DTP oy birliği ile kapatıldı
Anayasa Mahkemesi, ''eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği gerekçesiyle, DTP'nin temelli kapatılmasına'' oy birliğiyle karar verdi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, mahkemenin 9 saat süren toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16 Kasım 2007 tarihinde DTP'nin kapatılması istemiyle dava açtığını anımsattı.
Kılıç, yapılan görüşmeler sonunda, DTP'nin, eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 68 ve 69. maddeleriyle 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 101 ve 103. maddeleri gereğince kapatılmasına karar verildiğini açıkladı.
Kılıç, beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan kurucuları dahil üyelerinden Abdulkadir Fırat, Abdullah İsnaç, Ahmet Ay, Ahmet Ertak, Ahmet Türk, Ali Bozan, Ayhan Ayaz, Aydın Budak, Ayhan Karabulut, Aysel Tuğluk, Bedri Fırat, Cemal Kuhak, Deniz Yeşilyurt, Ferhan Türk, Fettah Dadaş, Hacı Üzen, Halit Kahraman, Hadice Adıbelli, Hilmi Aydoğdu, Hüseyin Bektaşoğlu, Hüseyin Kalkan, İbrahim Sungur, İzzet Belyar, Kemal Aktaş, Leyla Zana, Mehmet Salih Sağlam, Mehmet Veysi Dilekçi, Metin Tekçe, Murat Avcı, Murat Taş, Musa Farisoğulları, Mustafa Tuç, Necdet Atalay, Nurettin Demirtaş, Orhan Miroğlu, Sedat Yurttaş ve Selim Sadak'ın, Anayasa'nın 69. maddesinin 9. fıkrası gereğince gerekçeli kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi yöneticisi ve denetçisi olamayacaklarına hükmedildiğini bildirdi.
Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasın neden olan DTP Genel Başkanı ve Mardin Milletvekili Ahmet Türk ile Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk'un milletvekilliklerinin, Anayasa'nın 84. maddesinin son fıkrası uyarınca, gerekçeli kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren sona ermesine karar verildiğini belirten Kılıç, parti tüzel kişiliğinin, kapatma kararının verildiği tarihte sona ermesine hükmedildiğini bildirdi.
Kılıç, ''davalı partinin bütün mallarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 107. maddesi gereğince Hazine'ye geçmesine, gereğinin yerine getirilmesi için karar örneğinin, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca Başbakanlık'a ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 11 Aralık 2009 gününde oy birliğiyle karar verilmiştir'' dedi.
Haşim Kılıç'ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:
-''Siyasi aktörler, öfke ve siyasi gelecek endişelerinden arınarak, kaybolan diyaloglar kurulmalıdır ve milletimizin layık olduğu ve demokratik hukuk devletinin gerekli kıldığı Anayasal ve yasal değişiklikler bir an önce hayata geçirilmelidir''
-''Hukukun yükünü mahkemeler çeker. siyasetin yükünü de siyasetçilerin çekmesi lazım. Kimse mahkemelerden siyasi görev şeklinde bir yardım beklememelidir''
-''Bizim bu partiye ilişkin gündemi tespit ederken, dışarıda sürmekte olan bir demokratikleşme süreciyle ilgili herhangi bir öngörümüz, herhangi bir değerlendirmemiz ya da buna bağlı olarak herhangi bir tasarrufumuz asla olmamıştır''
-''Bir siyasi parti, terör, şiddet, baskı içeren eylem ve söylemleri kullanma hakkına sahip değildir. Terör ve şiddet içeren eylem ve söylemlerle barışçıl söylem ve önerilerini birbirinden ayırmak zorundadır''
-''Görüşmeye başladığımız süreç içerisinde siyasilerimizin ve gazetecilerimizin çeşitli beyanatları oldu. Ben bunu bir talihsizlik olarak görüyorum''
-''Anayasa'nın 138. maddesinde çok açık bir şekilde, davanın görüşülme aşamasında hiçbir şekilde bu tür açıklamalar yapılmaması gerekirken, maalesef yapılmıştır''
-''Anayasa Mahkemesi, AİHM'in bizim verdiğimiz kararlar üzerinde ihlal kararlarını da incelemiş, göz önünde tutmuştur. AİHM'in İspanya'daki batasuna kararıyla ilgili, 'ihlal yoktur' şeklindeki kararını göz önünde tutmuştur''
-''Siyasi sorunlar, meclis tarafından, daha doğrusu parlamentonun çatısı altında bulunan siyasi partilerimizin birlikteliğiyle, onların gayretleriyle çözülecektir''
TÜRK'ÜN AÇIKLAMASI
Kapatılan DTP'nin Genel Başkanı Ahmet Türk, ''Türkiye parti kapatmakla bu sorunu çözemez. Türkiye, ortak akılla, diyalogla, mantıkla sorunlarını çözebilir'' dedi.
