Türk siyaseti Bağımsız Türkiye Partisi başkanı Hüseyin Baş ve kadroları ile gençleşiyor. Geçtiğimiz hafta İzmir’de yoğun yağmur ve çamura rağmen BTP’nin İzmir İl Kongresi vardı. Korona tedbirlerinin gölgesinde yapılan Kongre’de, partinin ileri gelen isimleri selamlama konuşmalarında farklı noktalara ve önemli sorunlara değindiler. Konuşmacılar yıllardır savunulan ve benimde Haydar hoca hayranlığıma neden olan Milli Ekonomi modelinin nasıl çözüm olacağına dair bilgilendirmeleri içeriyordu.  Vatandaşın içinde bulunduğu sıkıntıların, yokluk ve yoksulluğun üzerinde duruldu. Ancak, ne iktidar partisinin ne de muhalefet partilerinin iş başına geldiklerinde uygulayacakları bir çözüm modeli sunamadıkları, “Hele bir iş başına gelelim bak nasıl çözüyoruz” anlayışına sahip oldukları anlatıldı. Türkiye’nin en genç siyasetçisi unvanını taşıyan Hüseyin BAŞ, sorduğu sorularla, yaptığı sunular ile çarpıcı örnekler verdi ve iktidarın ne gibi yanlışlar yaptığını diğer siyasetçiler gibi kavga söylemine kaçmadan, ince espriler, şakacı konuşma üslubu ile yanıtladı. Özellikle “ASELSAN’ı satacaklarına Sarayı satsınlar… Saray daha çok para eder, hem de Araplar saraylara bayılır.” Göndermesi ile çok alkış aldı, izleyicileri kahkahaya boğdu. *** Bugün Çin’in Milli Ekonomi Modeli adı verilen; patenti Haydar Hoca’ya ait programı takip ettiklerini, bu ve benzeri ülkelerin her geçen gün çoğaldığını, Rusya’nın bu model ile kalkındığını, ancak Türkiye’nin bunu görmemezlikten gelmeye ve serbest ekonomi modelini devam ettirmeye çalıştıklarını dile getiren konuşmacılar; Türkiye’nin her türlü rezervi ile çok çabuk içine düşülen dar boğazdan çıkılabileceğini belirttiler. Maalesef davet edildikleri halde yandaş medya kongreyi izlemeye gelmediği gibi, aradan geçen süreçte konuşulanları kendi yayın alanlarına da taşımayıp, BTP’yi ve genç başkanının söylemlerini yok saymaya devam ettiklerini gördük. *** Bence bu görmemezliğin altında ilginç bir işbirliği tarzı var ki, ileride ibretle anlatılacaktır… Programda kısa bir gösteri yapan Ege efeleri, iktidarın hoşuna gitmeyen İzmir marşı, 10 ncu yıl marşı gibi marşlar, hazırlanan Atatürk ağırlıklı muhteşem Sine vizyon gösterisi izleyenleri ağlattı… “Milli” lik kavramını çok iyi vurgulayan, bunu yok etmeye çalışanların bir gün gelip hesap vereceklerine dair inancı da, milli olmanın önemini kavramayı da pekiştirdi. Bağımsız Türkiye Partisinin kurucusu Haydar Hoca’nın, ehlibeyt hayranı genç Hüseyin’i konulara olan hakimiyeti, dikkatle seçtiği sözler ve boşlukları dinleyenlerin doldurduğu konuşmaları ile başkanlık görevini hakkı ile yerine getirdiğini gösterdi. Çok farklı görüşlerden insanların merakla doldurdukları salon, gelecek için ümitleri yeşeren insanların gülümseyen yüzleri ile boşaldı. Bir çok önemli konu dile getirildi. Ancak gözlemlediğim ve benimde yazılarımda dile getirdiğim Milli Ekonomi modelinin ön planda olması yani unutulmamış olması, birde genç insanların ve kadınların çoğunlukta olması idi… Haydi bakalım hayırlısı… Hüseyin BAŞ’a diğer partilere de örnek olması dileği ile başarılar…