Başarılı göçmen gençlerin sırları anlatıldı
Hamburg eyaleti başbakanlığı uyum taslağı ekibi çalışanlarından Berrin Haz ve Protestan Kilisesinin "Diakonisches Werk" adlı sosyal hizmet kuruluşunda hamile kadınlara yönelik bir projede danışman olarak görev yapan Canan Ulufer, Hamburg kentinde düzenlenen bir toplantıda göçmen kökenli gençlerin meslek yaşamıyla ilgili sorularını yanıtladı
Hamburg'da 17 ila 25 yaş arasındaki gençlere yönelik mesleğe yönlendirme ve bilgilendirme hizmetleri sunan "Jumbo & Mook Wat" adlı kuruluş tarafından düzenlenen ve kuruluşun basın sözcüsü Rukiye Çankıran'ın sunduğu programda konuşan Ulufer, kendisinin "Diakonisches Werk"te tek türban takan göçmen kökenli kişi olduğunu belirterek, toplumda türbana karşı bir ön yargının olduğunu ve bunun hala yıkılamadığını söyledi.
| |
Öğrenim hayatı boyunca türban taktığı için çeşitli zorluklarla karşılaştığını ifade eden Ulufer, "Kendi isteğimle sonradan türban taktım. Kimsenin baskısı altında kalmadım. Okul hayatım boyunca ayrımcılığa uğradım. Ancak pes etmedim. İnsanlar yaşamlarını kendileri yönlendirme hakkına sahip olmalı. Kültürel çeşitlilik bir avantajdır. Bu çeşitlilikten çok iyi faydalanılması gerekiyor" dedi.
Hamburg'da Yeşiller Partisinin kardeş parti konumundaki "Yeşil Alternatif Liste"de (GAL) aktif olan ve Yeşil Çalışma Grubunun uyum politikası sözcülüğünü yapan Ulufer, Hamburg Eyalet Meclisi Başkan Vekili Nebahat Güçlü'nin yanında 2003 yılında staj yaptıktan sonra siyasette aktif olmaya karar verdiğini kaydetti.
Ulufer, "Staj benim hayatımı değiştirdi diyebilirim. Aynı zamanda politik hayatımın da bir başlangıcıydı. Çeşitli sosyal projelerde de görev aldım. Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir de beni çok etkiledi. Onu kendime örnek aldım. Partimde herkes dilediği gibi yaşayabiliyor ve düşüncelerini açıkça ifade edebiliyor. Görüntünün hiçbir önemi yok. Bu ülkenin daha fazla Özdemir'lere ihtiyacı var" diye konuştu.
| |
Haz ise, kendisinin öğretmen olmak istediğini, ancak daha sonra karar değiştirdiğini sosyoloji ve Türkoloji okuduğunu ifade ederek, "Hamburg Eyalet Başbakanlığının uyum taslağı bölümünde çalışan tek Türk benim. Resmi dairelerin idari kademelerinde çalışan göçmen kökenli gençlerin sayısı çok az. Ancak zamanla bu sayının daha da artacağına inanıyorum. Onlara renk ve çeşitlilik katıyoruz" dedi.
Hiç kimsenin düşüncesinden ve görüntüsünden dolayı dışlanmayacağını belirten Haz, "Hiç kimse türbandan, kıyafetinden ya da farklı düşüncesinden dolayı işten atılamaz. Bunun cezası var. Karşılıklı ön yargılar da var. Ben iki dilli yetiştim. Öğrenim hayatım boyunca herhangi bir dışlanmışlığa uğramadım, ancak uğrayan çok göçmen kökenli arkadaşım oldu. İnsanların kökeni önemli olmamalı. Örneğin ben kendimi hem Alman, hem Türk gibi hissediyorum. Her iki kültürün de gelenek ve kültürünü yaşatabiliyorum. Başarı için pes etmemek gerekir. Başarılı gençler diğer göçmen gençlere örnek olmalı" diye konuştu. (aa)
Süheyla KAPLAN - Hamburg















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!