Kültürel mirasa sahip çıkma paneli düzenledi

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde Mimarlar-Mühendisler Grubu (MMG) ve Marmara Belediyeler Birliği işbirliğiyle organize edilen ''Tarihi ve Kültürel Mirasın Korunması: Şehirlerin Kimliği ve Geleceğe Taşınması Paneli'' Yenikapı Mevlevihanesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi

Panelin açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Musa Duman yaptı. Prof. Dr. Duman, konuşmasında şehir ve insana duyarlı bir programa ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirirken kültürel eserler denince akla ilk gelenin mimari yapılar olduğunu söyledi. Prof. Duman ayrıca, kültürel miras ve gelenekleri korumanın insanı diğer varlıklardan ayıran önemli özelliklerden biri olduğunu ifade etti.


MMG Başkanı Avni Çebi açılışta yaptığı konuşmasında tarihi ve kültürel mirasın, cam fanuslar içinde değil, yaşama ve halka açık olarak korunması gerektiğini söyledi. Çebi; İstanbul, Bursa, Mardin gibi tarihi silueti bulunan şehirlerin yapılandırılmasında, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na büyük sorumluluklar düştüğünü vurguladı.

Paneli yöneten MMG Başkan Yardımcısı Osman Şahbaz ise yaptığı kısa konuşmada 500 yılda kurulan bir medeniyeti yok olmanın eşiğine getirmek için 50 yılın yettiğine dikkat çekti. Şahbaz ayrıca, benzeri panelleri bu yıl içerisinde altı farklı üniversitede farklı konu başlıklarıyla gerçekleştireceklerini duyurdu ve ''STK ve üniversiteler takip eden değil, öncü olmak durumundadır '' dedi.

Panelin ilk konuşmacısı olan Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Saadettin Ökten sunumunda, medeniyet değerlerinin bir uzlaşı-mutabakat kültürü içinde oluştuğunu, bunların korunması için bir iktidar ve irade gerektiğini ancak günümüzde iktidarın bulunduğunu fakat iradenin olmadığını söyledi.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fevzi Yılmaz ise 'Şehir Kimliği Oluşturmada Üniversitelerin Yeni Görevleri, Örnekler ve Örneklemeler' başlıklı sunumunda günümüzde sayıları her geçen gün artan site-rezidans ağırlıklı yalıtılmış, temiz, düzenli üst sınıf mekânlarla gecekondu ağırlıklı, kirlenmiş ve bakımsız orta-alt sınıf mekânlarda yaşayan insanların tamamen birbirinden kopuk yaşantısının tarihi şehir kültürümüzde bulunmadığına dikkat çekti.

Paneli çok sayıda mimar, mühendis, akademisyen ile üniversite öğrencisi takip ettiği gözlendi.



Üniversitemiz Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsrev Subaşı da 'Kent Kimliği Açısından Yakın Dönem Camilerine Bakış' başlıklı sunumunda Osmanlı ve Selçuklu döneminde yapılan cami ve medreselerin taşıyla, kapısıyla, minaresi ve kubbesiyle bir bütünlük sergileyip mimari estetik sunduğunu belirtti ve günümüzde halkın kıt imkânlarını birleştirerek yaptığı camilerin bu estetikten ve şehir kültüründen kopuk olduğuna dikkat çekti.


Marmara Üniversitesi İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Bozlağan 'İstanbul Nasıl Bir Küresel Şehir Olmalı' başlıklı sunumunda İstanbul'un topografyasının dünyanın hiçbir yerinde bulunmadığını vurguladı. Gökdelenlerin ise İstanbul'un topografyasına aykırı olduğunu ve bunun da İstanbul'un kimliğini kaybetmesine yol açtığını ifade etti.


ha-ber.com / İstanbul