İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV), 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nu "Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler" ana temasıyla düzenliyor.

Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu sempozyum, 4-6 Ekim tarihlerinde İstanbul'da akademisyen, din alimi, araştırmacı ve fikir insanlarını bir araya getirecek.

İİKV Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce, vakıf merkezindeki basın toplantısında sempozyumun hazırlık süreci ve hedeflerine ilişkin bilgiler paylaştı.

Yüce, Bediüzzaman Said Nursi'nin Kur'an-ı Kerim'den aldığı hakikatleri bugünün insanına kendi diliyle ulaştırmak için Risale-i Nur eserlerini telif ettiğini belirtti. Bu eserlerin 60 dünya diline tercüme edildiğini kaydetti.

Yüce, sempozyumda insanlığın yaşadığı krizlere Risale-i Nur ile çözüm arayacaklarına işaret etti. "Açılışa dünyanın her tarafından, çeşitli coğrafyalardan, ülkelerden çok kıymetli katılımcılar, misafirler, akademisyenler, alimler, influencerlar, kanaat önderleri, medya mensupları, siyaset adamları katılacak. Bu hakikaten sadece Müslümanların meselesi değil, bütün beşeriyetin meselesi, bütün insanlığın problemi." dedi.

"Kur'an medeniyeti, haklıyı güçlü kılar" diyen Yüce, modern dünya anlayışındaki güç ve menfaat odaklı yaklaşımı eleştirdi. Yüce, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bugün kuvvetlinin haklı kabul edildiği bu zararlı medeniyet anlayışı, güçlü olanı haklı saymaktadır. Oysa Kur'an medeniyeti, haklıyı güçlü kılar. Menfaat yerine fazilet ve erdemi esas alır. Bugün insanlığı çatışmaya ve ızdıraba sürükleyen anlayış, gücü ve çıkarı merkeze koyarken, Bediüzzaman Hazretleri gerçek medeniyetin, çoğunluğa saadet ve mutluluk getiren Kur’an medeniyeti olduğunu ifade ediyor."

Said Yüce, insanlığın ve İslam aleminin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin inançsızlık ve imansızlık olduğuna dikkati çekti. Manevi tahribatın maddi yıkımlardan çok daha kalıcı sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Yüce, imanın insanın davranışlarını şekillendiren ve kötülüklerden alıkoyan önemli bir unsur olduğunu vurguladı. Toplumlarda yaşanan dolandırıcılık, sahtekarlık, taciz, güçlünün zayıfı ezmesi ve gelir adaletsizliği gibi sorunların çözümünde manevi değerlerin güçlendirilmesinin önemine değindi.

Yüce, insanın vicdanında ve kalbinde kötülüklerden alıkoyucu bir manevi denetim mekanizmasının bulunmasının bireysel ve toplumsal sorunların önlenmesine katkı sağlayacağını kaydetti.

"Bu sempozyumun hayata, insana dokunmasını istiyoruz" diyen Yüce, sempozyumun klasik bir akademik etkinlikten farklı olmasını hedeflediklerini belirtti. Yüce, "(Konuşulanlar) raporlarda kalmayacak. Bu sempozyumun hayata, insana dokunmasını istiyoruz." dedi.

Yüce, hazırlık sürecinde Müslüman lider ve akademisyenler arasında gösterilen birlik ve beraberlik iradesinden memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Sempozyumun hayırlara vesile olmasını temenni etti.

ABD Duke Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sempozyum İngilizce Tebliğler Koordinatörü Doç. Dr. Mustafa Tuna, toplantıda dünyada bilgi miktarının artmasına rağmen insanlık sorunlarının çözülemediğini belirtti.

Tuna, Bediüzzaman Said Nursi'nin mesajlarının dünyada ciddi karşılık bulduğunu aktardı. Said Nursi'nin düşünceleri üzerine Arapça olarak 200'e yakın yüksek lisans ve doktora tezi bulunduğunu, diğer dillerde de pek çok akademik çalışmanın mevcut olduğunu kaydetti.

"Son bir ayda 2,5 milyon kişi sitemizi ziyaret etti" diyen Sempozyum Düzenleme Kurulu Üyesi ve Genel Koordinatörü Doç. Dr. Ünal Akyüz, etkinliğin küresel boyutuna dikkati çekti. Akyüz, "Son bir ay içerisinde uluslararası ve ulusal anlamda teknik arkadaşlarımızın bildirdiğine göre sadece iki buçuk milyon kişi sitemizi ziyaret etmiş. Bu uluslararası bir sempozyum için çok muhteşem bir veri." dedi.

Akyüz, İslam dünyasının kendi sorunlarına kendi uzmanlarıyla çözüm üretme mekanizması geliştirdiğini belirtti. Sempozyuma gelen 700'e yakın başvurudan 400'den fazlasının İslam dünyasından olduğu bilgisini verdi.

Akyüz, Said Nursi'nin "müspet hareket" anlayışının toplumsal barış ve denge politikaları açısından rehber niteliğinde olduğunu işaret etti. Sempozyum çıktılarının karar vericilere ve ilgili kurumlara rapor olarak sunulacağını kaydetti.

Afro-Asya Üniversiteler Birliği Başkanı Prof. Dr. Eşref Abdürrafi, İİKV'nin uluslararası çapta birçok üniversite ve kuruluşla işbirliği yürüttüğünü anlattı. Vakfın Tunus'tan Mısır'a, Pakistan'dan Etiyopya'ya kadar geniş bir coğrafyada araştırma merkezleri kurulmasına ve bilimsel çalışmalara öncülük ettiğini belirtti.

Küresel krizlere karşı Kur'ani çözümlerin tartışılacağı 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, 4-7 Ekim tarihlerinde İstanbul'da akademisyenleri, İslam alimlerini, araştırmacıları ve düşünce insanlarını bir araya getirecek.

Sempozyumda savaşlar, adaletsizlikler, aile kurumunun sorunları, gençliğin anlam arayışı, dijitalleşme, çevre, iktisat ve maneviyat alanındaki krizler ele alınacak. Bu konular, Kur'an ve Sünnet rehberliğinde, Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur'da ortaya koyduğu esaslar çerçevesinde değerlendirilecek.

Sempozyum, 4 Ekim'de Atatürk Kültür Merkezi'ndeki açılışla başlayacak. 5-6 Ekim'de Pullman İstanbul Hotel & Convention Center'da yüz yüze akademik oturumlarla devam edecek.

Çevrim içi oturumlar 7 Ekim'de yapılacak. Sempozyuma 60 ülke ve 448 farklı kurumdan 668 bildiri özeti ulaştı. Bilimsel değerlendirme sonrası 262 tebliğ seçildi.

Tebliğler Türkçe, Arapça, İngilizce ve Rusça sunulacak. Program, 11 salonda eş zamanlı yürütülecek 58 yüz yüze ve 10 çevrim içi olmak üzere toplam 68 akademik oturumdan oluşuyor.

Güncel program ve dinleyici kayıtları "bediuzzamansymposium.org" adresinden yapılabiliyor.

13. Bediüzzaman Sempozyumu: Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler
13. Bediüzzaman Sempozyumu: Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler