KIBRISI UNUTMADIK!
Her milletin tarihinde yaşadığı önemli dönemler, sıkıntılar vardır. 
Böyle zamanlarda her şeyin dokunsanız kırılacak gibi hissedildiği süreçler oluşur.  Hastanız uzaktadır, siz erişemezsiniz. Yakınınızdadır iyileştiremezsiniz. Bir çaresizlik hissi kaplar yüreğinizi… Hele, hele birileri acınızı paylaşmıyor, umursamaz davranıyor, yardım elini uzatmıyorsa kırılır, dökülür, manen yıkılırsınız. 
Sonra birden bütün evren bir olur ve sizin için bir şeyler yapmaya başlarlar. İşte o an, Tanrı’nın düğmeye bastığını düşünürüm.  
Beklemişsinizdir, sınanmışsınızdır ve mucize başlamıştır.  Rahmetli Rauf Denktaş bir konuşmasında; “Yıllarca Kıbrıs Türklerini; yunanlaştırmaya, dininden saptırarak Hristiyanlaştırmaya çalışan anlayışa, çocuk ve gençlerin Türkiye düşmanı olarak yetiştirilmesine göz yumanlar, nasıl 12 adayı ve daha sonra küçük adaları kaybetti iseler, bugün de Kıbrıs’ı kaybedeceklerinin farkına varmalıdırlar. “ diyordu.  Dükkânlardaki etiketlerde lira yerine sterlin ’in revaçta olduğunu görüyoruz.  Sonradan gelmiş Türkleri İngiliz pasaportu taşımadıkları, beş çayı içmedikleri, kızları piyano çalmayı bilmedikleri, banyoları ahır, küvetleri suluk ve tavuk kümesi yaptılar diye kültürsüz ve kaba bulmaya devam edenler;  en önemlisi Rum kesimini modern, Türk kesimini yoz bulanlar bu kadar çoğaldı ise söyleyecek bir söz bulamıyorum. Ancak, Kıbrıs’ta yok olma aşamasına gelen atalarını, ana-baba ve çocuklarını kurtaranların, mukavemetçilere silah ve cephane taşıyarak canlarını tehlikeye atanların, toprağa sahip çıkmak için göçmen durumuna düşenlerin, o beğenmedikleri kültürsüz olmakla suçladıkları Türk Askeri ve Türk köylüleri olduğunu unutmamalılar.  Ayrıca; Orada şehit olanlar; artık adanın bir parçası haline gelmişlerdir.  Kanları; Toprağa, kumsala, kayaya dökülüp renk vermiş; şehitlik mertebesine ulaşanlar ada toprağına sarılıp-sarmalanmışlardır. Bütün bunlar unutulmamalılar.  Bugün;  “Türk askerini adadan gönderelim, Rumlarla yine tek halk olalım, ancak o zaman huzura kavuşuruz”  diyenler; çocukluklarından itibaren emperyalizm rüzgârları ile boy atıp, çeşitli Rum vakıflarının yardımları ile dünyanın farklı yerlerinde yetiştirilmiş nereden geldiğini unutmuş, etki altında kalmış, kaybedilmiş farklı bir nesil olmuşlardır.  Türk olarak doğmuş, Kıbrıs’ı yurt edinmiş her kesimden insanın geçmişi unutmaması, ders alması, daha doğrusu yaşanmış olan Kıbrıs gerçeğini sık-sık hatırlaması gerekir.  Neyi anlayamıyorum biliyor musunuz? Bir avuç vatan toprağında bile iktidar hırsına kapılan, ikbal isteği ile gözlerini kör kör olmuş, kavga eden, birbirleri ile uğraşan, huzursuzluklara kepçe tutan, güzel bir gelecek kurmaktan çok kişisel menfaatlerini düşünen politikacıların oluşmasıdır. İnsanoğlu geçmişi böylesine çabuk mu unutuyor, hafızalarını bu kadar kolay mı siliyorlar? Hiç anlayamıyorum.  Barış harekâtında şehit olmuş tüm kardeşlerimizi her hangi bir ayrım yapmaksızın rahmetle anıyor, Kıbrıs davasını unutmadıklarını gösteren Türk gazilerine, Mukavemetçilere ve Mücahitlere Selam ve saygılarımı sunuyorum.   Emperyalist oyunlara alet olan, dinlerini, Türklüğünü ve kültürünü, şehit ve gazilerini unutan politikacılara da sitemlerimi gönderiyorum.  Biz, Kıbrıs’ı ve Kıbrıs davamızı unutmadık… Orasının bir Türk toprağı olduğunu da unutturmayacağız… Bu yolda çaba harcayanlara Selam olsun.    Taner Tümerdirim