
Ha-ber.comHa-ber.comGüncellendi: 10 Temmuz 2026
Ha-ber.com
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği'nin (FIFA) futbolcuları kapsayıcılık ve çeşitliliği destekleyen kol bantları takmaları halinde sarı kart ile tehdit etmesini eleştirdi.
Katar Dışişleri Bakanı ile birlikte basın toplantısında konuşan Blinken, "İfade özgürlüğüne kısıtlama gördüğümüz her durum kaygı vericidir" dedi.
Blinken, Doha Diplomasi Kulübü'nde yaptığı açıklamada "Bu özellikle konu çeşitlilik ve kapsayıcılıksa böyledir. Benim görüşüm, futbol sahasında hiç kimsenin bu değerleri desteklemek ve takımını temsil etmek arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerektiği yönünde" dedi.
FIFA, Blinken'ın açıklaması hakkında henüz yorum yapmadı.
Katar'a dün giden Blinken, Dünya Kupası'na bağlı gençlik futbol programını ziyaret etti, daha sonra ABD-Galler maçını izledi.
FIFA'yı açıkça eleştirse de Blinken, Katar'a karşı daha ölçülü bir ton kullandı. Enerji zengini Ortadoğu ülkesi turnuva öncesinde göçmen işçilere muamelesi ile eşcinsel ilişkiyi suç kabul etmesi nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu.
Blinken, "İşçiler olmadan, özellikle de göçmen işçiler olmadan, bu Dünya Kupası'nın yapılmasının mümkün olmayacaktı, bunu biliyoruz" dedi. Blinken, Katar'ın son yıllarda işçi haklarının kapsamını genişletmek için anlamlı adımlar attığını kaydetti.
Blinken, "Esas işin bu alanlarda yapılması gerekiyor. ABD işçi ve insan haklarının güçlendirilmesi konusunda Katar'la birlikte Dünya Kupası'nın ardından daha geniş kapsamlı çalışacak" dedi.
Blinken, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman El Tani ile bir basın toplantısında konuştu. Şeyh Muhammed Katarlı bir gazetecinin ülkesine yönelik basın saldırılarını sorması üzerine bunları reddetti.
Katar Dışişleri Bakanı, "Katar'daki reformlarla ilgili olarak sanırım bazıları bunları dikkate almadı ve görüşlerini mevcut kanılara dayandırdı. Tabii ki sadece bize saldırmak ve imajımızı bozmak isteyenlerin fikirlerini değiştiremeyiz" diye konuştu.
İran, gazeteleri de hep kullandıkları bir yöntem olan aralarında ABD, İngiltere ve İsrail'in olduğu yabancı güçleri protestoları tetiklemek ve İran milli takımının yenilmesini sağlamakla suçladı.
Sertlik yanlısı günlük gazete Kayhan, "İran-2; İngiltere, İsrail, Suudi ve vatan hainleri-6" manşetini attı. İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından atanan gazetenin yazı işleri müdürü, İran'ın yenilgisinin yurtiçi ve yurtdışındaki vatan hainleri tarafından İran milli takımına karşı haftalarca yürütülen haksız ve emsalsiz psikolojik savaştan kaynaklandığını öne sürdü.
İranlı taraftarlar dünkü maçta Amini'nin adıyla sloganlar atmış, protesto amaçlı sloganların yer aldığı pankartlar taşımış ve tişörtler giymiş, milli marşı yuhalamıştı. Birçokları ülkedeki protesto gösterileri ve hükümetin bunlara verdiği sert yanıt arasında milli takımı destekleyip desteklememe konusunda bile arada kaldı.
İran'daki insan hakları aktivistlerine göre protestolarda şimdiye kadar en az 419 kişi hayatını kaybetti. Pazartesi günü maç başladığı sırada İran güvenlik güçleri, ülkenin batısında bir Kürt kasabasında göstericilere ateş açtı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nden yapılan açıklamada ise İran'daki durumun hassas olduğu, son iki ayda hayatını kaybedenlerin sayısının 300'ü aştığı belirtildi.
Bir diğer sertlik yanlısı günlük gazete Vatanemrooz, İran'da protestocuların milli takımın başarısızlığını sokaklarda kutladıklarını, İngiltere gol attığında sevinç nidaları attıklarını ve arabalarının kornalarına asıldıklarını yazdı. Tahran'ın merkezinden gelen ve internette yayılan görüntülerde sürücülerin kornaya basarak İngiltere milli takımının attığı gol sayısı olan "6" diye bağırdıkları görülüyor. Yetkililer ülkenin kuzeybatısındaki Meşhed kentinde bir kafeyi İngiltere için tezahürat yapıldığı gerekçesiyle kapattı.
İran'ın reform yanlısı günlük gazetesi Shargh ise "Oyuncuların hiçbiri ruhen hazır değildi" diye yazdı.
İran'da ülke geneline yayılan protestolar ilk olarak başörtüsü ya da hicap karşıtı kadın hakları hareketi olarak ortaya çıktı, ancak kısa sürede İran'daki dini rejimin düşürülmesi çağrıları yapılmaya başlandı. Gösteriler sırasında İranlı yönetmenler, aktörler, spor yıldızları ve ünlüler hükümete karşı açıkça konuşmaya başladı.















Yorumlar
0 yorumBu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!