Erdoğan Gezi Parkı heyetiyle görüştü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi Parkı olaylarıyla ilgili oluşturulan 11 kişilik heyetle görüşmesi sona erdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi Parkı olaylarıyla ilgili oluşturulan 11 kişilik heyetle görüşmesi sona erdi. AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşme 4 saat 25 dakika sürdü.

Heyette, tiyatro sanatçısı Ahmet Mümtaz Taylan, akademisyenler Prof. Dr. Betül Tanbay, Prof. Dr. Hale Çıracı ve İpek Akpınar, yönetmen Kutluğ Ataman, öğrenci Nil Eyüpoğlu, sanat yönetmeni Rumeysa Kiger, mimar Selva Gürdoğan, sosyal medya uzmanı Zehra Öney, öğrenci Zülfikar Kürüm ve sosyal paylaşım sitesinde Başbakan Erdoğan'a hitaben Gezi Parkı olaylarına ilişkin mektup yazan Bülent Peker de yer aldı.

Basına kapalı gerçekleşen görüşmede, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de hazır bulundu.

"Bizler, kimsenin sözcüsü, kimsenin temsilcisi değiliz" 

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. İpek Akpınar,  AK Parti Genel Merkezi'nde, Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan ile Gezi Parkı olaylarına ilişkin yaptıkları görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Taksim Gezi Parkı'na ilişkin görüşlerinin alınması için Başbakan Erdoğan'ın basın danışmanı tarafından dün akşam davet edildiklerini ifade eden Akpınar, diyaloğa inanan insanlar olarak konuya ilişkin bir iletişim kanalı açıldığını düşündüklerini söyledi.

"Bizler, kimsenin sözcüsü, kimsenin temsilcisi değiliz" diyen Akpınar, bireyler, sorumlu vatandaşlar olarak bugünkü görüşmeye katıldıklarını dile getirdi.

Farklı meslek gruplarından, farklı sosyal ve kültürel eksenlerden görüşlerini, Gezi Parkı'ndaki deneyimlerini aktardıklarını belirten Akpınar, "Bugüne dek sunulan taleplerin bilincindeyiz, Gezi Parkı'nın park olarak kalmasını, şiddetin durdurulmasını ve sorumluların soruşturulmasının vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Şiddetin tamamen sona erdirildiği bir ortamda katılım sürecinin devam etmesini ümit ediyoruz. Gezi Parkı'nın bu bağlamda bir örnek teşkil etmesini bekliyoruz, umut ediyoruz" diye konuştu.

Akpınar, vatandaş sorumluluklarının şu anda sona erdiğini düşündüklerini, yetkilileri ve sorumluları sağduyuya davet ettiklerini söylediklerini anlattı.

İpek Akpınar, bir gazetecinin "referandum konusundaki görüşleriniz nedir?" sorusuna da "Bu konu bize sorulmadı. Hükümete konuşulan çözümlerle ilgili herhangi bir yetkimiz olmadığını söyledik. Kişisel görüşlerimizi bu akşam açıklamayacağız, yarından itibaren hepimiz daha serbest olacağız" yanıtını verdi.


Başbakan ile görüşen Kaçan ve Şaşmaz'dan açıklama

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sanatçılar Necati Şaşmaz ile Hasan Kaçan ile Gezi Parkı olaylarını görüştü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sanatçılarNecati Şaşmaz ile Hasan Kaçan'ı AK Parti Genel Merkezi'nde kabul etti.

Oyuncular Hasan Kaçan ve Necati Şaşmaz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti Genel Merkezi'nde görüşmesinin ardından, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Tiyatro Sanatçısı Hasan Kaçan,Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Gezi Parkı eylemleriyle ilgili yaptığıkları görüşmede, gençlerin dileklerini aktardıklarını belirterek, "Madem karşılıklı adımlar atılıyor, özellkile Gezi Parkı'ndaki kardeşlerimizin de bu adıma karşılık vermelerini bekliyorum" dedi.

Eylemlerle ilgili ciddi bir adım atıldığını ve birtakım tekliflerde bulunulduğunu belirten  Hasan Kaçan, Başbakan Erdoğan'ın Gezi Parkı'ndaki gençlerin güvenliğinden endişe duyduğunu ifade etti. Kaçan, şunları kaydetti:

"Onların annesi ve babasını temsil ediyorum. Belki, benim mahallemden arkadaşlar, onların çocukları var, bizim söyleyeceğimiz birtakım şeyler, oradaki kardeşlerimizin güvenliğini sağlayacaktır. Madem karşılıklı adımlar atılıyor, özellikle Gezi Parkı'ndaki kardeşlerimizin de bu adıma karşılık vermelerini bekliyorum. 'Bütün bunlardan sana ne' diyenler olabilir. Netice itibarıyla ben bir babayım, iki evladım var. Evladımın bir sürü arkadaşı var ve onların bir kısmı Gezi Parkı'nda. Onlarla da beraber oldum."

