
0 görüntülenme
ACI VATANDA YABANCI, ANAVATANDA GURBETÇİ OLMAK GÜÇTÜR
Güçtür insanın yaşamını gurbette sürdürmesi.
Bu gurbet yurtiçinde de olsa, yurtdışında da...
Neresinde olursanız olun gurbetin, altından kafese konan bülbül örneğinde olduğu gibi; „İlle de vatanım!“ dersiniz.
Ama o vatan, özlediğiniz o atayurdunuz, anayurdunuz çok uzaklardadır sizden artık.
Yurtiçi gurbeti bilemem de, yurtdışı gurbetse gurbet; atayurdunuzdaki eş, dost gözünde bir başka yerdesinizdir.
Sizi kendilerinden ayrı tutarlar.
Yediğiniz önünüzde, yemediğiniz arkanızdadır sizin onların gözünde.
O duruşta, o değerlendirmede bir suçlama, bir yakınış, yadsınan bir düş kırıklığı vardır.
Kupkuru bir varsayımdır o yakınış.
Kemikleşmiştir atayurttakilerin kafasında.
Sizin atayurdunuzu, anayurdunuzu arkanızda bırakma kararınız söz konusu değildir.
O önyargılar kesinlik kazanmışlardır artık atayurdunuzda, anayurdunuzda bıraktıklarınızda.
Ayrıcalıklısınızdır artık siz.
Geçmişinizde atayurdunuz, anayurdunuz için gösterdiğiniz emeğin, atayurdunuzdaki, anayurdunuzdaki geçmişinizin, atayurdunuz, anayurdunuz üzerine konuşma ve söz söyleme hakkınızın elinizden alınmasıdır o suçlama, o yakınış...
O suçlama, o yakınış, işin gerçeği; siz atayurdunuzdan yurtiçi gurbete, anayurdunuzu arkanızda bırakıp gümrük kapısından yurtdışı gurbete attığınız ilk adım sizi o gurbetin en saygın kişisi yapmıştır artık.
O gurbet, o acıvatan banka hesabınıza para yağdıracaktır bundan böyle...
O gurbetin, o acıvatanın tüm olanakları ayaklarınızın altına serilmiş ipekten bir halıdır atayurdunuzda, anayurdunuzda bıraktığınız eş ve dostun gözünde.
Size akıldışı gelse de...
Atatyurdunuzda, anayurdunuzda yaşamanın sizin açınızdan bir yaşam savaşımı olması yüzünden gurbeti seçtiğinize kimse inanmaz...
Yurtdışı gurbet 'dır gerçekte sizin için. Orada yaşam peri masalı değildir. Gel, gör ki; bu gerçek de anlaşılmaz ya da anlaşılmak istenmez o eş ve dost tarafından.
Buraya bir anımı bırakıyorum, daha doğru anlaşılmayı umarak:
İşte; tam da, budur, bu yanıtta gizlidir
İster yurtiçi, ister yurtdışı olsun gurbet; gittiğiniz gurbet; yaşamınızın akışının en önemli tamlaması, iş sahibi, öğrenci, işçi, sanatçı ya da sığınmacı; var olan toplum katmanının size nasıl yaklaşacağının, sizi nasıl sınıflandıracağının belirtenidir.
Bu soruların yanıtıdır gurbet. Gurbette olmak. Gurbetçi olmak.
Gurbet size yabancı olduğunuz duygusunu, hangi çevreden, hangi iş kolundan, nereden gelirseniz gelin, hangi sosyoekonomik katmanda olursanız olun, hiç unutturmaz..
Gurbet geçmişinizi sıfırlar.
Başınızı sokacağınız bir ev ararken, yaşadığınız gurbetin sağlık sitemine girerken, eğitim/öğretim olanaklarından yararlanmak isterken, para kazanmaya çabalarken, her durum ve her konumda yabancısınızdır gurbette.
Kimlik belgeniz yabancı olmanızın, gurbetçi olmanızın belgesidir.
Sizi o 'ın siyasetine, yaşamın akışına ya hiç almazlar, ya da eksikli, noksanlık alırlar.
Gurbette var olduğunuzu, biri olduğunuzu adınız, geçmişinizi, inancınızı, aidiyetinizi kanıtlamanız önünüze konan tüm engelleri aşmanızla olanaklıdır.
Gurbette yabancı olmak, gurbetçi olmak boynunuza astığınız kimlik kartınızdır.
Yabancı, gurbetçi olmanın en acısı, en can yakanı, insanın içine işleyeni de nedir bilir misiniz? Çocuklarınızın gittiği okullarda ırkçılığın en gaddar olanıyla karşılaşmaları...
Dayanılmaz ona, dayanamazsınız.
İstemeden ya da artık yaşayamayacağınız kendi atayurdunuzdan, anayurdunuzdan çıkar çıkmaz giysisi, bir çıkaramayacağınız biçimde yapışır teninize.
Ne atayurdunuz farkındadır bunun, ne anayurdunuz...
Gurbeti anlatırken siz onlara; onların gözünde şımarıksınızdır, değer bilmezsinizdir.
Onlara kalsa; sizin yerinizde olmaya can atan milyonlar vardır ata ya da anayurdunuzda.
Artık siz hem ata, hem de anayurdunuzda da bir gurbetçi, bir yabancısınızdır.
Gurbet ya da acı vatan budur...
Gurbetçi ya da yabancı budur...
Tüm dünya gurbettir gurbetçiye...
Tüm dünya acıvatandır yabancıya.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…