''İlk işimiz çifte vatandaşlık olacak''
Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Genel Başkanı Sigmar Gabriel, Türkiye'nin AB'ye üyelik süreciyle ilgili, "Gerçek şu ki, günümüzde AB genişleyemiyor. Bu çok karışık bir durum. Bunun Türkiye'nin nereye gittiğiyle alakası yok, bu AB'nin nereye gittiğiyle alakalı" dedi.
Gabriel, Almanya'nın Ankara Büyükelçiliği'nde yaptığı basın toplantısında, Türkiye temaslarını değerlendirdi.
AB'nin geleceği, siyasi ve jeostratejik nedenler dolayısıyla Türkiye'nin birliğe üye olması gerektiğini belirten Gabriel, Türkiye'nin üyeliğinin 50 yıldır tartışıldığını, artık konuya daha fazla eğilinmesi gerektiğini söyledi.
| |
Gabriel, "Gerçek şu ki, günümüzde AB genişleyemiyor. Bu çok karışık bir durum. Bunun Türkiye'nin nereye gittiğiyle alakası yok, bu AB'nin nereye gittiğiyle alakalı" dedi.
AB'nin homojen ve demokratik olmadığını dile getiren Gabriel, AB vatandaşlarının AB'yi desteklediğini ancak AB kurumları hakkında şüpheleri bulunduğunu söyledi.
Günümüzden 10-15 yıl sonra AB'nin nasıl bir yapısı olması gerektiğine ilişkin sorunun Türkiye ile tartışılması gerektiğini ifade eden Gabriel, Türkiye'nin kendisini değiştirmesi kadar AB'nin de kendisini değiştirmesi gerektiğini kaydetti.
Çifte vatandaşlık
Çifte vatandaşlık konusuna da değinen Gabriel, bu konudaki ilk girişimin SPD Genel Başkanı ve Almanya Başbakanı Gerhard Schröder ve Yeşiller Partisi'nden İçişleri Bakanı Otto Schily'nin 1999 yılında kurduğu hükümet döneminde gündeme geldiğini ancak başarısız olduğunu hatırlattı.
Almanya'da yabancı kökenli vatandaşların 23 yaşına kadar iki vatandaşlıktan birini seçmek zorunda olduğunu anımsatan Gabriel, bunun son derece kötü bir uygulama olduğunu söyledi.
Gabriel, "Bu yılki genel seçimlerden sonra hükümeti kurduğumda, ilk yasa tasarılarından biri çifte vatandaşlık olacak. Fakat asıl önemli olan federal parlamentoda çoğunluğa sahip olmak. Bunun için de seçimleri bekliyoruz. Ondan sonra girişimimizi başlatacağız."
Çifte vatandaşlığı gerekli gördüklerini vurgulayan Gabriel, şunları kaydetti:
"Almanya'da yaşayan birçok kişinin kültürel temeli Türkiye'de. Bunların çoğu Almanya'da kalacak fakat kendilerini aynı zamanda kültürel olarak Türkiye'ye bağlı hissediyorlar. Şu anda onlardan, Almanya vatandaşlarının sahip oldukları haklara tamamen sahip olabilmek için Türkiye ile olan kültürel bağlarını sembolik olarak koparmaları ve Türk pasaportunu iade etmeleri bekleniyor. Birçoğu bunu yapamıyor ve bu nedenle tüm vatandaşlık haklarına sahip olamıyor. Ben bunun adaletsiz olduğunu ve insanlık dışı olduğunu düşünüyorum."
| |
Vize muafiyeti
Vize muafiyeti konusuna da değinen Gabriel, vize konusunun AB müzakereleri kapsamında kolayca çözülebilecek bir sorun olduğunu söyledi. Gabriel, "Müzakereler sürecinde önce kolaylaştırılır, sonra aşama aşama kaldırılacaktır" dedi.
NSU cinayetleri
Nasyonel Sosyalist Yeraltı Örgütü'nün (NSU) işlediği cinayetlerle ilgili olarak Gabriel, bu konunun son yıllarda yaşanan en büyük skandallardan biri olduğunu söyledi.
Bu olayların sebebinin kurumlardaki yeteneksizlik, bilgisizlik ve niteliksizlik olduğunu ifade eden Gabriel, polis teşkilatı içinde geleneksel olarak sağ düşüncelere karşı hoşgörülü olan yetkililer bulunduğunu belirtti.
Çözüm süreci
Gabriel'e, Türkiye ziyareti kapsamında BDP'li milletvekilleriyle yaptığı görüşmenin içeriği de soruldu. Görüşme sırasında milletvekillerinin düşüncelerini dinlediğini belirten Gabriel, çözüm sürecine ilişkin çalışmaların önemli olduğunu, silahlı mücadelenin durmasının ve soruna demokratik bir çözüm bulunmasının Avrupa'yı mutlu edeceğini söyledi.
SPD Genel Başkanı Gabriel, "İlk olarak, neden hapisteki bir insanla müzakere edildiğini, meclisteki BDP ile edilmediğini sorduk, bunu anlamakta güçlük çektiğimizi söyledik" dedi. Gabriel, PKK'nın yasaklı bir terör örgütü olduğuna da işaret etti.
"AB ve Türkiye adil müzakere istiyorsa, Kıbrıs sorun olmaz"
SPD Genel Başkanı Gabriel, Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Rum kesiminin Annan Planı'nı kabul etmemesini "zorlukların başlangıç noktası" olarak nitelendirdi.
| |
Gabriel, "Eğer AB ve Türkiye, gerçekten nihai bir hedef için adil bir şekilde müzakere etmek istiyorlarsa, Kıbrıs'ın, önlerindeki en büyük sorun olacağını zannetmiyorum" dedi.
Rum kesiminin Annan Planı sürecindeki tutumunu eleştiren Gabriel, Türk hükümetinin süreçte adil davranılmadığı yönündeki düşüncesini anladığını söyledi.
"Bir sorunu gerçekten çözmek istiyorsanız, en zor konudan başlamazsınız" diyen Gabriel, gizli bir gündeme sahip olunması durumunda ise en zor konudan başlamanın tercih edilebileceğini ifade etti.
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in konuyla ilgili tutumuna ilişkin soru üzerine de Gabriel, "Sayın Merkel çok akıllı bir hanımefendi. Rüzgarın hangi yönden estiğine bakıyor. Eğer müzakereler yönünde güçlü bir rüzgar olursa, Merkel bunu engellemeyecektir" ifadesini kullandı.
ha-ber.com










Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!