Kaçan, "(Hasan Kaçan, Gezi Parkı'nı biliyor mu) diyen arkadaşlar oldu. Ben zannediyorum 51 senedir Dolapdereliyim ve 51 yıldır oradayım. Bunu soran arkadaşlara ben de şunu sorarım; siz ordaki aslanı biliyor musunuz? Gezi Parkı'ndaki aslanı hiç kimse gördü mü" diye sordu.

"Anne ve babaların yüreği ağzında"

"Ben de bir baba olarak bu kardeşlerimizin büyüğü olarak artık bu karşılıklı adımlardan bir şey çıkmasını, netice çıkmasını istiyorum" diyen Kaçan, şöyle devam etti:

"Onların anne ve babalarının yüreğinin ağzında olduğunu biliyorum. Benim de yüreğim ağzımda. Bakmayın netice itibarıyla anne ve babalar çocuklarına destek oluyorlar ama hepsinin bir taraftan yüreği ağzında olabiliyor. Bu işin gayet yumuşak bir şekilde sonlanması, oradaki kardeşlerimin ve tabii ki arzuları doğrultusunda sonlanmasını canı gönülden istiyorum. Bu konudaki dileklerimizi, arkadaşlarımızın dileklerini de Sayın Başbakana ilettik."


Necati Şaşmaz

Oyuncu Necati Şaşmaz da yaklaşık 2 haftadır yaşananlardan dolayı herkes gibi kendisinin de çok üzgün olduğunu belirterek, "Maalesef 'Türkiyemiz bunu hak etmiyor' demekten başka bir şey söyleyemiyorum" diye konuştu.

"Bizim iletişim eksikliğimiz var. İletişimimizdeki kopukluğu ancak birbirimize tahammülümüzle gideribeleceğimizi düşünüyorum" diyen Şaşmaz, bu konulardaki hassasiyetini, düşüncelerini, fikirlerini, hissetiklerini Sayın Başbakanla paylaşmak, ona aktarmak istediğini belirtti.

"Bu insanları zoraki taraf olmaya itmemeli"

Daha önce Gezi Parkı'na gittiğine dair bir haber yayınlandığını, bunun doğru olmadığını ifade eden Şaşmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla oradaki arkadaşların beni taraf etmeye çalışması hiç hoşuma gitmedi. Bu bir mahalle baskısı gibi geldi. Medyanın yapmaya çalıştığı buydu. Bu insanları zoraki taraf olmaya itmemeli. 'Gezi Parkı'na neden gitmem', şundan gitmem; bir yerde 'ben Atatürk'ün  askeriyim', diğer yerde 'ben örgütün askeriyim' diyenlerle aynı yeri paylaşmak Atatürk'e bile hakarettir aslında, o yüzden orada bana göre kültür yozlaşması yapılmakta, değerlerimizin içi boşaltılmaya çalışılıyor diye düşünüyorum."

Şaşmaz, Türkiye'nin son günlerdeki durumunun herkes gibi kendisini de üzdüğünü vurgulayarak, "Türkiye bunu hak etmiyor, yurtdışından birçok dostum, arkadaşım aradı 'neler oluyor Türkiye'de' diye sordular. Onlara da sesleniyorum; Türkiye emin, Türk milleti emin ve emin olmaya devam edecek, bize güveninizi asla azaltmayın" ifadesini kulandı.

Şaşmaz, "Birbirimizi Allah için sevelim. Sabır kelimesi çok güzel ama tahammül de bir yük taşıma durumu var, bunu rızayla taşıyorsunuz. İnşallah hepimize Allah tahammül versin. Bana göre bu ülkeye nazar değmiştir, dua okuyalım, bu üzerimizden gitsin. Hiçbirimiz istemez bu ülkenin kötü duruma düşmesini, çünkü bu gemide hepimiz varız, batarsa hepimiz batarız" yorumunda bulundu. 

Başbakan Erdoğan'a düşüncelerini anlatmak için randevu talebinde kendisinin bulunduğunu anlatan Şaşmaz, Topçu Kışlası'nın animasyonlarını izlediklerini ve çok beğendiğini, yapılmak istenen projede daha fazla yeşilin bulunduğunu söyledi. 

Şaşmaz, Başbakan Erdoğan'a Gezi Parkı'na birlikte gitme teklifinde bulunduğunu ve onun da "Tabii ki, neden olmasın" yanıtını verdiğini ve Gezi Parkı'ndakileri Dolmabahçe'deki Başbakanlık ofisinde de ağırlayabileceğini dile getirdiğini ifade etti. (Kaynak:AA)

ha-ber.com