
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 12 Temmuz 2026
Ha-ber.com
Türkiye’nin son yıllarda değişmeyen gündemlerinden olan tutuklu gazetecilerin durumu bu kez bir belgesele konu oldu. Belgeselde hem cezaevlerindeki gazetecilerin hem de yurtdışına gitmek zorunda kalanların durumu ele alındı.
Merkezi Diyarbakır’da bulunan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ile Gazeteci Ensar Özdemir birlikte hazırladığı ‘Korku Tünelinde Gazetecilik’ isimli belgeselde, cezaevlerinde bulunan veya yurtdışına gitmek zorunda kalanların yaşadıkları anlatıldı.
Yapımı dört ay süren 34 dakikalık belgesel, sokak çatışmalarının yaşandığı 2015 yılında, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaşanan bir olaya ait görüntülerle başlıyor. Olağanüstü Hal döneminde kapatılan Dicle Haber Ajansı'nın muhabiri Serhat Yüce, kameraların önünde kafasına silah dayanarak gözaltına alınmıştı. Belgesel daha sonra Almanya’da yaşayan gazeteci Can Dündar’ın Türkiye’de yaşadıklarıyla devam ediyor.
Belgeselin devamında Van’da iki köylünün gözaltına alındıktan sonra helikopterden atıldıkları iddiasıyla ilgili yaptığı haberin ardından hakkında “Silahlı terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla dava açılan ve tutuklanan Cemil Uğur’un yaşadıkları kendi ağzından ekrana getiriliyor. Gazeteci Celal Başlangıç ile DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu’nun görüşlerine de yer verilen belgesel, derneğin sosyal medya hesapları üzerinden yayınlanmaya başlandı.
Belgeselle ilgili VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu, gazetecilerin yaşadıklarını hatırlatmak amacıyla belgeseli yaptıklarını söyledi. Belgeseli izledikçe hafızaların tazeleneceğini söyleyen Müftüoğlu, yaşananların hatırlanmasıyla hak ihlalleriyle daha etkin mücadele edilebileceğini vurguladı.
Gazetecilerin yaşadığı sorunların çeşitli platformlarda dile getirildiğini ama yetersiz kaldığını savunan Müftüoğlu, “Türkiye gazetecilik mesleğinin yapılması açısından zorlu ülkelerden biri. 2015 yılından bu yana tablo ne yazık ki daha karanlık. Belgeselin isminde olduğu gibi korku tüneline benzer bir ortamda gazeteciler çalışıyor. Yaptıkları haberler nedeniyle de bizzat devletin hedefi haline geliyorlar ve ne yazık ki Türkiye'de hala 65 gazeteci cezaevinde tutuluyor. Sayı ne yazık ki bu kadarla sınırlı değil. Yüzlerce gazeteci hakkında soruşturmalar açılıyor gözaltı ve tutuklamalar yaşanıyor. Aslında derdimiz o günden bu yana var olan tabloya biraz işaret etmek ve bunu kamuoyuna duyurmaktı. Her bir gazeteci benzer sorunları yaşıyor, bunu çeşitli platformlarda dile getiriyoruz ama bu çok sınırlı kalıyor. Aylık raporlar açıklıyoruz, veriler sunuyoruz, yıllık raporlarımızda gazetecilerin ne gibi hak ihlallerine maruz kaldığını gösteriyoruz. Ama ne yazık ki çok daha az yer buluyor ya da daha az insana ulaşıyor. Bunun etki gücünü arttırmak istedik, biraz daha fazla insana ulaşmak hem gazetecilerin yaşadıkları sorunları anlatacakları bir platform yaratmak hem de bu yaşananları bütün kamuoyuna duyurmak istedik. Ancak bu yaşananları duyurabilirsek bir sonuç elde edebiliriz, bana karşı bir mücadele örgütle biliriz” dedi.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!