Berlin Brandenburg Türkiye Toplumu (TBB) geçtiğimiz hafta sonuçlanan NSU davası hakkında basın açıklaması yaptı.
TBB Seçilmiş Üyesi Safter Çınar, TBB Sözcüsü Ayşe Demir ve siyaset bilimcisi Prof. Dr. Hajo Funke, yaptıkları açıklamalarda 11 Temmuz’da Münih’te sonlanan NSU davası ile ilgili kritik açıklamalarda bulundu. Prof. Funke’nin NSU davası ile ilgili kaleme aldığı “NSU-Mordserie. Staatsversagen. Rassismus –und Konsequenzen” başlıklı makalesinin de basınla paylaşıldı toplantıyı Ayşe Demir açtı.

“Merkel bir keresinde NSU suç örgütünün varlığının bir utanç olduğunu söylemişti. Şimdi bu utanca bir yenisi eklendi” diyen Demir, NSU’nun pek çok üyesinin bilerek davanın dışında tutulduğunu ve dava dosyasındaki pek çok ayrıntının karanlıkta bırakıldığını öne sürdü. Bugün Almanya’nın pek çok yerinde göçmenlerin ve mültecilerin can güvenliğinin olmadığını kaydeden Demir, dava sürecinde ve sonrasında demokratik hukuk devletinin yara aldığını vurguladı.

Demir’in ardından sözü Prof. Funke devraldı. Funke, NSU’lu katillerin pek çoğunun karanlıkta bırakılması nedeniyle öldürülenlerin ailelerinin ve yakınlarının travmasının şiddetlendiğini söyledi. Davanın sonuçlanmasıyla birlikte Neonazi suç şebekesine yönelik mücadelede pek çok fırsatın da kaçırıldığının altını çizen akademisyen, özellikle parlamenter muhalefeti NSU davasının üzerine yeterince gitmemekle eleştirdi. Funke, geçtiğimiz hafta sonuçlandırılan davanın Avrupa demokrasisine de zarar verecek bir skandal boyutu taşıdığını, bunun da terör örgütüyle bağlantılı pek çok ismin kamuoyundan gizlenmesinden kaynaklandığını belirtti. Güvenlik anlayışında ve kurumsal yapısında ciddi bir reform yapılmadan Anayasa Koruma Teşkilatı’nın (Verfassungsschutz) anlamını yitireceğini ifade eden siyaset bilimci, gerçeklerin ortaya çıkarılması için parlamento içinde ve dışında yükseltilmesi gereken mücadelenin önemini hatırlatarak konuşmasını sonlandırdı.

Davanın üzerinin devletin hemen hemen tüm kurumlarına sızmış yapısal bir ırkçılık nedeniyle örtüldüğünü belirten Safter Çınar da, hukuk devletinin yara aldığını ifade etti. Zamanında Baader-Meinhof davasında, sol kaynaklı olduğu için devletin çok daha hızlı bir şekilde hareket ettiğini öne süren Çınar, hukuk devletinin demokrasiye aykırı olarak çifte standartlı davrandığını kaydetti.
TBB yaptığı açıklamada güvenlik politikalarıyla ilgili şu altı dersin çıkarılabileceğini savundu:
- Konu ırkçı suçlar olduğunda kamunun baskısı da dikkate alınarak olaylara daha kapsamlı ve hassas bir şekilde dikkat çekilmesi gerektiği,
- Güvenlik teşkilatlarının daha yoğun bir şekilde konuyla ilgilenmesinin önemi, devlet yargı organlarının bağımsızlığı,
- Elde edilen bütün dokümanların ortaya çıkarılması, ırkçı saldırılara karışanların açıklamalarının yayımlanması,
- Soruşturmayı yürüten kurumların daha nitelikli hale getirilmesi (ABD’de olduğu gibi),
- Olayın bastırılmasından çok, gerekli kurumlara olayın aydınlatılması için baskı yapan bir kamuoyu,
- ve son olarak güvenlik yapısında bir reformu mümkün kılacak bir parlamento.
ha-ber.com/Deniz Schulze













Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!