Eralp'in avukatı Jasper Prigge, Dobrindt'in ZDF'de yayımlanan bir programda Eralp'i Yahudi karşıtı (antisemit) olarak niteleyen bir ifadeyi benimsemesini suç duyurusunun gerekçesi olarak gösterdi.

Prigge, bu ifadenin Alman Ceza Kanunu'na göre "iftira" ve "hakaret" suçlarını oluşturduğunu belirtti.

24 Eylül'de yayımlanan programda, Dobrindt ile Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Heidi Reichinnek arasında bir tartışma yaşandı. Program sunucusu Maybrit Illner, Eralp hakkında konuşurken dil sürçmesiyle "Elif Eralp, kendisinin antisemit olduğunu söylüyor" dedi. Illner hemen ardından "O antisemit değil" diyerek sözlerini düzeltti. Ancak Dobrindt, bu düzeltmeye "Hayır, öyle" şeklinde karşılık verdi.

Reichinnek, Dobrindt'in sözlerine sert tepki gösterdi ve bunu "gerçekten son derece iğrenç" olarak nitelendirdi.

Avukat Prigge, Dobrindt'in sunucunun dil sürçmesini kendi görüşüymüş gibi benimsediğini kaydetti. Prigge, Dobrindt'in Eralp'in antisemit olduğu yönünde yanlış bir iddiada bulunduğunu ve bunun iftira ile hakaret kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Suç duyurusunda, Eralp'in antisemit olarak nitelendirilmesinin siyasi faaliyetleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Bu tür bir ifadenin Eralp'in siyasi itibarına zarar verebileceği ve Berlin'de hükümet kurulması sürecini etkileyebileceği kaydedildi.

Eralp'in seçim başarısı

Eralp'in başbakan adayı olduğu Sol Parti, 20 Eylül'deki Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde yüzde 25,7 oy oranı ile birinci parti olmuştu.

Eralp, seçimlerin ardından Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller ile üçlü koalisyon kurarak Berlin'in eyalet başbakanı ve belediye başkanı olmayı hedefliyor.