Tarihte Müslümanlar ve Türkler birbirleriyle didişmeseydi, bugün dünyayı Müslümanlar ve Türkler adaletle yönetiyor olurlardı. Peki tarihten ders aldılar mı? Hayır almadılar. Hâlâ didişiyorlar.
Neden aynı hataları yapıp duruyorlar? Neden suçlu hep dış güçler oluyor?Kendi içlerinde birliği sağlayamayan gafiller suçlu arıyorlar. Buluyorlar da suçluyu. Tabii suçlu dış güçler. Yüzünü Batıya çevirenlere göre de suçlu kendi değerlerine sahip çıkan Müslümanlar. Bunlar, daha kendi ülkelerinde birliği sağlayamamışken, dünyada nasıl söz sahibi olacaklar! Olamazsınız; olamamışız zaten.İ’lâ-yı Kelimetullah adına kispet dövenler, tevhid ehlinden söz eder. “O ehil olan benim” derler. Cemaatlere ayrılırlar. Tarikatlara bölünürler. Kıble ehli olduklarını söylerler. Ama sadece beş vakit namazda aynı safta dururlar. Namaz biter, saflar dağılır. Her biri diğerinin ayağına basar.Peki ehil olan hanginiz?Hz. Ali mi yoksa Hz. Ayşe mi? Hz. Ali mi yoksa Muaviye mi? Yezid mi yoksa Hz. Hüseyin mi?Daha bu meselelerde bile ortak bir zemin bulunamamışken siz neyin birliğinden bahsediyorsunuz.





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…