Türk, parti genel merkezi önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin sancılı bir süreç yaşadığını belirterek, şunları söyledi:
''Elbette ki demokratik siyasetin önünü kapatmak bir umutsuzluğu derinleştirir. Bu bir gerçektir, ama biz bütün bunlara rağmen Türkiye'nin bir gün barışı yakalayacağına inanıyoruz. Bizim özlemimiz bu sancılı sürecin uzamaması, herkesin yeniden düşünmesi ve gerçekten Türkiye'de halkları kucaklaştıracak bir anlayışı egemen kılmak için çaba göstermesidir. Türkiye parti kapatmakla bu sorunu çözemez. Türkiye, ortak akılla, diyalogla, mantıkla ancak sorunlarını çözebilir.''
SİNE-İ MİLLET SORUSU
Parti olarak yarın bir açıklama yapacaklarını belirten Türk, daha önce aldıkları kararların arkasında olduklarını, o kararların aynen işleyeceğini kaydetti. Türk, şöyle devam etti:
''Demokrasi ve barış mutlaka zafere ulaşacaktır. Ne kadar engellenirse engellensin barış ve demokrasi üstün gelecektir. Bu konuda endişem yok. Tabii ki böyle bir süreci yaşamak elbette ki insanlarda bir kırılma yaratır. Bu kırılmanın gerçekten çok daha yüksek noktaya taşınmaması için hepimiz bu süreci hassasiyetle izleyeceğiz. Sürecin hassasiyetini kavrıyoruz. Amacımız sorunun çözümüdür, başka da bir amacımız yok. Mücadelemiz bunun için devam edecek. Bunun için benim yasaklanmış olmam, Aysel Tuğluk'un yasaklanmış olması, 37 kişinin yasaklanmış olması siyasetin, demokratik mücadelenin biteceği anlamına da gelmez.''
Türk, ''Sine-i millete döneceğiz diye açıklama yapmıştınız. Sine-i millete dönecek misiniz?'' şeklindeki soru üzerine de, ''Arkadaşlarımız tahmin ediyorum ki bu konudaki dilekçelerini Meclis'e ulaştıracaklardır'' karşılığını verdi.
| |
PARTİLİLER KARARI PROTESTO EDİYOR
Anayasa Mahkemesince kapatılan DTP'nin İstanbul İl Başkanlığı önünde toplanan bir grup, kapatma kararını protesto ediyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet ekipleri, kararın açıklanmasının ardından Beyoğlu'ndaki İstanbul İl Başkanlığı önünde yoğun güvenlik önlemi aldı.
Kararın ardından Taksim'deki ara sokaklarda toplanan ve pankartlar açan bir grup, İl Başkanlığı binası önüne gelerek slogan atmaya başladı.
Bu arada, Tarlabaşı'ndan da küçük grupların Taksim'e doğru çıktıkları öğrenildi.
Öte yandan, İstanbul'un birçok ilçesinde, çıkabilecek olaylara karşı polis ekiplerinin güvenlik önlemi aldıkları belirtildi.
ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMAYAN TBMM'DİR
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, DTP'nin kapatılması kararını değerlendirirken, ''Üzerine düşen görevleri, gerek Anayasa değişikliği olarak, gerekse yasal değişiklik olarak yerine getirmeyen TBMM'dir diye düşünüyorum'' dedi.
İsveç'teki programı devam eden Şahin, DTP'nin kapatılmasına ilişkin kararı, Süryani ve Asuri temsilcilerini kabulü sırasında öğrendi.
