Türkler arasındaki işsizliğin giderek arttığı, Türk gençlerinin eğitim yeri bulmakta zorlandığı ve Türk işletmelerinin daha çok devlet teşviği ve desteğine ihtiyacı olduğunun vurgulandığı toplantıya Berlin Ticaret Odası İHK'dan  Eleonore Bausch, Federal Çalışma ve İş Ajansı'ndan Elena Zavlaris, Hür Demokrat Parti FDP Berlin Başkan yarıdmıcısı Rainer-Michael Lehmann, TDU Genel sekreteri Ahmet Ersöz, ve BWK Meslek Eğitim Kurumu genel Müdür Nihat Sorgeç katıldı. Almanya Türk Toplumu Başkan'ı Kenan Kolat'ın yönettiği toplantının açılış konuşmasını TDU yönetim kurulu üyesi Avukat Hediye Erdem yaptı. Erdem, Berlin'de yaklaşık 10 bin, Federal Almanya'da ise 70 bin Türk işletmesi olmasına rağmen, Berlin' deki Türkler arasında işsizliğin yüzde 49'lara ve bunun da yaklaşık yüzde 40'nın Hartz IV olarak bilinen sosyal yardım ile geçindiğine işaret etti.  Giderek artan işsizlik ve yoksulluğun, Türkler'e girişimciliği de dayattığının vurgulandığı  toplantıda konuşan TDU yönetim kurulu üyesi başarılı genç Türk işadamı Hakan Authman, "Yaşadığınız toplumda göçmen olarak kabul edilir ve kendinizi emniyette hissederseniz hem okuldaki eğitiminizde hem de iş yaşamınızda başarılı olursunuz" dedi.

1979 yılında Berlin´de doğan,  Ortaokul ve Ticaret Meslek okulunu bitirdikten sonra, genç yaşta bir dünya markası olan Burger King şirketlerinde müdürlük yapan ve 1999 yılında en iyi ve başarılı müdür  ve Almanya´nın en başarılı  yöneticisi olarak ödüllendirilen Hakan Authmann, sözlerini " 23 yaşında dünyanin en genç Burger King sahibi ünvanını aldım. Almanya´da Burger King sahibi iki Türk'ten biriyim" diye sürdürdü. Authman, başarı elde etmek için  için dürüst, çalışkan ve çok disiplinli olmanın altını çizdi. Türk gençlerinin hepsinin Hakan Authman gibi başarıyı elde edemediğini belirten TDU yönetim kurulu üyesi Ahmet Ersöz, kötü giden ekonomi ve artan işsizliğin Türkleri işletme sahibi olmaya zorladığını belirtirken, eğitimsiz ve hazırlıksız işletme açan Türkler'in sadece küçük ve orta ölçekli işletme olarak kaldıklarının, dolayısıyla göçmen gençlere meslek eğitim yeri sunmakta zorlandıklarını söyledi. Devletin küçük ve orta ölçekli göçmen işletmelerine teşvik ve destek vermesi gerektiğine dikkat çeken Ersöz, " Berlin'deki  Türk işletmelerinin sadece yüzde yirmisi çıraklık eğitimi verebiliyor. Eğer, bu  işletmelere yardımcı olunsa ve dual meslek eğitim sisteminden onlar da yararlansa bu oran da doğal olarak yükselir" dedi. Toplantının konuşmacıları arasındaki BWK Meslek Eğitim Kuruluşu Sahibi Nihat Sorgeç de, geçerli bir meslek sahibi olmayan hiçbir gencin iş piyasasında tutunmasının mümkün olmadığını belirtip gençlerin kendilerine sunulan eğitim ve staj olanaklarından faydalanmaları gerektiğini vurguladı. Almanya'nın bir petrol ülkesi olmadığına dikkat çeken Sorgeç, gençlerin gelecek vaadeden mesleklere yönelmeleri gerektiğini, türk işletmelerinin de daha fazla çıraklık yeri sunmaları gerektiğini ve var olanla yetinilmemesi gerektiğini belirtti. 

 

Berlin Ticaret Odası Eğitim Politikası bölüm başkanı bayan Eleonore Bausch, Berlin'de büyük sanayi işletmelerinin kalmadığını, hizmet sektörüne yönelik faaliyetler veren küçük ve orta ölçekli işletmelerin bulunduğunu ve gençlerin bu alanda meslek eğitimi yapmalarını tavsiye ederken, son on yıl içinde göçmen gençleri arasında meslek eğitimi yapanların sayısının yüzde onlardan yüzde dörte düştüğünü belirtti. İki dilli ve kültürlü olmanın önemine dikkat çeken BWK meslek eğitim kurumu sahibi Nihat Sorgeç, "Hem Türkiye'nin hem de Almanya'nın kalifiye elemana çok ihtiyacı var. Berlin'de on bin, Almanya'da 70 bin göçmen işletmesi bulunmakta. Bir yandan Almanya'daki öte yandan da Türkiye'ye yatırım yapan Alman ve Türk işletmelerinin Almancayı ve Türkçeyi iyi konuşan ve iki kültürü de iyi tanıyan kalifiye elemanlara ihtiyaçları var. Doaysıyla, gençlerimizi ile  yetişkinlerimizin mesleki eğitim ve kalifikasyon eğitimlerine çalışma ve iş ajanslarının daha fazla destek çıkması gerekir" dedi.

 

 

 

 



Federal Çalışma ve İş Ajansı Berlin yetkililerinden bayan Elena Zavlaris, hem çalışma hem de iş ajanslarının Türklere yönelik çok sayıda meslek eğitim programları olduğuna dikkat çekti ve gençlerin bir meslek eğitim yeri bulamamasını ise başta diplomasız olmalarına ve meslek eğitimi yapma olgunluğuna sahip olmamalarına bağladı.

 

M. Sefa Doğanay - ha-ber.com - berlin