''Türkiye'yi böldürmeyeceğiz''
Atatürkçü Düşünce Derneği Berlin üyesi bir grup bayan basın toplantısı düzenleyerek, Türkiye`deki son siyasi gelişmeleri sert dile eleştirdiler.
ADD Berlinli kadınları, ''AKP - PKK - Barzani ittifakı şarkılı-türkülü bir törenle Türkiye'yi bölme planında bir adım daha attı. Irak ve Suriye'de kayaya çarpan ABD Emperyalizmi ve piyonları şimdi ''Büyük Kürdistan" planını Diyarbakır'dan yürütme çabasına girişmiştir. Türkiye`yi böldürmeyeceğiz, bölenleri yıkacağız'' dediler.
ADD Berlinli kadınlar basına sundukları açıklamada özetle şu görüşlere yer verdiler:
''On yılı aşan bir süredir yönetimde olan, AKP döneminde Atatürk Devrimlerinden oluşan Cumhuriyet kazanımları adım adım ortadan kaldırılmaktadır. Bunun son örneğini, 2 Mayıs 1999'da teşebbüs edilip gerçekleştirilemeyen, ama Cumhuriyetimizin 90'ıncı yılı kutlamalarının hemen arkasından yüce Meclis'te icra edilen türban çıkartmasında görüyoruz.
Laik bir hukuk devletinin kamu kurumlarında dini kıyafet sergilenemez. Kafayı örtmenin altında belli ki siyaset var. Erkek ağırlıklı idare, ikinci sınıf gördükleri kadının sırtından saltanat, hilafet ve ümmet toplumu yaratma hayalleri kurmaktadır. Müslüman coğrafyasına baktığımızda iç açıcı görüntüler görülmemektedir. Birbirini boğazlamaya kalkışanların hangisi daha Müslüman? Taliban Türkiye'ye gelse, türbanlı kızları meydan dayağından geçirip, çuvala sokar, evlerine kapatıp okumayı yasaklardı. İslam diye bize sunulan işte bu ortaçağ karanlığı zihniyetidir. Türban üzerinden siyaset yapanların etkisinde kalan yoz zihniyet Menemen'de Kubilay'ı, Turan Dursun'u, Bahriye Üçok'u, Danıştay'da yücel Özbilgin'i şehit etti.
Bütün bunlar ortadayken sınırına, bayrağına, diline, dinine, toprağına sahip çıkmadan türban bayramı yapılıyor. Türk kadını ne tarlada, ne köyde, ne kentte, ne sarayda türban giymedi. Peki, türban nereden çıktı?
Türbanı kadınlarımıza ABD ve AB güdümündeki emperyalist güçler taktı. Gladyo haçlı irticayı türban aldatmacası üzerinden örgütledi. Türban Amerikancı darbelerin örtüsüdür, Büyük Ortadoğu Projesinin simgesidir. 12 Mart 1971 darbesinden sonra İmam Hatip Kız Liseleri açıldı, türban kız öğrencilerin okul forması yapıldı; 12 Eylül 1980 darbesi ise türbanı üniversitelere soktu. Adım adım başı türbanlı, göbeği açık yozlaşmış kuşaklar yaratıldı. Türban esaretin özgürlüğüdür! Vatanımıza, bayrağımıza, bağımsızlığımıza sahip çıkmak görevimizdir, şerefimizdir. Kimseye çiğnetmeyiz.
Cumhuriyet, kamu görevinde kadın giyimini çağdaş ölçülerle çözmüştür. Cumhuriyet kadını, giyim ve kuşamıyla insandır, eşittir, kişiliklidir. Kadını çarşafın veya türbanın içine saklamak, onun bilincini ve ruhunu hapsetmektir. ''Türbanı mesele yapmayalım" anlayışı, kadını meta olarak gören Ortaçağ kültürüne karşı teslimiyettir. Türbanla oy avcılığı büyük bir yanlıştır. Türban, Cumhuriyet`e meydan okumaktır, özgürlük değildir''.
| |
ha-ber.com / M. Sefa Doğanay / Berlin













Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!