Kararı değerlendiren Şahin, ''Biraz sonra İsveç Parlamento Başkanı'nın vereceği resepsiyona katılacağım. Çünkü, şu anda AB ülkelerinin Meclis Başkanları ile aday ülkelerin Meclis Başkanları bir araya gelecekler. Böyle bir karar, TBMM Başkanı olarak bu akşam ve yarın katılacağım Meclis Başkanları toplantısında güçlendirmedi'' diye konuştu. Ancak, bunun sorumlusunun sadece Anayasa Mahkemesi olmadığını, Türkiye'nin, hala siyasi partilerin kapatıldığı ülke olarak görülmeye devam etmesinin birinci derecede sorumlusunun siyaset kurumu olduğunu ifade eden Şahin, şunları söyledi:
''Tabii ki bu konuda, daha önce ve bugün, Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç'ın da ifade ettiği gibi, üzerine düşen görevleri, gerek Anayasa değişikliği olarak, gerekse yasal değişiklik olarak yerine getirmeyen TBMM'dir diye düşünüyorum. O bakımdan siyaset kurumunun zemini olan TBMM'nin, Türkiye'nin bu görüntülerden kurtulması için üzerine düşenleri kısa sürede yapması gerekir diye düşünüyorum. Anayasa Mahkemesi, nihayet yürürlükte bulunan yasa hükümlerini uygulamak durumunda kalmıştır. Bu yasa hükümleri yürürlükte kaldığı sürece tabii ki Anayasa Mahkemesi üyeleri, önlerindeki yasayı uygulamak durumunda kalacaklardır. Türkiye'nin bu görüntüden kurtulmasının yolu, siyasetçilerin ve parlamentonun demokratik standartları, özellikle siyasi partilerin özgürlük alanının genişletecek yasal düzenlemeleri yapmasından geçmektedir. Umuyorum ki önümüzdeki süreçte bu konuda adımlar atılır.''
| |
PARTİLERİ HALK KAPATMALI
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, siyasi partilerin kapanacağı ''mekanın'' halk olması gerektiğini belirterek, ''Siyasi partileri halkın desteği kurar, yine halkın desteği bittiği takdirde kapatılır'' dedi.
DTP'nin kapatılmasıyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan Elitaş, ''AK Parti olarak prensipte siyasi partilerin kapatılacağı mekanın halk olması konusundaki fikrimizi tekrar ediyoruz. Siyasi partileri halkın desteği kurar, yine halkın desteği bittiği takdirde kapatılır'' değerlendirmesinde bulundu.
Anayasa Mahkemesinin verdiği karara herkesin demokratik toplum ve hukuk devleti içinde uymak zorunda olduğunu anlatan Elitaş, herkesin bu kararla ilgili olarak üzerine düşeni yapmakla yükümlü olduğunu kaydetti.
Elitaş, ''Anayasa Mahkemesi, bu kararı, teröre bulaştığı gerekçesiyle veriyor. İleride yapılacak düzenlemede bu da mı kaldırılacak?'' sorusuna ''Hayır, hayır... o şekilde değil. Siyasi partiler, mevcut mevzuat hükümleri kapsamında toplumun huzur ve refahını sağlamayı kendilerine amaç edinmişlerdir'' karşılığını verdi.
Bir gazetecinin ''DTP'nin kapatılmasıyla siyaset bundan sonra nasıl şekillenir? Bir açılım süreci de var...'' sorusunu Elitaş, şöyle yanıtladı:
''Bizim açılım sürecimiz, DTP'nin kapatılması açılmasıyla alakalı değil, Türkiye'nin demokratikleşmesiyle ilgilidir. Türkiye'nin demokratikleşmesi için açılım süreci, her ortamda, her şekilde devam edecek. Açılım süreci, bir barış ve kardeşlik, milli birlik ve beraberlik projesidir. Milli birlik ve beraberlik projesi, herkesin birbirini anlayabilmesi ve birbirine sabır etmesi, birbirinin fikirlerine katılmasa da saygı göstermesidir. En uç fikirler olsa dahi o fikirleri söyleme imkanını bulmalı, toplum bu konuda gerekli değerlendirmeyi yapabilmeli.''
MİLLET KİMİ SİNESİNE KABUL EDER, KİMİ ETMEZ...
