AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, kadın liderliğinin barış ve güvenlik gündeminde çifte standart olmaksızın ve tutarlılıkla uygulandığında vaadini yerine getireceğini belirtti. Her bölgedeki kadının aynı düzeyde ilgi, koruma ve fırsatı hak ettiğini söyledi.

Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı, "Barışın Eksik Parçası: Dayanıklılığa Liderlik Eden Kadınlar" paneli düzenledi. Panel, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve SETA işbirliğiyle NATO Public Forum 2026 kapsamındaki resmi yan etkinliklerden biriydi.

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan'ın ev sahipliğinde yapılan panelin moderatörlüğünü AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Dış İlişkiler Başkanı ve Konya Milletvekili Meryem Göka üstlendi. Panelde, NATO Genel Sekreteri'nin Kadın, Barış ve Güvenlik Özel Temsilcisi Irene Fellin, Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, Oxford Üniversitesinden Sarah Chapman ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın konuşmacı olarak yer aldı.

Konuşmacılar, kadın liderliği, uluslararası güvenlik, kadınların küresel güvenlik politikalarındaki rolü, barış ve dayanıklı toplumların inşası, kriz yönetimi, insani diplomasi, yapay zeka ve hibrit tehditlere karşı toplumsal dayanıklılık gibi konuları ele aldı.

Dayanıklılık Kriz Başladıktan Sonra İnşa Edilemez

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ercan, dayanıklı toplumların insanlar tarafından inşa edildiğini ve kadınların bu inşanın en güçlü mimarları arasında yer aldığını belirtti. Ercan, dayanıklılığın kriz başladıktan sonra inşa edilemeyeceğini vurgulayarak, siyaset akademileri, liderlik okulları ve inovasyon projeleriyle kadının liderliğine yatırım yaptıklarını söyledi. Güçlü toplumların güçlendirilmiş vatandaşlar tarafından inşa edildiğini ve güçlendirilmiş kadınların dayanıklı topluluklar için katalizör haline geldiğini kaydetti. Ercan, "Ulusal dayanıklılık, dayanıklı kadınlarla başlar, dayanıklı ailelerle büyür, dayanıklı topluluklarla pekişir, bir ulusun dayanıklılığına dönüşür ve dayanıklı uluslar, daha güçlü bir ittifak inşa eder." dedi.

Kadının siyasete katılımını toplumsal dayanıklılığın itici güçlerinden biri olarak gördüklerini ifade eden Ercan, kadına yatırım yapmanın eşitliği ilerletmekle kalmayıp, demokratik katılımı güçlendirdiğini, toplumsal güveni artırdığını ve daha dayanıklı uluslar inşa ettiğini belirtti.

Uçurumu Kapatmak İçin Üç Temel Değişim

Ercan, NATO'nun "Tüm Toplum Yaklaşımı"nı güçlendirirken, kadın liderliğinin artık güvenlik politikasının tamamlayıcı unsuru olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Kadın liderliğinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirten Ercan, "Hiçbir toplum, beşeri potansiyelinin yarısını görmezden gelerek tam anlamıyla dayanıklı olamaz. Dolayısıyla barışın eksik parçası, belki de henüz keşfetmeyi beklediğimiz bir şey değil, çok sık küçümsediğimiz bir şeydir, kadın liderliği." değerlendirmesini yaptı.

Üst düzey taahhütler ile sahadaki gerçekler arasındaki uçurumu kapatmak için üç temel değişime ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ercan, "seçici dayanışmadan tutarlı uygulamaya" geçilmesi gerektiğini belirtti. WPS gündeminin güvenilirliğinin, siyasi bağlamdan veya coğrafyadan bağımsız olarak her yerde aynı şekilde uygulanmasına bağlı olduğunu söyledi. Ercan, "Ukrayna'daki, Sudan'daki ve Gazze'deki kadınların tamamı koruma, katılım ve güvenlik konusunda aynı haklara sahiptir. Uluslararası toplum çifte standart uyguladığında, bu sadece gündemin kendisine değil, aynı zamanda bu krizleri bizzat yaşayan kadınların ve çocukların güvenine de zarar vermektedir." dedi.

Uluslararası taahhütleri yerel gerçeklerle birleştiren daha güçlü mekanizmalara ihtiyaç olduğunu belirten Ercan, üst düzey kararların ve eylem planlarının sahada kadınlar için somut bir desteğe dönüşmediği sürece yetersiz kalacağını ifade etti. Bu durumun yerel kadın örgütlerinin güçlendirilmesini, parlamenter denetimin artırılmasını ve kaynakların en çok ihtiyaç duyan topluluklara ulaşmasını gerektirdiğini belirtti.

Kadınların sadece çatışmanın kurbanları olarak değil, dayanıklılığın ve kalıcı barışın inşasındaki liderler olarak tanınması gerektiğini vurgulayan Tuğba Işık Ercan, artık kadınların "katılımından" çok "liderliğinden" bahsedilmesi gerektiğine inandığını söyledi.

Bir Kadını Güçlendirmek Bir Ulusu Tahkim Eder

Ercan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kadın, barış ve güvenlik gündemi ancak çifte standart olmaksızın ve tutarlılıkla uygulandığında vaadini yerine getirecektir. Her bölgedeki kadın, aynı düzeyde ilgiyi, korumayı ve fırsatı hak etmektedir. Parlamenterler ve politika yapıcılar olarak bizler, uluslararası taahhütlerin kağıt üzerinde kalmamasını; dünyanın neresinde olursa olsun kadınlar için gerçek bir korumaya ve liderlik fırsatına dönüşmesini sağlama sorumluluğu taşıyoruz."

Kalıcı dayanıklılığın insana yapılan uzun vadeli yatırımlarla kurulacağını dile getiren Ercan, "Bir kadını güçlendirdiğinizde sadece bir kişiyi değiştirmezsiniz, bir ulusu tahkim edersiniz." diye konuştu.

Ercan, NATO'nun gelecekteki sınamalara ilerlerken, kadın liderliğinin artık "eksik parça" olmaması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, uluslararası diplomasinin şekillenmesine katkı sunan bir merkez konumunda olduğunu belirtti.

Ercan: Kadın liderliği barışın eksik parçası
Ercan: Kadın liderliği barışın eksik parçası
Ercan: Kadın liderliği barışın eksik parçası
Ercan: Kadın liderliği barışın eksik parçası
Ercan: Kadın liderliği barışın eksik parçası