki tarihi alanlarda kapsamlı düzenlemeler yapıldı.
Kentsel Estetik Daire Başkanlığı denetiminde yürütülen çalışmalarla tarihi eserlerin görünürlüğü arttı. Ziyaretçilerin yapıları yürüyerek keşfedebileceği bütünsel bir kültür rotası oluşturuldu.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Erzurum'un köklü bir geleneğe sahip olduğunu belirtti. Şehrin binlerce yıldır birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını kaydetti.
Aynalı, şehrin neredeyse kaybolan tarihi kimliğini yeniden canlandırmak için son 14 yılda önemli çalışmalar başlattıklarını ifade etti. Tarihi Erzurum Kalesi çevresindeki tüm gecekonduların kamulaştırıldığını açıkladı.
22 tescilli yapı müze, atölye veya sanat evine dönüştürüldü
Aynalı, şehrin tarihi yapılarını ortaya çıkarmak amacıyla başlatılan Kültür Yolu Projesi'nin ilk iki etabının tamamlandığını söyledi. Üçüncü etabın ise devam ettiğini ekledi.
"Gecekonduları temizlediğimizde burada sadece tarihi ve tescilli binalarımız kaldı. Deforme olanları restore ettik. Tamamen yıkılmış olanları ise aslına uygun olarak yeniden inşa ettik. Erzurum merkezde 137 tarihi ve tescilli yapımız vardı. Bunların yaklaşık 22'sinin restorasyonunu tamamladık. Kimisine müze, kimisine atölye fonksiyonu verdik. Şu anda aktif olarak faaliyet gösteriyorlar. Geleneksel el sanatları atölyelerimiz, el sanatları konağımız, dil ve edebiyat konağımız, sahafımız, şehir arşivimiz ve karikatür atölyemiz mevcut."
Aynalı, şehri ziyaret edenlerin bu alanı gezebileceğini ve atölyelerde farklı deneyimler yaşayabileceğini belirtti. Ayrıca, "En önemlisi burada hem atalarımızın, dedelerimizin, ecdadımızın eski geleneksel el sanatlarını yaşatıyoruz, koruyoruz hem de bu sanatları gelecek nesillere aktarıyoruz." diye ekledi.
Aynalı, şehirdeki tarihi yapılar üzerindeki çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Tüm çalışmaların Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'na sunulduktan sonra titizlikle yürütüldüğünü kaydetti.
"Zamanla yarışıyoruz"
Aynalı, çalışmaların turizm gelirlerine de katkı sağladığına dikkat çekti. Şunları kaydetti:
"Bu hizmetlerden sonra hem yerli hem de yabancı turist sayılarında artış görüyoruz. En önemlisi, tüm bu yerler tarihi birer belge. Bunları mutlaka ayakta tutmalıyız. Bu tarihi belgeler, bu yapılar, yüzlerce, binlerce yıl ayakta kalmalı. En azından biz bunları koruyup kolluyoruz. Uzun yıllar boyunca kullanımlarını sağlıyoruz. Tabi bu vesileyle yerli ve yabancı turist sayımızın da arttığını söyleyebilirim. Buradaki inşaatlarımız kolay değil. Burada her detayı titizlikle işliyoruz. Bir tarihi yapıyı aslına uygun restore etmek, çevresine zarar vermeden bunu yönetmek, bütçesini yönetmek kolay değil. İnşaat süremiz çok kısa. 3 ayda inşaatlarınızı tamamlamak zorundasınız. Zamanla yarışıyoruz. Ama çok şükür Allah bize bu hizmetleri yapmayı nasip ediyor."
Kastamonu'dan ailesiyle Erzurum'a gelen Mesut Şahintutan, çocukluğunun Erzurum'da geçtiğini anlattı. Şahintutan, tescilli yapılar üzerinde yapılan çalışmaların şehre önemli katkı sağladığını vurguladı.
















Comments
0 commentsNo comments on this article yet. Be the first!