İki dilli okuma yarışmasına yoğun ilgi

Veliler Birliği Ruhr ve Ruhr Öğretmenler derneğinin birlikte düzenlediği Essen, Gelsenkirchen, Duisburg, Müllheim ve Gladbeck'deki toplam 22 ilkokullardan 40 öğrencinin katılımıyla katılımıyla 3. ve 4. sınıflar arasında ''Türkçe okuma yarışması'' düzenlendi.

Yarışma iki aşamalı olup ilk aşamasında okul birincileri seçildikten sonra öğrenciler dernek finallere katılma hakkı kazandı. Finaller ailelerinde eşliğinde tam 6 saatlik bir maratonla ve toplam 200 e yakın kişinin katılımıyla dernek binasında yapıldı.

Öğrenciler ilk önce tanımadıkları Almanca ve daha sonra da Türkçe metni okuyarak becerilerini jüri üyelerine sergilemişlerdir. Jüri üyelerimiz Essen Başkonsolosluğu'ndan muavin konsolos Sezai Ekiz, Dortmund Eğitim Merkezi'nden Evren Erkazancı, sınıf öğretmeni Didem Kılıç, Türkçe öğretmeni Nermin Uslu, Türkçe öğretmeni ve yazar Bahattin Gemici, yazar Nimet Uzuner, eğitim gönüllüsü ve Ruhr Veliler Birliği Başkanı Dr. Ali Sak'dan oluştu.

Yarışma esnasında finallere katılan tüm öğrencilerin Türkçe öğretmenleri de öğrencilerini yalnız bırakmamıştır. Finale kalan tüm öğrencilere katılım belgesiyle beraber birer kitap hediye edilmiştir. Finalin sonuçları 27.4.2013 da Gesamtschule Bockmühle de kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı esnasında açıklanacak ve ödüller de eyalet milletvekili ve Essen Başkonsolosu tarafından verilecek.


Okuma yarışmasının amaç ve hedeflerine gelince:

Bilindiği gibi insan ne kadar çok okursa kelime hazinesi de o kadar çok gelişir. Bu durumda düşünme ufku da gelişir ve zekâ seviyesi de artar. Nitekim okumak sadece Türkçe için önemli değil, aynı şekilde diğer dersler içinde (örneğin matematik, fen) önemlidir. Zekâ gelişimi de aynen kas gelişimine benzer, kullandığınız ölçüde gelişir ve kullanılmaz ise zayıflar. Çok kitap okumak, çok kelime bilmektir ve çok kelime bilmek de zekâ seviyesini daha çok artırır.

Bu tür yarışmaların hedefi de çocukları ve özellikle de velileri okumaya alıştırmak ve ailede okuma kültürünü kazandırmaktır. Zira yapılan yarışmaların sonucunda da belli olduğu gibi çocukların okuma performansı genel olarak giderek düşmektedir. Bu da bize çocuklarımızın evde ‘okuma kültüründen' giderek uzaklaştıklarının bir göstergesidir. Bunu da eğitimciler günümüzde çocukların dünyasına hakim olan bilgisayara bağlamaktadırlar. Zira bilgisayar alışkanlığı çocukları okumaktan uzak tutmaktadır. Her ne kadar teknolojik gelişmelere ayak uydurmamız gerekse de gelişmekte olan çocukların, özellikle de ilkokul çağındaki dilsel ve zihinsel gelişme döneminde okuma alışkanlığı edinmemin bu süreç için oldukça faydalı olduğu göstermektedir. İlkokul çağında verilemeyen okuma alışkanlığı ve sevdasını ileri ki yıllarda vermek artık imkânsız hale gelecektir.



Kitap okuma hakkında bazı öneriler:

Çocukların çevreleri metinlere dolu olduğundan, onları çözme ve anlama merakı oldukça yüksektir. Anne baba olarak çocukların bu ilgisini geliştirmek için kitaplara yol göstermekte kendileri örnek olabilirler, kitap okumasını ve hikâye anlatmasını güzel bir gelenek haline getirebilirler.

Okuyarak örnek olun:

En verimli okuma teşviki çocuklara düzenli bir şekilde kitap okuyup kitap sevgisini uyandırmaktır. Çocuklara kitap okuyarak gelecekteki okuma hevesinin temelini atmış bunun yanı sıra çocuğun sabrını, ısrarını, konsantre olabilme yeteneğini ve dil becerisini geliştirmiş olursunuz.

Kitap okurken dikkat edilmesi gerekenler:

Okumaya yeterince zaman ayırın. Kitapları seçerken kendi tercihinizi değil çocuğun tercihini dikkate alın. Kitap okumayı birlikte yaptığınız, rahat ve güzel bir gelenek haline getirin. Film seyretmek yerine birlikte koltuğa veya yatağa uzanıp kitaba bakabilir, hikâye okur ya da anlatabilirsiniz. Çocuklar sizinle birlikte olmaktan ve kitap okumaktan çok zevklenirler. Okumayı öğrenmiş olsalar bile, yine de sizinle birlikte kitap okumaktan vazgeçmek istemezler.

Erkek çocuklar kız çocuklardan daha az kitap okumaktadırlar. Buna neden olarak kitap okumanın toplumumuzda daha çok "kız meşgalesi" olarak tanımlandığı bir gerçektir. Bu önyargıyı yıkmak annelerin değil babaların görevidir. Babalar da düzenli şekilde çocuklara kitap okumalıdırlar.



Hikâye anlatın:

Hikâye anlatmak da çok önemlidir. Hikâye çocuğun hayal gücünü güçlendirir. Çocuklar küçüklüklerinden, hatta anne babaları veya nine ve dedeleri çocuk olduğu zamanlardan bahseden hikâyelere bayılırlar. Güncel yaşadıklarınızı da hikâyeye yerleştirebilirsiniz. Ya da o an yaşadığınız ortamdan yola çıkıp, örneğin bulaşık yıkarken kaşık ve çatalın maceralarını ya da küvette sünger ve ördekciğin ilk karşılaşmalarının hikâyesini anlatabilirsiniz.

Okuduklarınız üzerine konuşun:

Hem okurken hem anlatırken çocuğunuzla diyalog kurma fırsatından yararlanın. Okumak tek yönlü değil karşılıklı şeklinde olduğu durumda çok daha verimlidir. Böylece çocuklar da konuşmayı ve kendilerini ifade etmeyi geliştirebilir. Okunulan hakkında ne kadar çok konuşulmuşsa yeniden okuma dürtüsünün o kadar kuvvetliydi olduğu saptanmıştır.

ha-ber.com