Veliler Birliği'nden çok dillilik paneli
Berlin -Brandenburg Türk Veliler Birliği, UNESCO Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, tarafından kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek, anadili korumak ve gelişimine katkı sağlamak amacıyla ilan edilen 21' Şubat Uluslararası Anadil ve Çok dillilik Günü nedeniyle panel düzenlendi.
Veliler Birliğinde düzenlenen ''Anadil ve Çok dillilik" günü paneline T.C. Berlin Başkonsolosu Ahmet Başar Şen, TEVBB Yönetim Kurulu Başkanı Mehtap Çağlar, Potsdam Üniversitesi Germanistik Kürsüsü Çift dillilik ve okuryazarlık edinimi Prof. Dr. Christoph Schroeder, Berlin İlkokulunda iki dilde eğitim Öğretmeni Evrim Soylu, Eğitimci Bilimci Dil çeşitliliğini ve anaokullarında dil eğitim sürecini destekleme Dr. Petra Wagner, Anadilin çocuğun gelişimindeki etkisi, Eğitim kurumlarında uygulanan anadili konuşma yasağı ve çocuk üzerindeki etkileri Psikolog Nevzat Aydın ve Panel Yönetimi moderatörlüğünü siyaset bilimci Dr. Mehmet Alpbek, gerçekleştirdi.
| |
Veliler Birliği Başkanı Çağlar, kuruluşundan bu yana çok dilliliğin okullarda kabulü, değer görmesi ve desteklenmesi, koordineli bir şekilde hem anadillerinin hem de Almancanın desteklenmesi, Öğretmenlerin kültürlerarası yetkilerinin güçlendirilmesi, Okullarda göçmen kökenli öğretmenlerin talep edilmesinin gerektiğini dile getirdi.
| |
Berlin Başkonsolosu Şen, ''Biz çocuklarımızın ana-babalarının dillerini de en iyi şekilde öğrenmelerini, Türkçeyi en doğru şekilde konuşabilmelerini ve okuyup yazmalarını istiyoruz. Buna iki sebepten dolayı büyük önem atfediyoruz. Dil, geniş ölçekte, kültürün birbirine sıkıca bağlı unsurlarından biri, hatta kültürün en başta gelen aracıdır. Dile hâkimiyet, kültüre bağlılık demektir. Öte yandan, bireylerin kültürüyle olan bağlarının zayıf olması, onlarda bir boşluk, bir aidiyetsizlik hissi yaratabilir. Birey böylece ait olmanın verdiği sosyal, kültürel ve psikolojik doyumlardan mahrum kalacaktır. Çeşitli vesilelerle Alman bilim insanlarının bu konudaki görüşlerine yer veriyorum. Bugün de Almanya'da yaşayan Türk kökenli bir bilim kadınının, Kiel Üniversitesinde dilbilimcilerinden Reyhan Kuyumcu'nun görüşlerine dikkat çekmek isterim. Kuyumcuya göre, anadil Almanca ‘ya rakip değildir. Almanya'da en çok konuşulan ikinci dil olan Türkçe'nin okullarda seçmeli ders olarak verilmesini talep edilmesi gereken bir haktır. Türkçe-Almanca konsepti ile eğitim yapan anaokullarının sayısı da gerektiğinden çok daha azdır. Toplumsal yönden kimlik duygusu, kişinin kendi grubu, toplumu içinde yerini ve değerini tanıması ve tanınmasıdır" dedi.
| |
| |
Dipl. Psikolog Nevzat Aydın, bazı istatistiklere dayanarak yaptığı açıklamasında iki dilliliğin zihinsel gelişim açısından olumlu olduğunu, kendi kültürel kimliğini kazanan bireyler, yaşadıkları toplumun değerlerine de saygı duyarlar. Anadili iyi konuşan gençler, ergenlik dönemi sorunlarını ve kimlik bunalımını daha çatışmasız ve kolay atlattıklarını dile getirdi.
| |
| |
ha-ber.com / Orhan ÖNALDI / Berlin












Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!