Elif Eralp ve Sol Parti Eş Genel Başkanı Ines Schwerdtner, Federal Basın Merkezi'nde seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Eralp, şunları kaydetti: "İsrail hükümetine yönelik eleştirinin bir araç olarak kullanılmasına açıkça karşı çıkıyoruz. Ayrıca her türlü antisemitizme de karşı çıkıyoruz. Bence bu iki konuyu birbirinden net bir şekilde ayırmaya devam etmek gerekiyor."

Müslümanlara ve Filistinlilere yönelik önyargılara dikkat çeken Eralp, "Ben bu konuda her zaman çok net bir şekilde, bunun olamayacağını, kabul edilemez olduğunu söylüyorum." ifadesini kullandı.

Berlin eyalet hükümetinin Müslüman ve Filistinlilerin bakış açılarını yeterince dikkate almadığını belirten Eralp, şunları ekledi: "Ayrıca birçok Yahudi insanın bakış açıları da yeterince dikkate alınmadı. Tüm bu bakış açılarını görmek ve birleştirmek benim görevimdir. Bunun başarılabileceğine de inanıyorum."

Eralp, İsrail hükümetine yönelik eleştiri ile Yahudi karşıtlığının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. Yahudi karşıtı olduğu yönündeki suçlamaları reddeden Eralp, Berlin'deki Yahudilerin yanında olduğunu ve korunmaları için kararlılıkla mücadele edeceğini ifade etti.

Eralp, Berlin'de aşırı sağcı güçlerin yükselişte olduğunu belirterek demokratik partilerin toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren bir siyasete dönmesi gerektiğini kaydetti.

Yükselen kiralar ve hayat pahalılığına dikkat çeken Eralp, "Şehrimizde artık kiraları karşılayamayan, fiyatlara ayak uyduramayan insanların, şehrimizi her gün ayakta tutan, çalışan, emek veren, çocuklarını yetiştiren insanların geçimlerini sağlayamadıklarını görüyoruz." dedi.

İsrail hükümetine yönelik eleştiri antisemitizmle eşdeğer değil

Sol Parti Eş Genel Başkanı Ines Schwerdtner de Yahudi karşıtlığı ile İsrail hükümetine yönelik eleştirinin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

Schwerdtner, "Yahudi insanların Almanya'da korkmak zorunda kalmasını istemiyorum." diyerek antisemitizme karşı mücadele edeceklerini belirtti.

İsrail hükümeti ve ordusuna yönelik eleştirinin antisemitizm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Schwerdtner, "İsrail hükümetine yönelik eleştiriyle İsrail ordusuna yönelik eleştiriyi dikkatlice ayırmak gerekli. Bu, Yahudi karşıtlığıyla eşdeğer değildir." şeklinde konuştu.

Schwerdtner, medya kuruluşlarının da bu ayrımı daha titiz biçimde yapması gerektiğini belirterek, antisemitizm suçlamasının çok sık ve geniş biçimde kullanılmasının gerçek antisemitizm vakalarının önemini gölgeleyebileceğini kaydetti.

Silah sevkiyatının devam etmesini istemiyoruz

Alman hükümetinin İsrail'e yönelik politikasını da eleştiren Schwerdtner, Alman hükümetinin İsrail'e silah sevkiyatını sürdürmesine karşı olduklarını söyledi.

Schwerdtner, “Federal hükümetin, savaş suçu işleyen bu orduya silah sevkiyatına devam etmesini istemiyoruz.” dedi.

Her türlü şiddet çağrısından uzak duracaklarını da vurgulayan Schwerdtner, İsrail hükümeti ve ordusuna yönelik eleştiri ile Yahudilere yönelik nefret ve antisemitizmin birbirinden ayrılması gerektiğini yineledi.

Berlin'de çocuk yoksulluğuna da dikkati çeken Schwerdtner, “Buradaki her beş çocuktan birinin yoksulluk içinde yaşadığını ve buna karşı bir şeyler yapmamız gerektiğini ciddiye almak istiyorum.” ifadesini kullandı.

Schwerdtner, Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) Sol Parti'ye yönelik antisemitizm suçlamalarını siyasi amaçlarla kullandığını ifade ederek bunun kabul edilemez olduğunu vurguladı ve CDU'nun izlediği politikanın sonuçlarını sorgulaması gerektiğini belirtti.