''Türkler her alanda yaratıcılıklarını sergiliyor''
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Almanya'da yaşayan Türk kökenli vatandaşların sınırları aştıklarını belirterek, ''Sadece bir kol gücü, sadece bir ucuz emek olmadığını, bu kuşağın sanatta, dünyanın gelişen her alanında yaratıcılıklarını sergilediklerini sevinçle görüyoruz'' dedi
Almanya ile Türkiye arasında imzalanan iş gücü anlaşmasının 50. yılı dolayısıyla Kültür Bakanlığı ve Goethe Enstitüsü işbirliğinde gerçekleştirilen ''Fiktion Okzident'' sergisi Ankara'daki CerModern'de açıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Günay, 18 sanatçının eserlerinin yer aldığı serginin açılışında yaptığı konuşmada, Almanya'daki yurttaşların 50 yıl içinde nasıl bir gelişme gösterdiğini bu serginin en iyi biçimde kanıtladığını söyledi.
Almanya ile Türkiye'nin 20. yüzyıl boyunca çok yakın ilişki içinde olduğuna, Türklerin 20. yüzyılın son yarısında da Almanya'ya iş gücü olarak gittiğine dikkati çeken Günay, ''Hem Almanya'da hem Türkiye'de yüzeysel algı, bu kişilerin sadece iş gücü hatta sadece kol emeği olduğu noktasındaydı ama daha sonra yeteneklerini, yaratıcılıklarını sergileme imkanı buldular. Bugün, 50 yıl içinde, Almanya'da, Avrupa'da, dünyada tanınan çeşitli alanlarda insan çıktı bu göç kuşağından'' diye konuştu.
Almanya'da geçen yıl Türkiye kökenli sanatçılarla bir araya geldiğini anlatan Günay, bu sanatçıların her birinin çok satan kitapların, ilgi gören filmlerin, resimlerin, alkışlarla karşılaşılan tiyatro oyunlarının sahibi, yaratıcısı olduklarını, kendisinin de onlarla gurur duyduğunu dile getirdi.
''Artık Almanya'nın sınırlarını aşmış, evrensel boyutlara ulaşmış her kesimden arkadaşımız oluşmaya başladı. Sadece bir kol gücü, sadece bir ucuz emek olmadığını, bu kuşağın sanatta, dünyanın gelişen her alanında yaratıcılıklarını sergilediklerini sevinçle görüyoruz'' diyen Günay, geçen yıl heyecanla karşıladığı serginin bu yıl kendisinin de çok önemsediği CerModern'de açılmasının da ayrıca önemli olduğunu vurguladı.
Göçün 50. yılını sanatsal etkinliklerle, sergiler ve kitaplarla kalıcı kılmaya çalıştıklarını dile getiren Günay, serginin oluşturulmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
| |
''Ön yargılar gerçeklerden daha baskın olabiliyor''
Goethe Enstitüsü Ankara Müdürü Thomas Lier de, Türkçe yaptığı konuşmada, Türk iş gücünün Almanya'ya göç etmesinin üzerinden 50 yıl geçtiğini buna rağmen bir çok araştırmanın ''karşılıklı hayali dünyaların'' hala var olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
''Bu fenomen iki tarafın iş hayatında ve gündelik hayatında milyonlarca kez karşılaşmış olmasına, ülkeleri tanımaya yönelik Türkiye seyahatlerine rağmen hala devam ediyor. Ancak yerleşik ön yargılar yaşanan gerçeklerden daha derin izler taşır bazen ve daha baskındır. Bu ön yargıların aksi yaşandığında ise tesadüf veya istisna olarak adlandırılır'' diye konuşan Lier, sanatçıların iki toplumun birbirine etkileşimini eserlerine yansıttıklarını kaydetti.
Serginin küratörlerinden Çetin Güzelhan da, konuşmasında, Kültür ve Turizm Bakanı Günay'a serginin oluşmasına verdiği destekten dolayı teşekkür etti. Sergide, Almanya ile ilişkisi olan ve üç kuşağı temsil eden 18 sanatçının eserlerinin yer aldığını söyleyen Güzelhan, ''70-80'lerde Almanya'da tanınan Türkiye kökenli sanatçıların sayısı 10-15 kişiyi geçmezken 2011'de 400-500 sanatçı yaşamakta'' dedi.