Elitaş, ''DTP'nin kapatılmasıyla bölgede gerilimin daha da artacağına ilişkin görüşlere katılır mısınız?'' sorusu üzerine ise şunları söyledi:
''Olmaması gerekir. Normal şartlar altında olmaması gerekir. Anayasa çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlara uymak mecburiyetindeyiz. Buna belki eleştiri mahiyetinde tepkiler olabilir ama aşırı tepkilere gitmenin, demokratik yapı içerisinde olumsuzlukları beraberinde getirir. Bizim amacımız, Türkiye'de demokrasiyi hakim kılabilmektir. Demokrasiyi hakim kılabilmek adına, demokrasi dışı, zorla veya farklı söylemlerde bulunmak, demokrasiye aykırı bir harekettir. Demokratik tepkiyi gösterirken demokrasi dışı hareketlerde bulunmamak lazım.''
Elitaş, bir çgazetecinin, ''DTP milletvekilleri daha önce partilerinin kapatılması halinde sineyimillete döneceklerini söylemişlerdi. Bu durumda istifaların Genel Kurulda görüşülmesi gerekecek'' demesi üzerine, ''Kendi bilecekleri iş... Şu anda olmamış bir konuyla ilgili yorum yapmamız uygun değil. Onlar kendi görüşlerini ifade etmişlerdir. O görüşler çerçevesinde milletin sinesine döneriz' diyorlar. Millet kimi sinesine kabul eder, kimi sinesine kabul etmez, o milletle aralarındaki hukuka bağlı bir iştir. Henüz bu konuda sadece bir açıklama vardır. O konu, TBMM'ye gelmediğinden dolayı yorum yapmak uygun değil'' dedi.
KAPATMA KARARLARI SORUNU ÇÖZMEDİ
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ da kararı değerlendirirken prensip olarak AK Parti'nin siyasi partilerin kapatılmasına karşı olduğunu belirterek, ''Bugüne kadar verilen kapatma kararları, demokrasimizin de hukuk devletimizin de standartlarını yükseltmemiştir. Aksine tüm kapatma kararları, hukukumuza ve demokrasimize de zarar vermiştir. Kaldı ki bugüne kadar verilen kapatma kararları herhangi bir sorunu da çözmemiştir'' diye konuştu.
Varlığına son verilen siyasi partilerin tüzel kişiliği ortadan kalkmasına rağmen farklı kimliklerde varlığını sürdürdüğüne işaret eden Bozdağ, ''Netice itibarıyla bu bir mahkeme kararıdır. Hepimiz için bağlayıcı ve uyulması zorunlu bir karardır'' dedi.
HUKUKEN DOĞRU
CHP Sözcüsü ve Genel Sayman Mustafa Özyürek, Anayasa Mahkemesi'nin DTP'nin kapatılmasına ilişkin kararının ''hukuki açıdan doğru bir karar'' olduğunu söyledi.
Özyürek, DTP'nin temelli kapatılmasına ilişkin yaptığı açıklamada, siyasi partilerin kapatılmasından yana olmadıklarını ancak partilerin de hukuk kurallarına uymalarının gerektiğini söyledi. Özyürek, şunları kaydetti:
''Tabii ki bir partinin kapatılmasını istemeyiz ancak keşke DTP terör örgütü PKK ile arasına mesafe koyabilseydi. Onun şiddet uygulamalarına yandaş olmasaydı ve bugünkü durum ortaya çıkmasaydı. Ama Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu hükümleri dikkate alındığında Anayasa Mahkemesi'nin, hukuken başka bir karar vermesi zordu. Bu kararı istemeyenler de siyasi açıdan değerlendirme yapıyorlardı. Hukuki açıdan başka bir kararın verilmesinin zor olduğunu herkes söylüyordu. Terörle yandaş olan bir parti kabul edilemez. Bu bizim yasalarımız açısından da böyle Avrupa'da da böyle, AİHM kararları da böyle. Bu bakımdan Anayasa Mahkemesi'nin kararı hukuki açıdan yerinde, doğru bir karardır. AİHM kararlarıyla da uygunluk gösterir.''
