''Mağduru eleştir, gündemi oluştur!''
Federal Almanya Meclis Üyesi ve Yeşiller Partisi Federal Meclis Grup Başkanvekili Ekin Deligöz, Federal Meclis'te görüşülen 2010 yılı Ulusal Eğitim Raporu'na ilişkin yayınladığı basın açıklamasında başta Uyum Bakanı Böhmer ve Eğitim Bakanı Schavan olmak üzere, Merkel iktidarına sert eleştiriler getirdi
Ekin Deligöz, ''Federal Meclis'te görüşülen 2010 yılı Ulusal Eğitim Raporu'nu incelediğimizde, Almanya'da eğitimin her kademesinde çok ciddi sorunların olduğunu görüyoruz ki, bu sorunları bir kelimeyle özetleyebiliriz: Eşitsizlik! Bu çerçevede anokullarda var olan realite mevcut eşitsizliği kantılar nitelikte: Almanya'nın batı metropollerinde dünyaya gelen çocukların önemli bir bölümü göçmen kökenli olmasına rağmen, anaokullar da görev yapan göçmen kökenli eğiticilerin oranı marjinal düzeyde. Uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Böhmer'in Türkiye kökenli göçmen çocuklarla ilgili dün yaptığı açıklama da bu açıdan bakıldığında çok haksızca. Bakan Maria Böhmer, Türkiye kökenli göçmen ailelelerin çocuklarını anaokullara göndermiyorlar diye eleştiriyor, fakat her nedense anaokullarında Türkiye kökenli göçmen eğiticilerinin yok denecek kadar az olduğuna dair bir özeleştiri getirmiyor. Oysa ki, siyasetçilerin görevi işin kolayına kaçarak mağdur insanları eleştirmek değil, kendi politikalarıyla ilgili özeleştiri yapmaktır. Sayısız bilim insanları ve araştırmacı yıllardır göçmen kökenli eğiticilerin önemine parmak basmasına rağmen, Sayın Böhmer ve kabine arkadaşı Eğitim Bakanı Annette Schavan bu konuda sağlıklı politikalar üretememişlerdir. Siyasetçiler üretemeyince haliyle hedef yanıltmak için sürekli aynı taktiği kullanıyorlar: Mağduru eleştir, gündemi oluştur!
| |
2010 yılı Ulusal Eğitim Raporu'nda öne çıkan bir diğer çok önemli eşitsizlik örneği ise 15 yaşındaki öğrencilerin hangi okullarda okuduğuna dair detaylarda su yüzüne çıkıyor: Alman kökenli öğrencilerin yüzde 37'si yüksek eğitime giden yolda ''araç lise'' konumunda olan Gymnasium'da okurken, göçmen kökenlilerin ancak yüzde 22'si aynı kalitede bir okula gidiyor. Buna karşın düşük profilli lise sayılan Hauptschule'de okuyan göçmen kökenli öğrencilerin oranı yüzde 36'dayken, bu okullardaki Alman kökenli öğrencilerin oranı ancak yüzde 16'larda seyrediyor. Merkel kabinesinin üyeleri, iktidar partilerinin eğitim sözcüleri bu çelişkiyi giderebilecek politikalar üretebiliyor mu? Hayır! Onlar ancak laf üretiyorlar!
| |
Sosyal yaşamda gerçek anlamda uyum isteniyorsa, eğitimde başarı ve istikrar şart! Bunun içinde okul öncesi eğitimden başlayarak anaokullara daha fazla kaynak aktarılmalı. Bu bağlamda bir yandan anaokullar çoğalmalı, diğer yandan ise bakıcıların günümüz şartlarına göre profesyonel eğitilmesine imkan sunulmalı. Bunun yanı sıra göçmen kökenli bakıcıların sayısının mutlak suretle arttırılmasına dair çalışmalara hemen start verilmeli. Tüm bunların en kısa zamanda gerçekleşebilmesi için de örneğin doğu eyaletlerine aktarılan dayanışma ödeneğinin en azından bir kısmının eğitime kaydırılmasını gerekir. Biz Yeşiller Partisi olarak bunu son seçim programımızda açık ve net bir şekilde talep ettik ve etmeye devam ediyoruz. Şunu söylüyoruz: Yaklaşık 20 yıl boyunca Almanya'nın bir kısmına aktardığımız dayanışma ödeneğinin en azından bir bölümünü Almanya'nın tümüne ve yarınlarına aktaralım. Unutmayalım ki çocuklar bizim geleceğimizdir!'' dedi.
ha-ber.com









Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!