"Kadınlara şiddete hayır"

Almanya Türk Toplumu (TGD), ''Kadına yönelik şiddete karşı uluslararası dayanışma günü'' vesilesiyle, ''Kadınlara şiddete hayır'' sloganıyla ülke çapında bir etkinlik düzenledi

Almanya'nın başkenti Berlin'de Türklerin yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg semtinde bulunan pazar yerinde düzenlenen etkinliğe TGD Başkanı Kenan Kolat da katıldı. Kolat, 25 Kasım'ın tüm dünyada olduğu gibi Almanya'da da kadına yönelik şiddetle mücadele günü olarak kutlandığına işaret ederek, bunun 2004 yılında BM tarafından kabul edildiğini hatırlattı.

TGD olarak Almanya'nın 21 kentinde bu etkinliği düzenlediklerini belirten Kolat, ''Şiddetin savunulacak tarafı yok. Hiçbir şekilde özrü olamaz'' dedi. Şiddet uygulayanların çoğu erkek olduğu için mesajlarının daha çok erkeklere yönelik olduğunu ifade eden Kolat, Alman toplumunda aile içi şiddet oranının yüzde 40, Türkler arasında da yüzde 50 civarında olduğunu, bu nedenle konunun sadece Türkleri ilgilendirmediğini kaydetti.

Kolat ve TGD üyeleri, üzerlerinde ''Kadınlara şiddete hayır'' yazılı tişörtler giyerek vatandaşlara konuyla ilgili bilgilerin yer aldığı el ilanları dağıttı.


DANIŞMA HATTI KURULACAK 

Buna bağlı olarak Köln kentinde bulunan Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), şiddete maruz kalan kadınlar için bir danışma hattı kuracak. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele günü vesilesiyle Köln'de düzenlenen etkinlikte konuşan DİTİB Yönetim Kurulu üyesi ve Müslüman Kadınlar Eğitim Merkezi temsilcisi Ayten Kılıçarslan, kadına yönelik şiddete ve ayrımcılığa karşı mücadele amacıyla hizmet verecek danışma hattının numarasının 0221-3555590 olarak belirlendiğini, ancak bu hattın yılbaşından itibaren hizmete gireceğini söyledi.

Bu sorunun evrensel olduğunu belirten Kılıçarslan, kadın sığınma yurtları kurulmasına İngiltere'de 1986 yılında başlandığını, daha sonra Almanya'da da kurulduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti: "Bu sadece Müslümanlar ya da Türklerle ilgili olan bir olay değil. Ancak bu konu son zamanlarda Türklere ve Müslümanlara indirgendi. Bu da insanları rahatsız ediyor. İster istemez Türk kuruluşlarını bu konuda aktif olmaya itiyor. Bizim de sessiz kalmamız mümkün değil. Biz de bu soruna karşı çıkmalıyız, ancak bunu yaparken de diğerleriyle birlikte olmalıyız. Bu sorun belli bir topluma mal edilemez. Sorunun geneline vurgu yapmak lazım."

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Türk-Alman Toplumu (TGD) Yönetim Kurulu üyesi Yasemin Önel de kadına yönelik şiddet olaylarının sadece Türkler arasında varmış gibi gösterilmesine tepki göstererek, "Bunun İslamiyet ya da kültürle bir ilgisi yok. Batı toplumunda da aynı şeyler görülüyor. Bizim ayrı bir etkinlik yapmaktaki amacımız, 'Bu konuda Türkler bir şey yapmıyor, duyarsız kalıyor' eleştirilerine fırsat vermemektir. Alman medyasında, bu sorunun Türk toplumunda çok yüksek olduğu ve Türklerin bu sorunla ilgilenmediği intibası yaratılıyor. Biz bunun doğru olmadığını göstermek istedik. Biz bu sorunun her kültürde olduğunu bildirimizde de vurguluyoruz" diye konuştu. (A.A)