ÇANAKKALE VE TERÖR
Güzel bir sabah…
Mart ayının baharı hissettiren günlerinden biri… Bir yanda denizi, diğer yanda Uludağ’ın karla kaplı zirvesini seyrediyoruz. Böyle bir manzarayı tamamlayan iki şey daha var. Birisi el emeğinin beceri ile donattığı sofra, diğeri ise İstanbul ve Ankara’dan gelmiş misafirlerin süslediği uzun masaya sıralanmış dostlar…
Çok mutluyuz ve nazar değmesin diye içimden dua ediyorum…
Çanakkale’ye gidip-gitmeyeceğimizi konuşuyoruz.  18 Mart’ta orada olmanın anlamı bir başka… Bize bu vatanı emanet edenlerin, bu uğurda kanlarını döküp şehitlik ve gazilik mertebesine yükselenlerin o gün ki şartlarda nelere katlandıklarını ve nasıl bir hercümerç içerisinde kaldıklarını sık-sık hatırlamamız gerekiyor.