Emperyalizm “insanların açlığına” karşı mücadele etmez. Çünkü onların aç kalması işine gelir.

Bu eleştirel perspektife göre, yoksulluk ve açlık, emperyalist sistemin rastgele bir sonucu değil, "kâr maksimizasyonu" ve "siyasi kontrol" için sürdürülmesine izin verilen yapısal bir bileşenidir.

"Beslenme yetersizliği çeken toplumların" insanları çok daha rahat "yönlendirilir".