Din mi?, Ahlak mı?

Berlin'de din dersi'nin zorunlu olarak okutulması için referanduma gidilmesine dört gün kala, kent'te taraftarlar ve karşıtları arasında tartışmalar da tüm hızı ile sürüyor

Toplantı üstüne toplantılar, bilgilendirme stantları, bildiriler dağıtma şeklinde çalışmalar tam gaz gidiyor. Bir toplantı da, 21 Nisan günü Yeşiller tarafından düzenlendi. Tartışmaya Eyalet Milletvekili Özcan Mutlu, DİTİB Temzilcisi Bekir Alboğa, Aleviler Birliği'nden öğretmen Ali Çiçek, Katolik Akademisi öğretim üyesi P.Klaus Mertes ve diğer yetkililer katılarak görüş belirttiler.

''ZORUNLU DİN DERSİNE HAYIR''

Kreuzberg'de bulunan Börkler Park adlı gençlik merkezinde düzenlenen toplantıda, ilk sözü Yeşiller Partisi Berlin Yönetiminden İrma Franke alarak, partisinin görüşünü özetledi. Frank, "Bizde de din dersinin zorunlu olarak okutulmasını isteyen hayli geniş bir kesim var. Ancak, biz parti yönetimi olarak buna karşıyız. Bu oylama ile sanki bir dini kültürler savaşı başlatılmak isteniyor havası yaratılmakta. Biz, şu andaki uygulamayı, yani ahlak dersinin zorunlu okutulmasını, din dersinin de seçmeli ve not verilmeden isteyen çocuğun öğrenmesinden yanayız. Öğrencilerin birbirlerinin din kültürünü birlikte öğrenmeleri çok iyi. Ahlak ve dinler tarihinde bu yapılıyor. Ailelerin ait oldukları dinleri ise, gerek evde, gerekse seçtikleri din dersinde zaten verilmekte" diyerek zorunlu din dersinden yana olmadıklarını bir kere daha vurguladı.


''ÖĞRETMENLER YETERSİZ''

Toplantıda Yeşiller Partisi adına görüş belirtenlerden biri de Eyalet Milletvekili Özcan Mutlu oldu. Mutlu, kendisinin de Alevi olduğunu belirterek, "Anadolu Aleviler Birliği ahlak dersini destekledi. Doğru bir tutum takınmaktalar. Alevi inancı her insanın inanıp, inanmamasına saygı duyar. Kimseyi şu veya bu inanca zorlamaz ve kendilerinin de zorlanmasından hoşlanmaz. Aleviler İslam’ı değişik yorumlar. Din ve ahlak dersi veren birçok öğretmenle konuştum. Onların içersinde de yeteneksizler var. Sözkonusu öğretmenlerin eğitilmesi üzerinde durmak daha önemli. Çocuklara din dersini zorunlu ve nota dayalı olarak sunulmasından yana değilim. Berlin bu konuda, tüm Almanya’ya örnek olacak, değişik kültürlerin yaşadığı bir eyelet. Ahlak dersin’de bu durum gözönüne alınarak veriliyor ve tüm ülkeye örnek teşkil etmekte" tespitinde bulunarak, mevcut durumun sürmesini istedi.


''ÖNCE AHLAK''

Konu ile ilgili görüş belirten ikinci Alevi, Anadolu Aleviler Birliği'nden öğretmen Ali Çiçek, Berlin'de elli bine yakın Alevinin yaşadığına değinerek, "Dört bin öğrenci Alevi inancına sahip ailelere mensup. Biz çocuklarımızın diğer dinlere ait öğrencilerle birlikte, din kültürlerini ve ahlakını öğrenmelerinden yanayız. Ahlak dersini veren öğretmenler isterlerse, yeterli donanımları varsa, bu derste de çeşitli dinleri ilgi çekici bir şekilde öğrencilere anlatabilirler. Böylece çocuklar değişik inançları tanımış olurlar."

''DİN ZORUNLU OLMALI''

Sözkonusu tartışmaların başlatılmasına önayak olan Katolik Kilisesinin temsilcisi, papaz Peter Klaus Mertes, Katolikler arasında da ırkçı, başka dinlere düşman kişilerin de olduğuna dikkat çekerek, "Din derleri mecburi olursa, öğrencilere diğer dinler daha geniş anlatılarak, onların başka inançalara düşman bir durumda yetişmelerinin önüne geçilme şansı doğar. Bu nedenle, ben din dersinin zorunlu ve nota dayalı olmasından yanayım. Din dersi öğrencilerin yaratılış, dünya ve Tanrı üzerine eleştirel yaklaşımı verecek şekilde öğretilmeli. Bazı papazlar bu derste çok katı kurallar uyguluyorlar ve öğrencilerin tepkilerine neden oluyorlar. Bu ders zorunlu olursa, daha yetenekli ve çocukları iyi tanıyan din adamlarınca verilmeli. Sonuçta, ben ahlak dersinin seçmeli olmasından yanayım" görüşünü savundu.

DİTİB adına Köln'den gelerek toplantıya katılan Bekir Alboğa, "Kiliselere burada teşekkür ederim. Bizi İslam dini dersleri vermede destekledikleri için. Biz çocukların din dersini severek öğrenmesinden yanayız. Mesela, benim oğlum okulda Protestan din derslerine isteyerek giriyor ve çok memnun. İnsanların en doğal hakklarından biri de, istediğini öğrenme hakkı. Utanmadan, ezilmeden "başkası ne der" demeden seçimini yapabilme imkanı verilmeli.


Bizim için din dersi veye ahlak dersinin zorunluluğu değil, önemli olan bu derslerde Allah ve yaratılış görüşünün verilmesi. Ahlak dersinin uyum konusunda da, değişik kültürlerden gelenler arasında köprü kurması sağlanmalı. Çok sayıda karşılaştığım olumsuz örnekler var. Bazı Müslüman çocuklar Hristiyanlık konusunda birşeyler anlatılınca kulaklarını tıkıyorlar. İşte ahlak dersi daha iyi verilerek, çocuklar arasında varolan, veye ailelerden gelen önyargıları kaldırmalı" görüşünü dile getirdi.

Toplantı izleyicilerin soru ve görüş belirtmeleri le geç saatlere kadar sürdü.

Yusuf MİRZANLI - ha-ber.com