Yönetmen Aslı Özarslan yeni filmini anlattı
Berlin'de doğup büyüyen ve farklı ülkelerde farklı dallarda eğitimiyle kendisini geliştiren genç yönetmen Aslı Özarslan, sinema yaşamını ve son belgesel filmi ''Bastarde – Postmigrantisches Theather Ballhaus Naunynstrasse'' filmini anlattı
Lise bitirme sınavının ardından Berlin'de gazetecilik, eleştirmenlik ve reklam hazırlama sektörlerinde çalışan Aslı Özarslan, hayalinin hep bir film yapmak olduğunu ve bu sebeple Bayreuth Üniversitesi Sinema Basın ve Tiyatro Bölümü'ne başvurduğunu söyledi. Okurken bir film çekmeyi çok isteyen ancak bundan oldukça korkup çekindiğini belirten Özarslan, ''Korkum, beni motive etti ve bu sayede ilk kısa filmimi çekmeye başladım'' dedi.
Çektiği ilk kısa filmi ''Reflektzone'' ile 2010 yılında Frankfurt'ta düzenlenen 10. Türk Film Festivali'nde birinciliğe layık görülen genç yönetmen, ''Berlin Marzhan'da yaşayan Alman gençlerini ve Kreuzberg'te yaşayan Türk gençlerini gözlemleyince, bu gençler ve ideolojileri hakkında bir film çekmeye karar verdim'' dedi. 11 dakika olarak hazırlanan ve Türkçe ''Sınır'' anlamına gelen ''Reflektzone'' isimli kısa metrajlı filminde, Alman vatandaşı olan sakallı bir Türk genci ile uzun saçlı bir Alman gencinin yaşadıkları ortak sorunlar dile getiriliyor.
Frankfurt'ta aldığı birincilik ile Marmara Üniversitesi'nde bir haftalık programa gitmeye hak kazana Özarslan, İstanbul'dan sonra 8 aylığına Paris Sorbonne Üniversitesi'nde felsefe ve sosyoloji eğitimi aldı. ''Felsefe; eleştirmeyi, merak duymayı ve dünyaya farklı bir gözle bakmayı öğretiyor. Benim için hayatta en önemli iki şey, merak ve eleştiridir. Dünyada herkes meraklı ve eleştirel olmayı başarabilse daha farklı bir dünyamız olurdu'' sözleriyle neden felsefe eğitimi de aldığını açıklıyor.
Paris'teki eğitimi süresince çekeceği belgesel hakkında araştırmalara başlayan Özarslan, belgeselin konusu olarak neden Berlin Ballhaus Naunynstrasse Tiyatrosu'nu seçtiğini ise şöyle dile getiriyor: ''Ballhaus Naunynstrasse, Kreuzberg'te bir tiyatro ve bu tiyatro, Alman ve Türk kültürü arasında kalmaktan utanıp sıkılmayan ve kendi deyimleriyle ‘iki sandalye arasında kalmaktan' memnun olanların tiyarosu. Türk kökenli Alman oyuncular, orada sadece göçmen hikâyelerine bağlı kalmayıp uluslar arası oyunları da oynuyorlar. Ballhaus, bu yönüyle insanların kültürel potansiyellerini ortaya çıkardığı için ben de bu belgeseli hazırladım.''
Belgesel filmi ''Bastarde – Postmigrantisches Theather Ballhaus Naunynstrasse'', Ballhaus Tiyatrosu'nda yapılan çalışmaları, orada yaşanan kimlik sorununu işleyerek yönetmeninin deyimi ile ''sosyal kimlikleri ve önyargıları kırmaya'' çalışıyor. Filmde, tiyatronun Drama Bölüm Başkanı Tuncay Kulaoğlu ile yapılan söyleşiye genişçe yer veriliyor.
8 Temmuz'da Berlin Moviemento Sineması'nda Berlin'deki ilk gösterimini gerçekleştiren belgesel filmine gösterilen ilgiden oldukça memnun kaldığını belirten Özarslan, sinemanın da bu ilgi dolayısıyla filmi programına ekleyebileceğini aktardı. Yönetmen, ayrıca belgeselinde kendisini destekleyen yazar Feridun Zaimoğlu'na, maddi destekleri için Rotary Kulübü ve Bayreuth Üniversitesi Basın Bilimleri Bölümü'ne teşekkürlerini iletti.
Özarslan, son olarak kendisinin de organizasyonunda yer aldığı ve Almanya'daki Türkleri Türkiye'ye tanıtmayı ve ''uyum konusuna girmeden kültürel potansiyeli göstermeyi'' amaçlayan ''B-34 KulTürk'' isimli kültür festivalinin müjdesini verdi. Berlin Freie Üniversitesi'nin organize ettiği festival, 24 Eylül – 8 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek ve film ile okuma günlerine, tiyatrolara ve defilelere ev sahipliği yapacak.
ha-ber.com /İbrahim CEMEL













Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!