"İnsanlara zorla bir şey öğretilemez"

Merkezi Almanya'nın Essen kentinde bulunan Türkiye ve Uyum Araştırmaları Merkezi (TAM) Vakfı Bilimsel Direktörü Hacı Halil Uslucan, Almanya'da tersine göç olgusunun bu ülke için büyük bir kayıp olacağına inandığını söyledi

Uslucan, Almanya'da doğup, büyüyen ve kalifiye olan bir göçmenin ülkesine dönmesinin, bu ülke için büyük bir kayıp olacağını belirterek, "Bu sadece Almanya için geçerli değil. Afrika'da doktor olan Amerika'ya gidiyor. Farklı nedenlerden dolayı. Diplomalarını aldıktan sonra bu kişilerin topluma kazandırılması gerekir. Tüm ülkelerin bu sorunu ciddi şekilde düşünmesi gerekiyor. Almanya göçmenler için daha cazip bir ülke olmalı ve yabancı anlayışı değişmeli. Aynı zamanda burada yaşayanlar da vasıflı hale getirilmeli" dedi.

Almanya nüfusunun gittikçe yaşlandığını ve özellikle sağlık gibi bazı alanlarda ciddi anlamda kalifiye işgücüne ihtiyaç duyulacağını belirten Uslucan, bu sorunun bir an önce giderilmesi gerektiğini söyledi.

"Sizce Alman toplumuna uyum sağlamaya direnenlere karşı yaptırım uygulanmalı mı?" şeklindeki soruya karşılık da Uslucan, "Eğitim psikolojisi açısından zorla, yaptırımlarla insanlara bir şey öğretilemez. Eğer bireylerin gelişimi isteniyorsa, onların sıkıntılarını anlayıp, o sıkıntılara çözüm bulunmalı. Eğitimin neden gerekli olduğu anlatılmalı" diye konuştu.

Uyum sorununun göçmenlerden kaynaklandığı yönündeki iddiaların da doğru olmadığını belirten Uslucan, "Uyum iki tarafın çabası ile olur. Uyum sorununu yaratanların bunu kasten yaptıklarını düşünmüyorum. 'Bu insanlar motive olamıyor, uyum sağlamak istemiyor' demek, sorunu anlamamak demektir. Kurumların vermesi gereken sermaye eşitlik. Genelde Türkler uyum sağlamıyor şeklinde bir izlenim yaratılıyor. Bu yanlış bir şey" dedi.

Türk göçmenlerin Almanya'da daha çok siyasi örgütlenme içine girdiğini ve aile örgütlenmesinde geri kaldığını da savunan ve eğitim konusunda ailelere büyük görevler düştüğünü kaydeden Uslucan, "Pahalı oyuncaklar almak yerine, çocuklarla oynamalı. Onlara bol bol kitap okumalı" şeklinde konuştu.

Uslucan, öğrenmede sadece gen faktörünün önemli olmadığını, çevresel etmenlerin de gözardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Uslucan ayrıca, göçmen kökenli öğretmenlerin sayısının artırılması, bununla birlikte eğitimin iki dilli hale dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Uslucan, "Sadece göçmen öğretmen atamak da tek başına çözüm değil. Müfredat değiştirilmeli. Ana dilin yanı sıra Almanca'ya da ağırlık verilmeli. Öğrenciler kadar ailelerin de geliştirilmesi gerekir" diye konuştu. (aa)

Süheyla KAPLAN - Hamburg