
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 16 Temmuz 2026
Ha-ber.com
ABD’nin Afganistan’dan Ağustos sonuna kadar askerlerine çekecek olması ve Türkiye’nin Kabil Uluslararası Havaalanı’nın güvenliğini devralması konusu, son dönemde Türk- Amerikan ilişikilerinin en önde gelen başlıklarını oluşturuyor.
Kabil Uluslararası Havaalanı'nın güvenliğinin sağlanması konusunda Amerika'yla Türkiye arasında görüşmeler devam ederken, Washington Üniversitesi Jackson Uluslararası Araştırmalar Okulu’ndan Profesör Reşat Kasaba, ‘’Bu Türkiye için riskli bir karar bence çünkü Türkiye'nin komşusu değil. Sınırlar ötesi bir faaliyet olacak Türkiye için. Fakat genel görüş; Türkiye'nin Amerika ile ilişkilerini biraz daha iyileştirmek, geçmişte yaşanan sorunları çözmeye çalışmak istediği ve Kabil Havaalanı’na bir şekilde bir güvenlik unsuru olarak Türk askerini yollamasının da bunun bir parçası olduğu şeklinde. Tabii bunun çok iyi düşünülmesi lazım. Çünkü Türkiye tek başına böyle bir işe girişirse, bir hedef haline gelecek. Taleban için, bunun komşu ülkelerle; Pakistan olsun, Rusya olsun, o ülkelerle yakın bir temas halinde yapılması gerekli. Türk askerlerinin de güvenliğinin sağlanması gerekiyor. Fakat genel çerçevede Türkiye'nin Amerika ile olan ilişkilerini biraz düzeltmeye çalışmasının bir göstergesi bence’’ değerlendirmesinde bulundu.
Başkan Joe Biden’ın Ortadoğu'da çok büyük bir kriz olmadığı sürece çok aktif bir rol oynamak istemediğini söyleyen Profesör Kasaba, Amerika’nın bölgede yerel aktörlere yer açtığını, Türkiye ’nin de bu aktörlerden biri olduğunu dile getirdi.
Türk Amerikan ilişkilerinde S- 400 krizinin bir şekilde aşılması gerektiğini söyleyen Kasaba, bir çözüm bulunacağı tahmin ettiğini ifade etti.
’’Türkiye'nin hala ilişkilerinin, çıkarlarının büyük bir kısmı Rusya’dan ziyade Amerika ile olan ilişkilerine bağlı. Biden yönetiminde Türkiye'nin Amerika'yı daha uzaklaştıracak siyaset izleyeceğini sanmıyorum’’ diye konuşan Kasaba, Amerikan dış politikasının kurumlara bağlı, kurumlar içindeki uzmanlara bağlı, süreçler içinde gelişen ilişkilerle şekillendiği hatırlatması yapan Kasaba, Trump döneminde dış ilişkilerin daha çok çeşitli liderlerle olan kişisel ilişkileriyle belirlendiğini vurguladı.
Kurumlara bağlı dış politikanın daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu dile getiren Profesör Kasaba,’’Çünkü öbür türlü, çok bilinmeyen, beklenmeyen birtakım olaylar, birden bire kontrolden çıkabiliyor . Trump döneminde Dışişleri'nin, bürokrasinin bir çok önemli pozisyonları boş bırakıldı, tayin yapılmadı. Daha sistematik bir yaklaşım görüyoruz şimdi Biden’da, bence bu da olumlu bir gelişme’’ diye konuştu.
“Amerika şu anda kendi iç sorunlarına odaklanmış vaziyette’’ diyen Kasaba, “Dış konularda Çin çok büyük bir odak noktası’’ dedi.
Başkan Biden’ın 1915 olaylarını soykırım olarak tanımasını, “Amerika'nın iç siyaseti ile ilgili bir gelişme’’ olarak niteleyen Kasaba, “Genellikle son birkaç yıldır Türkiye'nin izlediği, özellikle Rusya ile ilişkili politikaları, Suriye'nin kuzeyindeki politikaları, Amerikan Senatosu'nda geleneksel olarak Türkiye'yi destekleyen siyasetçilerin çoğunu biraz Türkiye'den soğuttu. Yani onlar eskiden olduğu gibi böyle bir karara karşı çıkmakta kendilerini çok rahat hissetmediler. O nedenle biraz onun bir sonucu. Fakat sanmıyorum bunun büyük bir kriz olacağını. Türkiye de büyük bir kriz haline getirmedi. O nedenle bu biraz iç politikayla ilgili ve öyle görmek gerekiyor’’ dedi.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!