DTP'nin kapatılmasının ardından siyasi gelişmelerin yaşanabileceğini de belirten Özyürek, bu gelişmelerin Türkiye'nin huzurunu bozacak nitelikte olmamasını dilediklerini vurguladı. Özyürek, ''Tepkiler huzuru bozacak nitelikte olursa bu hükümetin görevidir. Gereğini yapacağına inanıyoruz. Herkese sükunet tavsiye ediyoruz. Olaylar sükunet ve doğru düşünülerek değerlendirilmeli. Anayasa Mahkemesi hukuki açıdan üstüne düşen görevi yapmıştır. Siyasi sonucu açısından da gelişmeler olacaktır. Bunların Türkiye'nin huzurunu, güvenini tehdit edecek şekilde olmamasını diliyoruz'' diye konuştu.
BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMASI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Yüce mahkemenin bu kararını herkesin saygıyla karşılaması ve içinden geçilmekte olunan nazik dönemde bölücü terörün amaçlarına hizmet edecek tartışmalardan özenle kaçınmasını'' istedi.
Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
''Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın DTP'nin temelli kapatılması için 16 Kasım 2007 tarihinde açtığı dava bugün sonuçlanmıştır.
İki yılı aşkın bir mesai sonrası, Anayasa Mahkemesi siyasi partilerin faaliyetlerinde uyulacak esaslar hakkında Anayasamızda ve Siyasi Partiler Kanunu'nda yer alan hükümler uyarınca bir inceleme yapmış ve DTP'nin terör ve şiddetle ilişkisi ve bölünmez bütünlük aleyhindeki faaliyetlerin odağı olduğunu tespitinde bulunarak bu partinin temelli kapatılmasına karar vermiştir.
Bu kararda dikkati çeken bir husus, 2 DTP'li milletvekilinin milletvekilliği düşürülerek siyasi yasak kapsamına alınması olmuştur. Bu milletvekilleri dahil 37 DTP yöneticisine siyasi yasak yaptırımı uygulanmıştır.
Yüce mahkemenin kararının açıklanması ile DTP'nin siyasi faaliyetleri son bulmuş ve malları Hazineye devredilmiştir. Bugün itibariyle kapatılan DTP'ye mensup milletvekilleri bağımsız milletvekili haline gelmişlerdir.
Yüce mahkemenin bu kararını herkes saygıyla karşılamalı ve içinden geçmekte olduğumuz nazik dönemde bölücü terörün amaçlarına hizmet edecek tartışmalardan özenle kaçınmalıdır.''
ZARAR VERİR
SHP Genel Başkanı Hüseyin Ergün, DTP'nin kapatılması kararının ''Türkiye demokrasisine ve Kürt açılımına zarar vereceğini'' ifade etti.
Ergün, yaptığı yazılı açıklamada, DTP'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının ''siyasi bir karar olduğunu'' savunarak, ''bunun ilk siyasi karar olmadığını, mahkemenin kuruluşundan beri bu siyasi yaklaşımdan arınamadığını'' öne sürdü.
MECLİS'TE SON DURUM
Anayasa Mahkemesi'nin DTP'yi kapatma kararından sonra bu partinin TBMM grubunun tüzel kişiliği de sona erdi.
Alınan bilgiye göre, Yüksek Mahkemenin kapatma kararından sonra DTP TBMM Grubu bugün itibarıyla düştü. Böylece, bu partinin TBMM Başkanlık Divanında yer alan ''idare amiri'' kontenjanı da sona ermiş olacak.
Kapatılan DTP'nin, TBMM Genel Kurulunda 14 Aralık Pazartesi günü yapılacak olan 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde gruplar adına verilen söz hakkı da iptal edilecek.
DTP milletvekilleri yeni bir parti altında Meclis grubu oluşturmadığı sürece, bu partiye ayrılan grup odası ve Grup Başkanvekili odaları da boşaltılacak.
Yüksek Mahkeme kararının Resmi Gazete'de gerekçeli olarak yayımlanmasından sonra da Mardin Milletvekili Ahmet Türk ile Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk'un milletvekillikleri sona erecek. Sayısı 19'a düşecek milletvekili grubu, 20. milletvekilini bulur ve bu milletvekilleri bir başka partiye geçerse yeniden TBMM Grubu oluşturabilecekler.
