Zeka, erdem, gurur, namus, akıl, din, milliyet, cesaret, korkaklık, kahramanlık, hainlik…
İnsanlık, kendi hikâyesini bu kelimelerin etrafında kurdu. Tarihini yazarken toprağı değil kavramları kazdı; nehri değil anlamı yönlendirdi; gökyüzüne bakarken yıldızlardan çok idealleri saydı. Çünkü insan için gerçeklik, yalnızca olan değil, anlamlandırılandır. İnsan, yaşadığını yetmez bulur; ona bir anlam, bir gerekçe, bir kutsallık eklemek ister. Bu yüzden tarih dediğimiz şey, olup bitenlerin değil, onlara giydirilen kavramların toplamıdır.




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…