''İslam Konferansı'' Berlin'de sona erdi

Almanya İçişleri Bakanı Thomas De Maiziere'nin başkanlığında Berlin'de düzenlenen 2. Dönem Alman İslam Konferansı sona erdi

Bakan Maiziere, konferanstan sonra düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, konferansın olumlu geçtiğini belirterek, "Burada tartışılan kadın-erkek eşitliği, İslam ve İslamcılık, okullarda din dersi verilmesi gibi konuların, sokaklarda, okullarda, camilerde ve mutfak masalarında da tartışılmasını istiyorum. Bu tür tartışmaların buralarda da yapılması lazım" diye konuştu.

Toplumda ayrımcılık istemediklerini ve Müslümanların Alman toplumuna uyumunu hedeflediklerini, bu konuda katılımın ve çeşitliliğin teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Maiziere, Alman İslam Konferansı'nın devlet tarafından düzenlendiğini, bir seminer değil bir diyalog platformu olduğunu kaydetti.

Hukuki olarak dini cemaat statüsünde bulunan görüşme muhataplarının olmasını istediklerini belirten Maiziere, "İslamiyet'in büyük bir din olduğunu, ancak Alman devletinden İslamiyet'i Hristiyanlık gibi eşit olarak görmesini istenmesinin yanlış olacağını, bir dinin diğerleri ile eşit gösterilmesinin Alman devletinin görevi olmadığını, burada İslamiyet'in hukuka göre dini cemaat olarak eşit haklara sahip olmasının söz konusu olduğunu" söyledi.

Alman İslam Konferansı'nın ağırlıklı konularının, imamların üniversitelerde eğitilmesi, kadın-erkek eşitliği ve aşırı dinciliğin önlenmesi olduğunu belirten Maiziere, "İslam ile İslamcılık arasında ayrım yapılması gerektiğini" kaydetti.

''İSLAM KARŞITLIĞI TOPLUMDA AÇIKÇA TARTIŞILMALI''

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) adına toplantıya katılan Ali Dere, katılımcıların İçişleri Bakanlığı tarafından belirlendiğini, ancak diğer çatı kuruluşları ile birlikte bir diyalog platformunda herkesin bir arada olmasının daha uygun olacağını konferansta dile getirdiklerini söyledi.

Dere, konferansta ilahiyat fakültelerinin oluşturulması, Almanya'da din adamlarının eğitilerek dışarıdan gelmemesi gibi konuların ele alındığını belirterek, "Elbette kalıcı olan bir Müslüman toplum Avrupa'da hem bilgi, hem din adamı yetiştirme kurumlarını bir şekilde oluşturacaktır. Bu konuda iyi düşünülmesi gerekiyor" dedi.

İslam karşıtlığı ve ayrımcılık gibi konuların toplumda açıkça tartışılması ve ele alınmasının konferansta istenildiğini ifade eden Dere, bu dönem çalışmalarda bazı sorunların çalışma grupları ve uzmanlar tarafından araştırılması yönünde kararlar alındığını kaydetti.


"İSLAM KÜRSÜLERİ OLUŞTURULMALI"

İslam Konferansı'na katılan Almanya Dışişleri Bakanlığı'nda görevli Devlet Bakanı Cornelia Pieper de, yaptığı yazılı açıklamada, göçmenlerin Alman toplumuna uyumunun en iyi şekilde eğitim ile sağlanabileceğini, bu nedenle eğitim yatırımlarının sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Pieper, din öğretmenlerinin ve imamların iyi bir şekilde eğitilebilmesi için Alman Bilim Konseyi'nin üniversitelerde İslam kürsüleri oluşturulması yönündeki önerisini desteklediğini ifade etti.

Konferansa çok sayıda kadının katılmasından büyük memnuniyet duyduğunu kaydeden Pieper, bunun, Müslüman kadınların ülkedeki imkanlarının iyileştirilmesi için yapılan görüşmelerde, kadın-erkek eşitliğine verilen önemi göstermesi açısından da önemli olduğunu bildirdi.

İslam Konferansı'na katılmayan derneklere devletin Müslümanlar ile sürdürdüğü diyaloğa iştirak etmeleri çağrısında bulunan Pieper, "Sadece masada birlikte oturanlar her şeyi birlikte şekillendirebilir" şeklinde görüş belirtti.

Konferansa katılan Alman hükümetinin göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer de, gazetecilere yaptığı açıklamada, okullarda İslam dini dersi verilmesi konusunu önemli gördüğünü belirterek, ülkede yaşayan Müslüman gençlerin üniversitelerde eğitim görmesini istediğini, İslam konferansı'nda ele alınan bu konuların uyum için önemli olduğunu söyledi.


Almanya Türk Toplumu (TGD) Genel Başkanı Kenan Kolat, okullarda İslam dersi yerine din kültürü dersi verilmesini önerdiklerini ifade ederek, İslam düşmanlığı konusunun bazı Alman politikacılar tarafından dile getirilmesinin memnuniyet verici olduğunu, böylece bu konularda sonuç alınacağını düşündüğünü belirtti.

DİTİB Diyalog Sorumlusu Bekir Alboğa da, konferansta ciddi tartışmaların yapıldığını ve sorunların açıkça dile getirildiğini, uyum konusunun ön plana çıktığını söyleyerek, "Biz buna karşılık dini cemaat olarak tanınmamızın bu işin olmazsa olmaz şartlardan biri olduğunu söyledik. Çünkü bizimle birlikte bağlayıcı adımlar atılmak isteniyorsa, bizim nerede olduğumuzu ve konumumuzu bilmemiz gerekiyor. Yoksa bu hali ile sadece diyalog forumu olur" dedi.

İslami Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) Başkanı Mustafa İmal da, Alman İslam Konferansı'nın beklentilerine cevap verdiğini belirterek, "Bizim sorunlu bulduğumuz konularda projeler gerçekleştirilecek" diye konuştu.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu 2. Başkanı Ali Ertan Toprak, İslam Konferansı'nın ilk döneminin diyaloglarla geçtiğini, şimdi umutlarının sorunlara çözüm bulunması olduğunu ve bu sorunlara çözüm bulunacağına inandığını ifade etti.

Konferansa ayrıca, Berlin eyaleti İçişleri Bakanı Ehrhart Körting, Berlin eyaleti Eğitim Bakanı Jürgen Zöllner, Kuzey Ren Vestfalya eyaleti Uyum Bakanı Armin Laschet, Hessen eyaleti İçişleri Bakanı Volker Bouffier, Hamburg eyaleti İçişleri Bakanı Christoph Ahlhaus da katıldı. (aa)


Erbil BAŞAY - Berlin