Son günlerde Reha Muhtar’ın ölümü üzerinden yeniden aynı tartışma gündeme geldi: Bir insan öldüğünde, hayatı boyunca ne yapmış olursa olsun arkasından sadece güzel şeyler mi söylemek gerekir? "Ölülerinizi hayırla yâd ediniz" hadisi bunu mu emretmektedir?
Bu mesele duygularla değil, Kur’an ve sünnet ışığında ele alınmalıdır.Ölüm Günahları SilmezÖncelikle şu gerçeği hatırlamak gerekir: Bir insanın ölmesi, onun dünyadaki sözlerini, fikirlerini ve eylemlerini ortadan kaldırmaz.Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:"Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz." (Ankebût, 29/57)Başka bir ayette:"Kim zerre kadar hayır işlerse onu görür. Kim de zerre kadar kötülük işlerse onu görür."(Zilzâl, 99/7-8)Demek ki ölüm, hesap defterini kapatan değil; hesabın başlayacağı kapıyı açan bir hadisedir.Bu sebeple bir insanın ölmesi, onun bütün davranışlarının doğru kabul edilmesini gerektirmez."Ölülerinizi Hayırla Yâd Ediniz" Hadisinin Maksadı Nedir?Hadis kaynaklarında geçen:"Ölülerinizi hayırla anınız." (Ebû Dâvûd, Cenâiz)rivayeti, her ölü hakkında gerçekleri gizlemeyi emreden bir metin değildir.İslam âlimleri bu hadisi açıklarken, ölen kişinin şahsiyetini gereksiz yere hedef alan, ailesini inciten, dedikodu ve hakaret niteliği taşıyan konuşmaların yasaklandığını ifade etmişlerdir.Yoksa tarihte yaşamış zalimlerin, müşriklerin, münafıkların veya İslam'a savaş açmış kişilerin yaptıklarını anlatmak haram değildir.Eğer öyle olsaydı Kur’an'da:• Firavun anlatılmazdı.• Nemrut anlatılmazdı.• Ebu Leheb hakkında bir sure inmezdi.• Ebu Cehil'in tavırları zikredilmezdi.• Münafıkların özellikleri açıklanmazdı.Kur’an, ölmüş insanların yanlışlarını anlatarak sonraki nesillere ibret vermektedir.Kur’an Yanlışları Gizlemeyi Değil Açıklamayı EmrederKur’an şöyle buyurur:"Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun."(Mâide, 5/8)Adaletin gereği, iyiyi iyi; kötüyü kötü olarak söylemektir.Bir insanın hayatı boyunca dine, Kur’an'a, peygamberlere veya Müslümanlara hakaret ettiği biliniyorsa, ölümünden sonra onu "iyi bir insandı" diye tanıtmak hakikati gizlemek olur.Kur’an ise:"Hakkı batılla karıştırmayın ve bile bile gerçeği gizlemeyin." (Bakara, 2/42)buyurmaktadır.Peygamberimiz Herkes İçin Rahmet Dilemiş midir?Hayır.Kur’an, Peygamberimize bile bazı insanlar için istiğfar etmeyi yasaklamıştır."Cehennemlik oldukları belli olduktan sonra akraba bile olsalar müşrikler için bağışlanma dilemek ne Peygamber'e ne de müminlere yaraşır."(Tevbe, 9/113)Yine münafıklar hakkında:"Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme; onlar için yetmiş kere bağışlanma dilesen de Allah onları bağışlamayacaktır." (Tevbe, 9/80) buyurulmuştur.Bu ayetler bize önemli bir ilke öğretmektedir:Rahmet dilemek ile hakikati söylemek birbirinden farklı şeylerdir.