''Sorunları geç fark ettik''
Bakan Günay, basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede de, geçen yıllarda, Türkiye olarak yurt dışına giden insanlara çok yakın ilgi gösterilmediğini itiraf etmek gerektiğini söyledi. Bu insanlara ''kendi hayatlarını idame ettirecekler ve Türkiye'ye de biraz döviz getirecekler'' diye bakıldığını, Almanya'nın da giden işçileri ''ucuz iş gücü'' olarak değerlendirdiğini dile getiren Günay, şöyle konuştu:
''Sonra insan toplulukları oldu. Onların yaşam, bulundukları çevreye entegre olma, oradaki kültüre entegre olurken kendi köklerini unutmama gibi, gelenek ile gelecek arasında bağlar kurma ve bu arada öz kimliğini yitirmeme gibi sorunları olduğunu biraz geç fark ettik. Biz geç fark ettik ama oradaki insanlar bulundukları toplum içinde kendilerini, kimliklerini kanıtladılar. Geçen yıl Almanya'ya gittiğimde, Almanya'da çeşitli sanat dallarında başarılı olmuş yazar, yapımcı, oyuncu, ressam, heykeltıraş, müzisyen olarak kendini Alman kamuoyuna tanıtmış, Avrupa'ya kadar ününü ulaştırmış genç kuşaktan çok arkadaşımla karşılaştım ve çok sevindim, övündüm.''
Sergide yer alan valizleri gösteren Günay, ''Önünde durduğumuz şu valizler her şeyi anlatıyor; 'Biz tahta valizlerden başlayarak gittik ama şimdi Almanya'nın da dünyanın da en ileriye ulaştığı teknolojiyi, imkanları kullanabilir bir topluluk haline geldik'. Biz de artık Türkiye olarak bu gecikmişliği telafi etmeye, çevirilerimizle, yayınlarımızla, kitaplarımızla, sanatımızla, açtığımız kültür merkezleri ve enstitüleriyle hem oradaki insanlara köklerini bir kez daha hatırlatmak hem de dünyaya kendi varlığımızı, kimliğimizi bir kez daha kanıtlamak ve anlatmak noktasındayız'' diye konuştu.
| |
''Fiktion Okzident'' Sergisi
''Türkiye ve Almanya Arasında Modern Sanat Alışverişi'' başlığını taşıyan sergi, Türkiye-Almanya ilişkilerini kalıcı bir biçimde tamamen yeni bir toplumsal ve politik temele dayandıran, Türkiye'den Almanya'ya işçi göçünün 50. yıl dönümü nedeniyle tasarlandı.
Serginin içeriği iki kültür politikası alanına dayanıyor. Birinci alan, Almanya'ya göç ve toplumsal değişimleri konu edinen ve bu değişimleri dillendiren verimli bir Türkiye-Almanya sanat gelişimi ile tanımlanıyor. İkinci alan ise Türkiye'de Batı'nın algılanışı ile globalleşme ve göç sonucunda kültürel ve toplumsal değişimlere odaklanıyor.
Küratörlüğünü, Johannes Odenthal, Çetin Güzelhan ve Emre Zeytinoğlu'nun üstlendiği ''Fiktion Okzident'' sergisinde, Türk kökenli Alman sanatçıların veya Almanya'da yaşayan Türk sanatçıların algılayışları ile Türkiye'de batının eleştirel irdelenişi ön plana çıkıyor.
Sergide, Nurseren Tor, Ferhat Özgür, Vahit Tuna, İrfan Önürmen, Altan Çelem, Esat Tekand, Şener Özmen, Cengiz Tekin, Hanefi Yeter, Azade Köker, Esra Ersen, Nezaket Ekici, Timur Çelik, Neco Çelik, Ali Kepenek, Banu Birecikligil, Kınay Olcaytu, Denizan Özer ve Sedat Mehderheykel fotoğraf, video, resim ve çeşitli enstalasyonları ile yer alıyorlar.
Sergi, 29 Şubat 2012'ye kadar CerModern'de ziyaret edilebilecek.
ha-ber.com










Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!