Anadolu Ajansı
Almanya'nın Mölln şehrinde 1992'de aşırı sağcıların kundakladığı evde yaşamını yitiren ikisi çocuk 3 Türk anıldı.
Almanya'nın Hamburg yakınlarındaki Mölln kentinde, 23 Kasım 1992'de aşırı sağcıların kundakladığı evde hayatını kaybeden Bahide Arslan, Yeliz Arslan ve Ayşe Yılmaz anıldı.
Irkçılığın kınanması ve benzeri saldırıların bir daha yaşanmaması amacıyla düzenlenen programa, Türkiye'nin Hamburg Başkonsolosu Yonca Sunel, Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels, olayda hayatını kaybedenlerin akrabaları ve çevrede yaşayan Almanlar katıldı.
Her yıl dönümünde, yaşanan acı olayı, faillerini ve ırkçılığı kınadıklarını belirten Sunel, "Mölln'den sonra Solingen'i, Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü cinayetlerini, Lübcke cinayetini, Halle ve Hanau saldırılarını lanetledik. 1990'dan bu yana yaklaşık 100 kişi aşırı sağ şiddet eylemleri sonucunda hayatını kaybetti. Başka bir araştırmaya göre bu sayı en az 208. Hayatını kaybeden Türk kökenlilerin sayısı ise 50'den fazla. Sadece geçen yıl Müslüman kurum ve temsilciliklerine yönelik 184 saldırı gerçekleştirildi." dedi.
Konuşmasında Leipzig Üniversitesinin yaptığı araştırma sonucuna atıfta bulunan Sunel, buna göre Almanlar'ın üçte birinin yabancılara karşı çekinceli olduklarının tespit edildiğini aktardı.
Almanya'da her iki Almandan birinin, İslam'ı "tehdit" olarak gördüğünün araştırmalar sonucunda ortaya konulduğunu vurgulayan Sunel, "Göç hikayesinin başladığı 1960'lı yıllardan bu yana ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığı giderek artan bir tehdit haline geldi. Dört kuşaktır Almanya'da yaşayan Türkler, yıldırma, tehdit, korkutma amaçlı olaylara ve saldırılara rağmen Almanya'ya aittirler ve burada varlıklarını sürdürecekler." ifadelerini kullandı.
Sunel, ayrıca Mölln Belediye Başkanı Jan Wiegels'e de seslenerek, "Sayın Başkan, Mölln'ü evi bilen 3 insan, 28 yıl önce alevler arasında kalarak hayatlarını kaybetti. Onların anısını yaşatmak için yılda bir kere düzenlenen törenler yeterli değil. Mölln Belediyesi olarak onların isimlerinin, içinde çocukların oynayacağı, çiçeklerin ve ağaçların büyüyeceği bir parkta yaşatılmasının toplumsal dayanışma açısından da güzel bir mesaj olacağını düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!