BAĞIMSIZLARIN SAYISI 30'A YÜKSELDİ
DTP Grubunun düşmesiyle Meclisteki bağımsız milletvekili sayısı da 30'a yükseldi. Partilere göre, sandalye dağılımı şöyle:
Adalet Ve Kalkınma Partisi: 338
Cumhuriyet Halk Partisi: 97
Milliyetçi Hareket Partisi: 69
Bağımsız Milletvekili:30
Demokratik Sol Parti: 8
Demokrat Parti: 1
Türkiye Partisi: 1
Toplam: 544
BAĞIMSIZ GELİP GRUP KURMUŞLARDI
22 Temmuz 2007 seçimlerinde TBMM'ye bağımsız olarak giren 21 milletvekili daha sonra DTP'ye katılarak, Meclis grubu oluşturmuşlardı.
Öte yandan birçok milletvekili Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın, DTP'nin kapatılmasına ilişkin kararını, Genel Kurul Salonundan ayrılarak, kulisteki televizyonlardan takip etti.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol da gazetecilerin değerlendirme yapıp yapmayacağına ilişkin sorusuna, ''Siyasi değerlendirmeyi zaten o yapıyor. Ben Haşim Kılıç değilim. Tepkiyi o gösteriyor'' karşılığını verdi.
ŞİMDİYE KADAR 24 PARTİ KAPATILDI
Anayasa Mahkemesi, kurulduğu 1963 yılından bugüne kadar 24 siyasi partiyi kapattı. AA muhabirinin derlemelerine göre, Anayasa Mahkemesinin kuruluşundan önce kapatma kararı verilen 2 partiyle birlikte Türk siyasi hayatında 26 parti kapatıldı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 16 Kasım 2007 tarihinde, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmıştı. DTP, Türk siyasi yaşamında kapatılan 27. parti oldu.
Çok partili döneme geçilen 1950 yılından sonra kurulan Millet Partisi, 26 Ocak 1954 tarihinde Ankara Sulh Ceza Mahkemesince kapatıldı. 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra ise iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti, 20 Haziran 1960 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesince kapatıldı.
Anayasa Mahkemesinin 1963 yılında kurulmasıyla birlikte parti kapatma davaları Anayasa Mahkemesinde görülmeye başlandı.
Anayasa Mahkemesi, tüm partilerin feshedildiği 12 Eylül 1980 tarihine kadar 6 parti hakkında açılan kapatma davalarının tümünde kapatma yönünde karar verdi. 12 Eylül askeri müdahalesinin ardından siyasi partilerin 1983'de yeniden kurulmasına izin verilmesinden sonra 18 partinin kapatılmasına karar verdi.
Yüksek mahkeme, aralarında DYP'nin de bulunduğu 17 siyasi partinin kapatılması talebiyle açılan davaları ise reddetti.
Kapatılan partiler ve kapatma tarihleri şöyle:
İşçi-Çiftçi Partisi (İÇP)-(1968)
Milli Nizam Partisi (MNP)-(20 Mayıs 1971)
Türkiye İleri Ülkü Partisi (TİÜP)-(24 Haziran 1971)
Türkiye İşçi Partisi (TİP)-(20 Temmuz 1971)
Büyük Anadolu Partisi (BAP)-(19 Aralık 1972)
Türkiye Emekçi Partisi (TEP)-(8 Mayıs 1980)
Büyük Anadolu Partisi (24 Kasım 1992)
Sosyalist Parti (10 Temmuz 1992)
Yeşiller Partisi (10 Şubat 1994)
Halk Partisi (25 Eylül 1991)
Türkiye Birleşik Komünist Partisi (16 Temmuz 1991)
Halkın Emek Partisi (14 Temmuz 1993)
Özgürlük Demokrasi Partisi (30 Nisan 1993)
Sosyalist Türkiye Partisi (30 Kasım 1993)
Demokrasi Partisi (16 Haziran 1994)
Demokrat Parti-2 (13 Eylül 1994)
Demokrasi ve Değişim Partisi (19 Mart 1996)
Diriliş Partisi (1996) Emek Partisi (1997)
Sosyalist Birlik Partisi (7 Haziran 1994)
Refah Partisi (16 Ocak 1998)
Demokratik Kitle Partisi (26 Şubat 1999)
Fazilet Partisi (22 Haziran 2001)
Halkın Demokrasi Partisi (13 Mart 2003)
Demokratik Toplum Partisi (11 Aralık 2009)
(aa)











Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!