''İki dilde güçlü olmak''

Dortmund Veliler Birliği –DOTEV'in, ''iki dilde güçlü olmak " adı altında, Türk Eğitim Merkezi'nde düzenlemiş olduğu toplantıya 300' e yakın katılımcı ilgi gösterdi

Dortmund Büyükşehir Belediye Başkanı Ulrich Sierau yaptığı konuşmada; Trabzon ile kardeş şehir olduklarını, Trabzonspor'un başarılarının kendilerini sevindireceğini, halkların anlaşması için; birbirlerini tanımaları ve öğrenmeleri gerektiğinin altını çizdi. Ve öğrendiği ilk Türkçe sözcüğün "Eşek" olduğunu vurgulayarak; "teşekkür ederim" diyerek sözlerini bitirdi.

Dortmund Büyükşehir Belediye Başkanı Ulrich Sierau ile Essen Başkonsolosu Dr. Hakan Akbulut iki dilli okuma projesinde Fakir Baykurt'un "Barış Çöreği" adlı öyküsünü iki dilli okudular. Daha sonra çeşitli uluslardan 7 öğrenci de kendi ana dillerinde okudukları kısa öykü ve fıkralarla toplantıya renklilik ve canlılık kattılar. Okumaya katılan öğrencilere Dortmund Büyükşehir Belediye başkanı Ulrich Sierau ve Essen Başkonsolosu Dr. Hakan Akbulut tarafından iki dilli kitaplar hediye edildi.


Toplantı iki bölümden oluşmuştu. İkinci bölümde Heidelberg Eğitim Fakültesi'nde Prof. Dr. Havva Engin'in "İki dilde Güçlü Olmak" adı altında bir sunumu gerçekleşti. Ailede, okul öncesinde ve okulda çok dilliğin teşviki üzerine yapmış olduğu sunuda; Pedagojiyi seçmesinin nedenine değindi. Prof. Dr. Havva Engin, Türkçe dil yapısı ile Almanca dil yapısının farklılığını, yapılan araştırmalarda evlerde çocuklar hangi dili konuştuklarının istatiksel verilerini, bir dilin cümle yapısını öğrenmesi için öğrencinin 6 ay ile bir yıl gibi bir zamana ihtiyacı olduğu konularında bilgiler verdi.

Prof. Dr. Havva Engin, Türk velilerinde ''eğer Türkçe konuşursak çocuklarımızın Almancaları gelişmez'' diye korkularının yersiz olduğunu, anadilini bilmeyen çocukların bir diğer dili öğrenmelerinin de güç olduğunu, kendi ana dilinde ne kadar çok sözcüğe sahip olursa; çocukların, diğer ikinci bir dilde de, o kadar zengin bir dil yapısına sahip olacağını belirtti.

Türkiyeli Velilerin bu konuda aktif olmaları gerektiğini, Türkiyelilerin politik derneklerde uğraşırken İspanyolların Veli dernekleri konusunda çok duyarlı olduğunu ve bu yüzden İspanyol öğrencilerinin okul başarılarının çok iyi olduğunu belirtti. Çok dilliliğin bir hazine olduğunu ve çocukların kendi anadillerinde iyi olmaları onların Almanca dilini de daha hızlı öğrenmelerini getirdiğini söyleyen Engin, anadilinde ve eğitimde aktif olmak için veli derneklerinde aktif olmaya çağırdı.


Alman ve Türk siyasileri, sivil kuruluşlardan yöneticiler, veliler ve çocuklar ve  Alman ve  Türk  eğitimcilerinin ilgi gösterdiği toplantı iki dilli yürütüldü.

Ö.Osman NAYMAN - ha-ber.com