
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 18 Temmuz 2026
Ha-ber.com
Kraliçe 2’inci Elizabeth'in eşi Prens Philip, 99 yaşında hayatını kaybetti. İngiliz monarşisini modernleştirme çabalarına katkıda bulunan Prens Philip, en çok kamuoyu önünde sergilediği sert kişiliğiyle akıllarda yer etmişti.
Sözünü sakınmayan ve kolay sinirlenen bir mizaca sahip olan Philip, 1947 yılında Kraliçe Elizabeth ile Westminster Abbey'de düzenlenen törenle evlendi. Edinburgh Dükü unvanına sahip olan Prens Philip, resmi herhangi bir rolü olmamasına rağmen 70 yılı aşkın süre İngiliz kraliyet ailesinin en etkin bireylerinden biri oldu.
Dostları, çoğu zaman tavırları ve düşüncesizce sarfettiği sözleri nedeniyle eleştiriye maruz kalan Philip'in Kraliçe 2'nci Elizabeth'ın en yakın sırdaşı olarak İngiliz monarşisine kıvrak zeka ve enerji kazandırdığını söylüyor.
Prens Philip, Kraliçe Elizabeth’in eşi olması nedeniyle herhangi bir rahatsızlık hissetmiş olsa da bunu hiçbir zaman kamuoyu önüne yansıtmamasıyla biliniyor.
Ancak Philip, 90'ıncı doğumgünü nedeniyle BBC'ye verdiği söyleşide, evliliğinin ilk yıllarında kraliyet ailesi içinde kendisi için bir rol bulmada zorlandığını söylemişti.
Philip, eşi Elizabeth'in 20'nci yüzyılın siyasi ve sosyal çalkantılarını ustalıkla atlatarak İngiliz monarşisini çok daha farklı bir zamana uyum sağlar hale getirmesine yardımcı oldu.
Sarayda reform yapan Philip, kraliyet ailesinin nüfuzunu yansıtmak için televizyonun giderek büyüyen gücünden yararlanmak gerektiğini savundu.
Eşi Elizabeth'in 1953 yılında taç giyme töreninin televizyondan canlı yayınlanması için baskı yapan Philip, sarayın ”aşırı resmi” olarak nitelediği bazı geleneklerini kaldırdı. Philip aynı zamanda bir televizyon söyleşisi veren ilk kraliyet ailesi mensubuydu.
Ancak Philip, hayatının ilerleyen yıllarında monarşinin zamana ayak uydurmasını engellemekle eleştirilmiş, çocuklarının mutlu aileler kurmayı başaramamasında aşırı müdahaleci tavrının rol oynadığı suçlamalarına maruz kalmıştı.
Kraliçe Elizabeth ve Prens Philip'in 1948 doğumlu Prens Charles, 1950 doğumlu Prenses Anne, 1960 doğumlu Prens Andrew ve 1964 doğumlu Prens Edward olmak üzere dört çocuğu var. Bunlardan üçünün evlilikleri boşanmayla sonuçlanmıştı.
Saray yetkililerine göre Philip, eşi Elizabeth'e bir hükümdar yerine sıradan bir insan gibi davranan tek kişiydi.
Kraliçe Elizabeth'i aldattığına ilişkin söylentilere rağmen çift uzun yıllar boyunca evli kaldı ve 2017'de 70'inci evlilik yıldönümlerini kutladı.
Ancak sürgüne gönderilen Yunanistan Prensi Andrew'un oğlu, Kraliçe Elizabeth'in ise üçüncü dereceden kuzeni olan Philip, hiçbir zaman İngiliz halkının tamamının kalbinde taht kurmayı başaramadı.
Elizabeth İngiltere hükümdarı olsa da konu ailevi meselelere geldiğinde aile reisinin Philip olduğu gözleniyordu.
Windsor ailesi, Prens Charles'ın ilk eşi Prenses Diana'nın 1997 yılında Paris'te geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybetmesinden sonra hızla popülarite kaybettiğinde Philip, monarşinin yeni İngiltere'ye uyum sağlama sürecini durdurmakla suçlanmıştı.
36 yaşında hayatını kaybeden Prenses Diana'nın sevgilisi Dodi Fayed'in babası, Londra'daki ünlü lüks mağaza Harrods'un sahibi Muhammed El Fayed, Prens Philip'in, Diana ve oğlu Dodi'nin öldürülmesi emrini verdiğini söylemişti.
Prenses Diana ve Dodi El Fayed'in ölümünden on yıl sonra yapılan bu suçlamaya ilişkin herhangi bir kanıt bulunamasa da bu tür suçlamalar, İngiltere kamuoyunun Prens Philip hakkındaki karmaşık hislerinin bir yansıması olarak kabul edildi.
Prens Philip, 1990'lı yıllarda çocukları ve çocuklarının eşleri İngiliz bulvar gazetelerinde manşet olmaya başlamasından önce kraliyet ailesinin en tartışmalı ferdiydi.
Nükleer güçten doğal yaşamın korunmasına kadar birçok konudaki görüşleri nedeniyle eleştirilerin hedefi olan Philip, Dünya Doğa Fonu'nun (WorldWide Fund for Nature) başkanlığını yaparken bir yandan da sülün avına çıkması nedeniyle ikiyüzlülükle suçlanmıştı.
Philip bu konuda BBC'ye ”Doğanın korunması konusunda kaygılı olmakla tavşanlara sarılmak arasında bir fark olduğunu düşünüyorum” şeklinde bir açıklama yapmıştı.
Bu gibi keskin görüşleri, Philip'in kamuoyunun gözünde en çok dikkat çeken özelliği haline gelmişti. Prens Philip, 1980'li yıllarda Çin'e gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında da Uzakdoğulular için ”çekik gözlüler” şekinde bir ifade kullanmış ve bu, Kraliçe'nin temkinli ve itidalli tavırlarıyla zıtlık oluşturmuştu.
Kendisini yakından tanıyanlar, bu kötü şöhretin, Philip'in kibar ve ince zekasını, ailesine olan bağlılığını, spor tutkusunu ve kraliyet ailesi mensubu olmayı büyük bir ciddiyetle ele almasını gölgede bıraktığı görüşünde.
Tahtını kaybeden bir ailenin oğlu olan Philip, halkın saygısını kaybeden monarşilerin etkisini yitireceğine inanan bir kraliyet ailesi mensubuydu.














Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!