
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 12 Temmuz 2026
Ha-ber.com
Ankara’da düzenlenen Kırım Tatar Teşkilatları Platformu’nun toplantısında, Rusya’nın Ukrayna’da sürdürdüğü savaşın yanısıra Kırım’ın geleceğine ilişkin beklentiler değerlendirildi. Toplantıya “milli lider” olarak nitelenen Ukrayna Parlamentosu üyesi Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov video konferans yoluyla katıldı.
Kırım Tatar Teşkilatları Platformu çatısı altındaki 40 sivil toplum örgütü, Rusya’nın 1944’te zorunlu sürgün politikasının yanısıra 2014’te Ukrayna’nın Kırım yarımadasını ilhak etmesiyle birlikte, sürgünde yaşamı ve Moskova’nın emperyalist tutumunu kınadı. Ancak CHP’li Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Avukat Kazım Kurt’un destek verdiği ve Kırım Tatar Teşkilatları Platformu’nun buluşmasında yapılması planlanan mitinge ise yasaklama getirildi.
Eskişehir Valiliği, Kırım Tatarları’nca ve Kurt’un katkısıyla düzenlenecek Rusya’yı kınama amaçlı 18 Mayıs’taki miting dahil 10 – 24 Mayıs tarihleri arasında tüm etkinlikleri on beş gün süreyle yasakladı. Yasak, “Türkiye’nin, Rusya’yla diplomatik ilişkileri açısından kitlesel bir protestoya izin vermeme” tutumu olarak yorumlandı.
Toplantıda Ukrayna’daki savaşta son durumu paylaşan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya’nın şu an ülkenin güney bölgelerini işgal ederek, Ukrayna’nın sınır komşusu Moldova’nın ayrılıkçı bölgesi Transdinyester’e bir koridor açmak istediğini anlattı. Rusya’nın Ukrayna’nın Karadeniz ile olan bağını koparmak istediğini belirten Kırımoğlu, Moskova’nın aynı zamanda ateşkes kararlarına da uymadığını vurgulayarak, sivil ölümler nedeniyle Rusya’yı suçladı.
Kırımoğlu, “Tahliye için koridor açıyorlar ama sonra tahliye araçlarına ateş açıyorlar. Mariupol’da anlaşmalar yapılıyor ama ateşkese uymuyorlar. Bu yüzden tahliye olanlar az oluyor. Kıyiv (Kiev) bölgesindeki Buça, Borodyanka ve diğer yerleşim yerlerinde sivilleri öldürdüler. Bu yerleşim yerlerinde yaşananlar ayrı bir mesele. Birçok uluslararası gözlemci gelip inceleme yaptı. Bir dizi toplu mezar bulundu. Böyle vahşet İkinci Dünya Savaşı’ndan beri Avrupa’da görülmedi” ifadelerini kullandı.
Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov da Kırım’ın Rus nüfusuyla doldurulduğunu söyleyerek, savaş nedeniyle de Kırım Tatarları’na, tutuklama gibi baskılar uyguladığını ifade etti.
Kırım Tatar Teşkilatları Platformu Başkanı ve Kırım Gelişim Vakfı Başkanı Ümit Şilit, “Bugünlerde dünya yine bir katliama, yine bir gözyaşına, kana ve zulme şahitlik ediyor. Yine Rusya’nın zulmü dünyanın gözü önünde devam ediyor. Biz bu katliamlara, zulümlere, ölümlere hiç yabancı bir millet değiliz. Kırım Tatar milleti defalarca bu zulümleri yaşamış, defalarca sürgünlere uğramış, soykırımı yaşamış bir millet. Bugün yine Ukrayna’da yaşayan Ukraynalı kardeşlerimiz, Kırımlı soydaşlarımız zor günler yaşamaktadırlar. Burada Türkiye’nin değişik bölgelerinden gelen soydaşlarımız, yine bir zulüm (Rusya) yüzünden vaktiyle Romanya üzerinden Türkiye’ye geldi. Eğer sürgün zulüm olmasaydı; Türkiye, Bulgaristan, Romanya, ABD’de bizim ne işimiz vardı? Maalesef bu koşullar dünyanın gözü önünde gelişiyor ama dünya ses çıkarmıyor. Bugün iletişim olanakları nedeniyle tüm haberleri alıyoruz. Oysa ki 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Tatarlarının vatanlarından topyekun olarak sürgün edilişini, bir tek canlı kalmaması için 250 bin kadın, çocuk ve ihtiyarın katledilişini dünya değil görmek, duymadı bile. Duysa bile duymazlıktan geldi. Bu acı tarihi unutmamamız lazım. Haklı davamıza sahip çıkalım” dedi.
Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin de, “Biz hiçbir zaman siyasi taleplerimizden vazgeçmedik. Bu siyasi talebimiz nedir? Kırım’da Kırım Tatar Muhtar Cumhuriyeti’dir. Bugün bu taleple devam ediyoruz. Bugün Ukrayna toprak bütünlüğüne saygılı, coğrafya esasına dayalı bir milli muhtar cumhuriyeti talebimiz devam ediyor. Kültürel, tarihi çalışmalarımızı yaparak halkımızın Kırım Tatarı olarak yaşaması için elimizden geleni yapacağız. Bu toplantının da bunlara kuvvetli bir vesile olmasını diliyorum. Bir halk eğer var olmak isterse bunu ancak kendisi sağlayabilir. Bugün tüm dünyadaki Kırım Tatarlarının bir karar vermesi gerekiyor: Biz Kırım Tatarları olarak yaşayacak mıyız, yaşamayacak mıyız? Var olacak mıyız, olmayacak mıyız? Vatanımızla bağımızı koparacak mıyız koparmayacak mıyız? Tabii ki hepimiz Türk’üz, Müslümanız bundan da şeref duyarız. Ama biz Kırım Tatarıyız. Kırım Tatarları olarak da insanlığın kıymetli bir parçasıyız. Onurlu ve şerefli yaşamak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye konuştu.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!